Op.Dr. Koçer’den Meme Sağlığı

Posted October 18th, 2011 at 11:55 am (UTC-5)
24 comments

Operatör Doktor Hamdi Koçer’in adına ilk kez Twitter’da rasladım, meme sağlığıyla ilgili uyarılarını okuyunca Amerika’da “Göğüs Kanseriyle Mücadele Ayı” olan Ekim’e ve 15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü’ne uygun düşeceğine inanarak kendisiyle konuştum. İstiyorum ki sizler de anlattıklarını dinleyin ve sağlığınızı bir an bile ihmal etmeyin. Mamografinizi geciktirmeyin, kontrollarınızı yaptırın.  Bu hastalık toplumun her kesiminden binlerce, onbinlerce, milyonlarca kadını ve çevresini etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Ben 2004 yılında mücadelemi verdim,  durmadan geciktirdiğim bir mamografi ve ultrasondan sonra çifte ameliyat, kemoterapi ve radyoterapinin ardından ve tabii ailemin ve arkadaşlarımın sevgisi ve yakın ilgisi sayesinde tünelden başarıyla çıktım.  Amerikalı doktorlar kanseri  karanlık bir tünelden geçmeye benzetiyorlar. Tüneli aşıp ışığa çıkınca tedavi başarılı oluyor. Ben bugün yaşadığım her yıla, aya, haftaya, güne, saate, dakikaya, saniyeye ve ana şükrediyorum. “İkinci Bahar” diyorum 2004 sonrasına. Ailemdeki kadınlardan, anneannem, annem, teyzelerim benim kadar şanslı değillerdi. Onların zamanında bu kadar iyi tedavi yöntemleri yoktu, hastalık fazla bilinmiyordu. Ama ben ve kardeşim kanseri yendik. Bu yenilebilir bir hastalık ama doktorların söylediği ve Operatör Doktor Hamdi Koçer’in de vurguladığı gibi, erken tanı çok önemli.  Bugün ünlü popçu Nilüfer’e de meme kanseri teşhisi konduğunu öğrendim. Geçmiş olsun diyorum. Türk sinemasının ünlü oyuncularından Filiz Akın’la aşağı yukarı aynı zamanlarda geçirdik hastalığı. Bakın o da iyileşti.  Ünlü ünsüz herkese uğrayabilir bu hastalık. Bu yüzden mamografi çektirin, kontrollarınızı asla ihmal etmeyin. Sevgili okurlar, bu konu sadece kadınlar için değil, erkekler, eşler, çocuklar, kızlar, teyzeler, yengeler, yeğenler, bütün aileler, dostlar, komşular, herkes için önemli. Ayrıca biliyorsunuz meme kanseri düşük oranda da olsa erkeklerde de görülebiliyor. Neolife Tıp ve Onkoloji Merkezi’nde çalışmalarına devam eden Operatör Doktor Hamdi Koçer’e bu konuya verdiği önem ve bizimle paylaştığı bilgiler için sonsuz teşekkürler.

Türkiye’de Meme Kanseri Her Sekiz Kadından Birini Tehdit Ediyor

Meme kanseri bütün diğer kanserler gibi tek bir hücreden başlıyor ve hücrenin yapısının bozulması ve çoğalmasıyla ilerliyor. Meme kanseri diğer birçok kanser türüne göre çok daha yavaş ilerlediği bilinen bir kanser. Kanserli hücrenin büyümesi ve bir kitle oluşumu için 7-10 yıl geçmesi gerekebiliyor. Operatör Dr. Hamdi Koçer, meme kanseri için en büyük riskin kadın olmak olduğunu söylüyor ve diğer risk faktörünün ise yaş olduğunu ekliyor. Teşhis konulan kadınların yüzde 70’i 50 yaş ve üstünde. Diğer risk faktörleri, hormon kullanımı, alkol ve sigara tüketimi, aşırı kilo ve hareketsiz bir hayat tarzı. Türkiye’de her sekiz kadından birini tehdit eden meme kanseri, Amerika’da her yedi kadından biri için risk oluşturuyor.

Meme Kanserinden Kurtulmada Hastalığın Evresi Önemli


Kurtulma Oranı:
Evre 1: % 95-96
Evre 2: % 85
Evre 3-4: Düşük
Tümör büyüklüğü, koltukaltı lenf bezlerinin durumu, tedavi yöntemleri de hastanın hayatta kalmasında son derece önemli faktörler.

