Zor Konular: ABD’ye Kırık Not

Posted August 18th, 2011 at 10:15 am (UTC-5)
4 comments

Bu da nereden çıktı diyeceksiniz belki ama önce Kongre’yle Beyaz Saray’ı gırtlak gırtlağa getiren, ardından da birçok Amerikalı’nın canını yakan, sonra da dalga dalga Avrupa’ya ve bütün dünyaya yayılan bu kadar önemli bir krize değinmeden geçmek olmaz diye düşündüm.  Üstelik ekonomist değilim, bu konuda yorum  yapmam doğru olmaz ama küresel ekonominin içinde krizlerle çevrili bir ortamda yaşayan bir birey olarak merak ettiğinizi düşündüğüm bir konuda cebimizi ve bütçemizi ilgilendirdiği için bazı bilgileri  sizinle paylaşmak istedim. Bütçe açığı, borç tavanı, Amerika’nın kredi notunun düşürülmesi, Federal Rezerv Dairesi (FED)  derken doğrusu benim kafamda birçok soru uyandı. Herhalde hepinizin aklına gelmiştir bu sorular: Amerika Merkez Bankası olan FED ne yapar? Durmadan ülkelerin ekonomilerine not veren kredi derecelendirme kuruluşlarının aslı astarı nedir? Son günlerde üzerinde çok yazıldı, çizildi. Kendi anladığım dilde size de anlatmak istedim.

Önce bakalım kısa adıyla FED, Amerika Merkez Bankası (Federal Reserve) ne yaparmış:
*FED Amerika’nın Merkez Bankası’dır. Görevi işsizliğin en aza indirilmesini, fiyatların istikrarlı olmasını ve uzun vadeli faiz oranlarının ılımlı bir düzeyde kalmasını teşvik etmektir. Başlıca üç görevi vardır FED’in:
–Etkin bir ödemeler sistemi uygulamak ve sürdürmek,
–Bankacılık hizmetlerini denetlemek ve kurallarını belirlemek,
–Para politikalarını yönetmek.
FED’in yönetim kurulu ABD Başkanı tarafından atanır, bu atamaların Senato tarafından onaylanması şarttır. FED Yönetim Kurulu,  bütün ülkede 12 ayrı bölgeye ayrılmış olan bankacılık faaliyetlerini denetler. Kurul, hükümeti temsil eder.  Bankalar ve şubeleriyse özel sektörün temsilcileridir. FED bankaların faiz oranlarını denetler, devlet  bonolarının alım satımını kontrol eder. Merkez Bankası’nın en önemli görevi para politikalarını yönetmektir.

Standard & Poor’s kredi derecelendirme kuruluşunun Amerika’nın kredi notunu düşürmesi, bu kurumu da manşetlere taşıdı. Peki nedir bu kredi derecelendirme kuruluşları ve nasıl çalışırlar? Adından da anlaşıldığı gibi bu kuruluşlar  borç alan ülkelerle şirketlerin güvenilirliklerini değerlendirip onları sınıflandırarak yatırımcılara yol gösterirler. Borçlarını zamanında ve tam olarak ödeyen ülkelerle şirketler kredi derecelendirme kuruluşlarından en yüksek notları alır. S&P’ye göre borçlarını aksatmadan tam olarak ödeyen bir ülkenin kredi notu AAA’dır.  Son kriz yüzünden S&P Amerika’nın kredi notunu AA+’ya düşürdü. Bu da yüksek bir not aslında ama biraz  kırılması bile önemli çünkü bu Amerika’nın başına 100 yıldır ilk kez geliyor. S&P’nin ciddi borç sorunu yaşayan ve ekonomik kriz geçiren Yunanistan’a verdiği not CC. Peki Türkiye’nin kredi notu? BB+.

S&P’den başka iki büyük kredi derecelendirme kuruluşu daha var,  Fitch ve Moody’s.  Onlar da Washington’u mali durumunu düzeltmesi için uyardılar ancak kredi notunu değiştirmediler.

Moody’s kredi derecelendirme kuruluşunun yıllık geliri 2 milyar dolar, şirketin 26 ülkedeki bürolarında tam 4,500 kişi çalışıyor.  Fitch’in 51 ülkede ofisi var ve küresel çalışıyor.   Standard & Poor’s ise 150 yıllık bir geçmişe sahip ve 23 ülkede temsilciliği bulunuyor.

Peki, kredi derecelendirme kuruluşları eleştiri oklarına hedef olmuyor mu? Elbette oluyor. Ülkelerin risk değerlendirmesini yanlış veya abartılı yaptıkları gerekçesiyle şiddetle eleştirildikleri sıkça görülüyor bu şirketlerin. Örneğin 2008 öncesi Amerika’da konut piyasasındaki krizle ilgili riski yanlış değerlendirdikleri ve Amerika’nın ciddi bir  mali  krize girmesine yolaçtıkları söyleniyor hepsi için. Bir de ülke bazında bakalım sıralamasına bu kuruluşların.

Standard & Poor’s, Fitch ve Moody’s tarafından en yüksek not verilen ülkeler:

Avusturya, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Singapur, İsveç, İsviçre, İngiltere

S&P tarafından en yüksek kredi notunun bir altında derecelendirilen ülkeler (AA+):

Belçika, Yeni Zelanda, Amerika

Bu kez biraz ekonomik takıldık ama fiyatlar,  işsizlik  ve iflaslar arttıkça  ve borç  yükü ülkelerin ve bireyelerin belini bükmeye devam ettikçe bu hepimizi etkileyen bir konu, bakalım küresel ekonomide ve tabii Türkiye ve ABD ekonomilerinde daha neler yaşayacak, neler göreceğiz.

