Neden Gökkuşağı

Posted March 3rd, 2011 at 6:28 pm (UTC-5)
Leave a comment

Gökkuşağı çünkü Washington’un havasını bunca yıl soluduktan ve her türlü haberle dostluk kurduktan sonra yalnızca tek bir konu seçme ve tek bir konuya yoğunlaşma zorluğu yaşadım. Washington öyle enerjik bir başkent ki, hayat inanılmaz bir hızla akıp gidiyor, olaylara yetişmek zor. Yalnız siyasi açıdan değil, her konuda Washington çok kendine özgü bir metropol. Bir yandan Kennedy Sanat Merkezi’nde Madam Butterfly operasını zevkle izlerken, bir yandan ertesi gün yapacağı zor açıklamayı düşünen siyasetçiler, diğer yandan Beyaz Saray’ın tam karşısındaki La Fayette Park’ın vazgeçilmez evsiz protestocuları, bir başka köşede Latin Festivali’nden yükselen ezgiler, Ekim ayıysa Beyaz Saray’ın birkaç sokak ötesinde geleneksel Türk Festivali’nden yükselen döner kokuları,  haritalarda görünmese de Washington’a çok farklı bir görünüm kazandıran Potomac nehrinin yemyeşil kıyıları. Zaman zaman Türkiye’de her su kenarının vazgeçilmezi çay bahçelerini, temiz havada demli bir çay içip simit yemenin güzelliğini hatırlayıp için için  gülümsemek de dahil bu yeşilliğe. Potomac’da küçük bir gemi turunda Boğaz’ı hayal etmek de. İstedim ki hepsini paylaşayım sizlerle. Herkese merhaba! Gelin birlikte yaşayalım geniş yelpazesinde Washington’un gerçeklerini.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

March 2011
M T W T F S S
    Apr »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031