Tedavide Önemli Yardımcı Etkenler


1-Kadınların donanımlarını arttırması: Meme kanseriyle ve tedavi yöntemleriyle ve tedavi sonrası dönemle ilgili araştırma yapmak, bol bol okumak, uzmanlara ve başından kanser geçmiş kişilerle konuşmak, bilgi düzeyini arttırmak. Operatör Doktor Hamdi Koçer, Türkiye’de son yıllarda meme kanseriyle ilgili farkındalığın büyük ölçüde arttığını, kadınların bu konuda çok bilinçlendiğini ve meme kanseriyle mücadele için birçok etkinlik ve tarama düzenlendiğini söylüyor ve bunun çok olumlu bir gelişme olduğunu vurguluyor.

2-Yeni hobiler edinmek: Ölüm korkusu travmasının getirdiği etkileri hafifletmek ve kendilerini oyalamak için yeni uğraşılar bulmak. Bir avukatın, sesinin güzel olduğunu farkedip, mesleğini bırakarak müzikle uğraşmaya başlaması örneğinde olduğu gibi. Op. Dr. Koçer, kendi hastaları arasında da bu tür örneklerin çok olduğunu söylüyor.

3-Toplumdan kopmamak: Yardım faaliyetlerine katılmak, başkalarının sorunlarına çözüm bulmak insanı çok oyalayabileceği ve tatmin duygusu vereceği için kanser hastalarının iyileşmesinde yardımcı olabilir.

4-Ailelerin desteği: Tedavi ve iyileşme sürecinde ailelerin, eşlerin, çocukların vereceği destek son derece önemli. Hastayı hayata bağlayabilir, iyileşmek için daha çok çaba göstermesini sağlayabilir. Çevrenin ilgisi ve sevgisi iyileşmede çok etkili olabilir. Morali yüksek tutmak şart.

Operatör Doktor Hamdi Koçer Kimdir?

1962 yılında İstanbul’da doğdu. Ortaokul ve Liseyi Kadıköy Maarif Koleji ya da yeni adıyla İstanbul Anadolu Lisesi’nde bitirdi. İstanbul Tıp Fakültesi’nde okudu. 10 sene Genel Cerrahi Uzmanı olarak çalıştı.

İhtisas sonrası, Haydarpaşa Numune Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nin kuruluş süreci ve yapılan ilk nakil ameliyatlarında çalıştı. Ardından Kartal’daki Lütfü Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geçti. Burada bulunduğu süre içinde, önce 2 ay Paris Paul Brousse Hastanesinde Karaciğer ve Safra Yolları Cerrahisi Kliniği’nde, ardından da yaklaşık bir yıl Nürnberg Erlangen Frederich Alexander Üniversitesi’nde genel cerrahi kliniğinde çalıştı.

Sağlık Bakanlığı’ndaki görevinden 1998 senesinde istifa etti ve İstanbul Cerrahi Hastanesi’ne geçti. İstanbul Cerrahi Hastanesi’nde 10 sene genel cerrahi uzmanı olarak çalıştı. 2007 yılında Jinemed Hastanesi’ne geçti ve 2 yıl burada çalıştıktan sonra Fulya Aşçıoğlu’nda kendi ofisini açtı.

Tıbbi çalışmalarını Türkiye dışında, Azerbaycan Bakü’de de sürdürmektedir. Halen düzenli olarak ayda 2 kere Bakü’de özellikle meme hastalarını görmekte ve ameliyatlarını İstanbul’da yapmaktadır.

Üyesi olduğu meslek kuruluşları arasında, Türk Cerrahi Derneği, Fıtık Derneği, Avrupa Fıtık Derneği, Amerikan Meme Cerrahları Derneği vardır.

20 yıldır amatör olarak fotoğrafçılıkla uğraşıyor. Çoğunlukla içinde insan resimleri olan fotoğraflar çekiyor. Off Road ve Doğa Sporları hobileri arasında.

Evli olan Dr. Hamdi Koçer’in bir kızı vardır. Eşi Zehra Koçer, kadın hastalıkları ve doğum uzmanıdır.

Operatör Doktor Hamdi Koçer ve meme sağlığı konusunda daha fazla bilgiyi aşağıdaki linklerde bulabilirsiniz:

www.hamdikocer.com

www.memesagligi.com

www.memesaglik.com

www.neolife.com.tr

www.neolife.com.tr/tr/n-90102-137/meme_kanseri_kadini_hedef_aliyor.html

Operatör Doktor Hamdi Koçer  ile söyleşiyi aşağıdaki medya oynatıcıdan dinleyebilirsiniz.