Aşağıda Londra’da yayınlanan  İngiliz Guardian gazetesinin 100 ülkenin kredi derecelendirmesiyle ilgili link var. Bilgi almak için bakabilirsiniz:

http://www.guardian.co.uk/news/datablog/2010/apr/30/credit-ratings-country-fitch-moodys-standard

Standard & Poor’s web sitesinde de bilgi bulmanız mümkün:
http://www.standardandpoors.com/home/en/us

S&P’nin aşağıdaki site adresinde şirket yetkililerinin Amerika’nın notunu neden düşürdüklerine ilişkin açıklamaları yer alıyor:
http://www.understandingratings.com/

Moody’s  ile ilgili bilgiler için aşağıdaki internet sitesine bakabilirsiniz:
http://www.moodys.com/

Fitch konusunda bilgi edinmek için de aşağıdaki adres size yardımcı olabilir:
http://www.fitchratings.com/index_fitchratings.cfm

Guardian gazetesi tarafından hazırlanan üç büyük kredi derecelendirme kuruluşunun ülke değerlendirme tablosu  için bakabileceğiniz internet sitesinin adresi:

https://spreadsheets.google.com/ccc?key=0AonYZs4MzlZbdDdpVmxmVXpmUTJCcm0yYTV2UWpHOVE&hl=en#gid=3))

 

4 responses to “Zor Konular: ABD’ye Kırık Not”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    hülya abla gökkuşagı yine renkli bir konuya dalmış. böyle bir konu beklemiyordum. o zaman yazalım birşeyler.

    evet amerikaya kırık not. dost acı konuşur. derler bizim buralarda. fakat gerçekten notun kırılması gerekiyorsa üç derecelendirme kuruluşu tarafındanda kırılması AA+ çekilmesi gerekir.
    bu olmadıgına göre her düşünce sorgulamaya başlar. bende sorguluyorum. s&p nin yaptıgı tamamen siyasi ve çıkar mekanizmasına göre yapılmış. cumhuriyetçilerle newyork kumarbazlarının başkan barac obama ya süperr bir oyunu. her türlü bahene var. s&p de şerbet olmuş. ben cumhuriteçi başkan bush u desdekledigim gibi demokrat başkan obama yıda desdekliyen bir kişiyim. ve hepsinden önemlisi adil bir kişiyim.

    hülya abla fed hakkında bilgi edinmemi sagladınız size çok teşekür ediyorum. sagolun varolun
    Önce bakalım kısa adıyla FED, Amerika Merkez Bankası (Federal Reserve) ne yaparmış:
    *FED Amerika’nın Merkez Bankası’dır. Görevi işsizliğin en aza indirilmesini, fiyatların istikrarlı olmasını ve uzun vadeli faiz oranlarının ılımlı bir düzeyde kalmasını teşvik etmektir. Başlıca üç görevi vardır FED’in:
    –Etkin bir ödemeler sistemi uygulamak ve sürdürmek,
    –Bankacılık hizmetlerini denetlemek ve kurallarını belirlemek,
    –Para politikalarını yönetmek.

    hülya abla yapmak istediklerimin boyutu itibari ile trilyonlarca dolara ihtiyacım var. ama bunu geri ödeme garantisini verebilecek boyutada ulaşmış durumdayım. yukarıdaki fed in görevleri ve yaptıklarını göz önünde bulundurursak fed ile çalışmak çok uygun ve cazip görünüyor bana. bakalım düşüncelerime nasıl bir pozitif olanak olarak yansıyacak. fed cazip ve kural koyucu. newyork kumarbazlarının eline düşmekten iyidir. biraz moralim düzeldi gibi.

    ehh işte hülya abla hayalleri ve idealleri olan bir kişinin düşünceleri bunlarda. biraz deli dolu ama ufuktaki umudu hiçbir şekilde bırakmıyorum. bush a derdimizi anlatamadık gitti. bu gidişle obamaya derdimizi anlatamayacagız. ama sabit kalan bir şey var. her şey güvenli bir şekilde kayserililere kalmaya devam ediyor. bizim kaybettigimiz hiçbir şey yok. ve bu imkansıza yakın.
    ne yapalım o zaman derdine amerika düşsün. aşkımıza burun kıvırsın dursunlar bakalım…

    başkan obama ilk kez seçime girdiginde ne dedi. UMUT VE DEGİŞİM. bizim aşkımızda bunun üzerine kurulu umut ve degişim. beyaz saraya derdimizi istenilen dozda anlatmak gibi dirençli bir davranış biçimlerini sergilemeye devam edecegiz. yaşasın amerikan özgürlügü….

    bana bu imkanı veren amerikanın sesi ve hülya ablasına çok teşekür ediyorum. kurumsal ve mesleki hayatınızda size başarılar diliyorum. saygı ve sevgilerimle

    not: kazandıgım hediyeler hala bana ulaşmış degil hülya abla. vallahi gönderen sizsizniz…

    • hpolat says:

      Ekonomik konular hepimizi ilgilendiriyor. Ülkeler ekonomik açıdan birbirlerine bağlı ve bağımlı oldukları sürece de bu devam edecek. Ben de gözardı edemedim. İlginizi çektiğine sevindim. Arada demek ki böyle konulara da gireceğiz. Önümüzdeki günlerde yine sürprizli konular var. Bekleyin!

  2. Mehmet Gul says:

    Daha iyisi ne olabilir bilemiyorum, tesekkurler.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

August 2011
M T W T F S S
« Jul   Sep »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031