Cape May’de Washington Usulü Tatil!

Posted July 22nd, 2011 at 8:44 am (UTC-5)
8 comments

Washingtonlular yıl boyunca sık sık haftasonlarına birkaç gün ekleyerek kısa tatillere çıkmayı tercih ederler. Yazın uzun tatillere çıkmak sanırım daha çok göçmenlere özgü. Örneğin Türkler yıl boyunca izinlerini biriktirip yaz aylarında Türkiye’ye gidip ailelerini görmenin, güzel bir tatil yapmanın hayalini kurarlar. Oysa Amerikalılar’ın çoğu  Noel’de veya okulların sömestir tatillerinde ya da Paskalya Yortusu’nda seyahat etmeyi tercih eder. Amerika’nın birçok bölgesi geçtiğimiz kış  şiddetli hava koşullarının  etkisi altında kaldı. Ardı arkası kesilmeyen fırtınalar, sel felaketleri, hortumlar  yaza olan özlemi arttırdı, herkes tatile odaklandı. Washington’da yaz ayları aşırı sıcak geçiyor. Bugünlerde ABD başkenti adeta yanıyor! Bizim gibi çeşitli nedenlerle izne çıkamayanlar bir yandan Türkiye hayali kurarken bir yandan da birkaç günü biraraya getirip nereye gidebilirim diye düşünüyor. Amerika’nın deniz kıyısındaki ilk sayfiye yerinin kurulduğu New Jersey eyaletinin Cape May kasabası, kısa tatiller için ideal bir mekan.

Nüfusu 4 bin olan, yaz aylarındaysa ziyaretçi sayısı 50 bine çıkan Cape May, Delaware Körfezi’nin ağzına doğru uzanan ince bir yarımadanın tam ucunda. Bir zamanlar Delaware Nehri’nden Philadelphia’ya giden gemiler, körfezdeki akıntıları çok iyi bilen usta kılavuz kaptanları almak için Cape May’e uğrardı. Birçok kaptan da Cape May’i görüp çok beğendikten sonra buraya yerleşmiş.

Amerika’nın bu ilk sahil kasabası giderek güneyli zengin toprak sahipleri için de yaz aylarını geçirdikleri popüler bir yer haline geldi. Cape May’de güneyin tarzını yansıtan kolonlu malikaneler o dönemde inşa edildi. Cape May’de İngiliz Viktoria tarzı ihtişamlı evlere ve eski ve büyük otel binalarına da rastlamak mümkün.

Cape May dünyanın 19’uncu yüzyıl sonu mimarisini yansıtan en fazla yapıya sahip kenti. Cape May’de Viktoria tarzı evleri İngiltere’deki kent ve kasabalardakilerden daha fazla görmek mümkün.

Cape May evleri ayrıca rengarenk ahşap süslemeleriyle de ünlü. 19’uncu yüzyıl sonunda ‘dekorasyon dahil herşeyi dekore edin’ sözünden yola çıkarak çok sayıda ev bu tarz süslemelerle bezenmiş. Cape May’deki bu güzellikler kasırga gibi doğal afetlerden, yangınlardan ve ekonomik darboğazdan şans eseri zarar görmemiş şimdiye kadar. Cape May ayrıca Amerika’da ilk kez ‘tarihi mahal’ olarak koruma altına alınan ilk tatil kenti.

Sakin bir tatil istiyorsanız, uzun yürüyüşler, küçük güzel lokantalar, geniş bir kumsal, faytonlar, renkli, masalsı güzel binalar, kimsenin kimseyi rahatsız etmediği ve herkesin birbirine karşı çok kibar davrandığı bir ortam  ve Washington’a üç dört saat mesafede bir yer arıyorsanız, üstelik arabanızı da alarak seyahatin bir bölümünü feribotla yapmak hoşunuza gidecekse Cape May ideal derim.  (Fotoğraflar: Christina Polat)

 

 

8 responses to “Cape May’de Washington Usulü Tatil!”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    hülya abla gerçekten çok güzel bir sunum. açıklama ve bilgilendirmeler harika olmuş. anladıgım kadarı gözde bir yer. koruma altına alınması ise işin diger bir yönü. amerikanın renklerine şahit olmak beni mutlu kılmaktadır. rengarenk görüntülerin insanı büyülemesi ise sanırım normal bir algılama olarak kalıyor. valla amerikayı gezmeye ve yaşamaya karar verseniz sanırım bir ömür yetmez. dünya turumu amerika turumu hangisini tercih ediyorsunuz deseler benim tercihim amerikadan yana olur büyük bir ihtimalle. bu resimler beni maine den sogutur diye fazla bakmak istemedim. mehmet bey maine sunumunu hala vizyona sürmedi. hala bekliyorum. olsun beklerim. umarım yakında bunu görme imkanım olur.

    bana bu imkanı veren amerikanın sesi ve hülya ablasına çok teşekür ediyorum. kurumsal ve mesleki hayatınızda size başarılar diliyorum. saygı ve sevgilerimle.

    • hpolat says:

      Beğendiğinize sevindim. Ben geçen yıl gitmiştim, bu yıl daha tatil görünmüyor ufukta! Hoş bir yer. Evler gerçekten maket gibi, rengarenk ve tertemiz, yepyeni boyalı. İnsanın içini ferahlatıyor. Deniz tabii Türkiye’deki gibi değil. Yüzmek zor. Ama kumsal geniş ve güzel. Umarim günün birinde Amerika’yı görme imkanınız olur. Yorumlarınızı her zaman beklerim.

  2. Harun Gokcin says:

    Anlasilan bu (Mehmet Ilhan in) Blog stili cok tutulmus olmali ki, giderek tum blogculariniz o stili kullanir oldular…

    • hpolat says:

      Merhaba Harun Bey, hepimiz birbirinden çok farklı ve ilginç bulacağınızı umduğumuz konulara değiniyor ve yazılarımızı resim ve videolarla renklendiriyoruz. Bloglar arasında fazla bir benzerlik olduğunu düşünmüyorum. Siz hangi konularla ilgileniyorsunuz? Yazarsanız o konulara da belki değinmek mümkün olur. Görüşünüzü yazdığınız için teşekkürler.

  3. Okan Koc says:

    Muhtesem bir paylasim tebrik ederim.

  4. Yazı için teşekkürler. Çok faydalı bir paylaşım olmuş.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

July 2011
M T W T F S S
« Jun   Aug »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031