24 responses to “Op.Dr. Koçer’den Meme Sağlığı”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    hülya abla herkes ama herkes daldaki son yaprak gibi hayata sımsıkı baglanmalı. insanın hayat ile olan mücadelesi ve savaşı son nefesine kadar olmalı diyorum. blogun bu konusunun bayanlara ve az da olsa erkeklere bir rehber ve klavuz olması en büyük dilegimdir.

    kendinize iyi bakın. benimde saglıkla ilgili bir ikinci baharım var. ölümden döndüm. kulaklarımdaki sorunlardan dolayı. ikisini de almanyada ameliyat yaptırdım. ikisinde de yapay zar takılı. biraz az duyuyorum ama idare ediyorum. eger sol kulagımdaki bakteri temizlenmemiş olsaydı ve bu kemik erimesi ile beyne ulaştıgında hayata veda edecektim. 16- 17 yıl oldu. herhangi bir sorunum yok iyiyim şimdi.bu da benim ikinci baharım. ameliyatlardan dolayı hikaye çok uzun ama mücadele ederek ikisini de yaptırdım. yani başardım. bu ameliyatlar türkiyede yapılsaydı çok rezalet ve iyi olmayan sonuçlara maruz kalacaktım.
    saygı ve sevgilerimle.

    • hpolat says:

      Size de çok çok geçmiş olsun. Biz hayatın kıymetini bilen kişiler olduğumuz için bilmeyenlerden çok daha şanslıyız. Ufkumuz daha geniş, hayatı algılayışımız daha engin. Gözlerimizin önündeki güzelliklerin daha çok farkındayız. Kendinize iyi bakın. Sevgiyle.

  2. Hamdi Koçer says:

    Hastalarım arasında önemli olduğunu düşündüğüm bir gözlemim var: Başından ciddi bir sağlık sorunu geçen KADINLAR, dünyayı daha farklı bir gözle algılamaya başlıyorlar. Sanki içlerinde o güne kadar potansiyel kalmış ve dışa vurmamış özellikleri açılmaya gelişmeye başlıyor. Bu hastanın entellektüel düzeyine göre değişse de hep olumluya doğru oluyor. Hayatı daha iyi okuma-algılama ve farklı şeyler yapma biçiminde açıklayabilirim.

    Üst düzey yönetici iken, işi bırakan, emekli olan ama eve kapanmayıp, bir musiki cemiyetine katılan, hobilerini ilerletip profesyonel seviyeye çeken, bu şekilde kendisine yeni dünyalar yeni yaşam sayfaları açan hastalar tanıdım.

    Akşam araba ile eve dönerken, arasıra trafik kazalarına rastlıyorum. bazısı maalesef ölümlü oluyor. Dün yine 8 kişi TEM yolunda ki bir kazada can verdi. Bu durumları da görünce okuyunca insan ister istemez şu soruyu soruyor: hangisi daha şanslı ? Yaşamının en güzel noktasında ciddi bir travma ile gönül gözü açılan ve yaşamının değerini farkına vararak yaşayan insan mı; yoksa yaşam boyu gözünü açamadan, belki de sıradan bir kaza travması ile ebedi gözünü yuman mı ?

    Selam ve sevgilerimle

    Dr Hamdi Koçer

    • hpolat says:

      Hamdi Bey, gözleminiz çok doğru. Ölümün eşiğinden dönmek insanın hayata bakışını çok değiştiriyor. Görüşlerinizi yazmanız çok büyük incelik. Bir uzman olarak sizin bu konulardaki gözlemleriniz çok önemli ve hiç kuşkum yok, birçok kadina yol gösterecek. Sonsuz teşekkürler.

  3. Cigdem Beşkardeş says:

    Sevgili Hülya Hanım,Sizinle telfda konuşmuştuk.Memekander-Meme Kanseri ile Savaşım Dernegini 2005 de yeni kurdugumuzda canlı yayın yapılmıştı.Bende 2000 yılından buyana tunelin karanlıgından cıkmış tedavilerini bitirmiş ,seramik hobisi ve stk larda calışmamın mutluklarıyla güzellikleri görmeye ve sunmaya calışmaktayım.Şükürler olsun.Memekander halen kalıcı mekanı olmasada yerel yönetim ve diger stk destekleri ile kadınlarımıza memekanseri konusunda egitim vererek broşürlerimizle kendi kendine meme kontrolunü canlı tutmaya calışıyoruz.Şükret-Üret-Paylaş diyorum kendince.Size, degerli hocam’a ve nice degerli hocalarımıza gönülden teşekkürler.sevgiyle saglıkla kalın.

    • hpolat says:

      Merhaba Çiğdem Hanım, sizinle tekrar karşılaştığımız için çok mutlu oldum. Doğru, ropörtaj yapmıştık sizinle. Size de büyük geçmiş olsun. Tüneli geçen bizler için hayatın çok daha yaşanmaya değer olduğuna inanıyorum. Gerçekten küçük tatsızlıklara, hatta büyük sorunlara bile “sağlıklı olunca nasılsa çare bulunur” mantığıyla baktığımız için hayatımız kararmıyor. Meme Kanseri’yle Savaşım Derneği ve çalışmalarıyla ilgili yeni bir roportaja ne dersiniz? Bu konuda yardımcı olursanız sevinirim. Buradan hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Kendinize iyi bakın. Sevgiyle.

  4. Cigdem Beşkardeş says:

    Sevgili Hülya Hnm,Öncelikle cevabınıza teşekkür ederim.Memekander icin tekrar calışmalarımızı dile getirmek cok iyi olur.Şuan Başkanımız Doc.Dr Şenay Kaymakcı (Emekli -Ege ünv.Yüksek Hemşirelik-Cerrahi ABD).Yorucu görevimi devrettim ama destek ve koşmaga devam tabii.Bir hayalim dogdu sizin VAO /saglık ta okudugum;Coloroda Ünv Tıp Fak.nin uyguladıgı bazı ülkelerde de uygulanan (MİNİ TIP FAKÜLTESİ- ücretsiz halka acık 2 aylık kurslar ) uygulamasını MEMEKANDER Olarak hayata gecirmek icin calışmak….Konuyu Aralık ayı aylık toplantısında dile getirdim.O yazıda denildigi gibi hepimiz hasta olabilir ve ölümle yüzleşebiliriz. İşte bu noktada calışmak adına; adı gecen hastane ile dogru iletişim kaynagına ulaşmamıza desteginize ihtiyacım var.Ben teknolojiyi kullanma adına cok bilgi sahibi degilim. İnşallah hayalim gercek olur…yeni yılda biraz bu konuda yol aldıktan sonra programı gercekleştirmek iyi olur,göründeyim.Sevgi ve Saygılarımla.Cigdem Beşkardeş

    • hpolat says:

      Merhaba Çiğdem Hanım, Şenay Hanım’la bir söyleşi yapmak isteriz. İletişim bilgilerini yazarsanız kendisini ararım. Colorado Üniversitesi’nin iletişim bilgileri şöyle: University of Colorado Denver, 1250 14th Street, Denver, CO
      (303) 556-5600 http://www.ucdenver.edu
      Kendinize iyi bakın. Cok sevgiler.

  5. Cigdem Beşkardeş says:

    Sevgili Hülya hm cevabım gecikti verdiginiz destek icin teşekkürler.Mesajınızı Memekander Bşk.Doc Dr Şenay Kaymakcıya ilettim.Telf 0542 7268552 Bilgilerinize.Ayrıca Ege Ünv.Prof Dr Hayfer Haydaroglu ‘da 28.12.2011 de Ankara’da Meme Kanseri kök hücresi hk.sunumu olacak.Arzu ederseniz onunda telf verebilirim. Sevgiler.Hollanda’dan soroptimist bir kardeşim bana bir şemsiye getirdi.Pembe kurdeleler le kaplı şemsiyemi (Kanser araştırmasına bagış yapmış benim icin) bugün Hastane’de kullandım.Sanırım bir tek bende var diye düşündüm.Pek hoşlandım İyiyim Sizde kendinize iyi bakın..Sevgiler Cigdem Beşkardeş

    • hpolat says:

      Çiğdem Hanımcığım, tabii Sayın Haydaroğlu ile de konuşmak isterim. Telefonunu verebilirseniz sevinirim. Yardımlarınız için çok teşekkürler. Şemsiyenizi güle güle kullanın. Adresinizi yazarsanız, size Washington’dan küçük bir armağan yollamak isterim. Kendinize çok iyi bakın. Sevgiyle.

  6. Much Thanks!…

    Thanks for taking the time to provide us all with the info!…

  7. I really like your writing style, good information, thank you for putting up :D.

  8. Nice Focus….

    I really like the direction you’ve decided to take this blog….

  9. biber hapı says:

    sitenizi takip etmekteyim.verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.allah razı olsun.

  10. This is a topic that’s close to my heart… Take care! Where are your contact details though?

  11. ahmet altan says:

    bence bu tip sitelerdeki yorumlar kanser hastaları için çok yararlı oluyor. örneğin bu konuda da yayın yapan http://www.doktorsensin.com ‘da bu gibi bir forum olsa çok daha iyi olurdu.

    • hpolat says:

      Bu konuya zaman zaman yer vermeye özen gösteriyorum. Kanseri atlatmış biri olarak konu benim için çok önemli. Bence ne kadar çok konuşulsa o kadar iyi olur. Haklısınız. Yazdığınız için çok teşekkürler. İyi günler.

  12. ahmet altan says:

    yorumlarımız admin onayından mı geçiyor.?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

October 2011
M T W T F S S
« Sep   Nov »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31