2011’de Kaybeden Kongre!

Posted December 28th, 2011 at 1:11 pm (UTC-5)
2 comments

Bir yılı daha geride bırakmaya hazırlandığımız bugünlerde her zaman bu dönemde olduğu gibi geleneksel yılsonu değerlendirmeleri yapıyor, 2012’yle ilgili tahminler yürütüyoruz. Araştırma kuruluşları da çoktan değerlendirmelerini tamamladı. Ben çok önceden kararımı vermiştim. Maç bitti, 2011’de halk Kongre’ye karşı 1-0 önde demeyi düşünüyordum. Uzlaşmaz tutumuyla Kongre bu yıl sınıfta kaldı, bütçe görüşmeleri boyunca halkı ve çalışan kesimi canından bezdirdi. Halk da Wall Street’i İşgal Hareketi’yle sokaklara dökülüp dikkatleri gelir dağılımındaki adaletsizliğe çekerek 2011’e damgasını vurdu. PEW beni haklı çıkardı.

Washington’daki PEW Araştırma Merkezi’ne göre, 2012’deki Başkanlık seçiminde, Kongre’deki Cumhuriyetçiler kan kaybedecek, bütçe konusunda yaşanan tatsızlıkların bedelini Cumhuriyetçi Kongre üyeleri seçimi kaybederek ödeyecek.


 

Rakamlara Bakalım:

*2011’de Kongre’yi başarısız bulanların oranı %50

(Bugüne kadarki en yüksek oran. Her üç seçmenden ikisi, 2012 seçimlerinde şu an Kongre’de olan senatör ve milletvekillerine oy verilmemesini, yeni isimlerin desteklenmesini istiyor. 2010 yılında da benzer bir durum yaşanmış ve 1948’den buyana ilk kez, Kongre üyelerinden 58’i yeniden seçilmeyi başaramamıştı.)
*2011’de Kongre’deki geçimsizlikten Cumhuriyetçi Partili üyeleri sorumlu tutanların oranı %40
*Demokratlar’ı sorumlu tutanların oranıysa %23
*İki partiyi de suçlayanların oranı %32
*Kongre’deki en uzlaşmaz üyeler Cumhuriyetçiler diyenlerin oranı %53
*Demokratlar daha uzlaşmaz diyenlerin oranı %33
*Seçmenlere göre sorun siyasi sistem değil, Kongre diyenlerin oranı %55
*Siyasi sistem bozuk, Kongre iyi çalışıyor diyenlerin oranı %32
*Demokratlar’ın Kongre performansı iyi diyenlerin oranı %31
*Cumhuriyetçiler’in Kongre performansı iyi diyenlerin oranı %21


İşgal Hareketi’ne Genel Destek
PEW Araştırma Kurumu’nun seçmenlerden topladığı görüşler, genelde İşgal Hareketi’ni destek bulunduğunu ancak uygulanan taktiklere tepki olduğunu gösteriyor.
*Wall Street’i İşgal Hareketi’ni desetekleyenlerin oranı %44
*Protestolarda dile getirilen kaygılara katılım %48
*Protesto şekline onay %29
Özetle, harekete karşı olanların oranı %35, karşı görüşte olanların oranı %30, taktikleri onaylamayanların oranı %49.
İşgal Hareketi demişken, Amerikalılar’a göre 2011’in en büyük sorunu (2012’de de devam edeceğini düşündükleri sorun) ekonomik durum. Halkın %53’üne göre ekonomik kriz devam ediyor. İkinci sorun, partizanlık, Kongre’deki uzlaşmadan uzak ortam ve Obama yönetiminin politikaları, lider sıkıntısı. Üçüncü büyük sorunsa uluslararası konular.

Peki seçmenler bu sorunları hangi partinin daha iyi çözebileceğine inanıyor dersiniz?
*%38 Demokrat Parti
*%32 Cumhuriyetçi Parti
*%20 Hiçbir parti

Bence ortaya oldukça karanlık bir tablo çıkıyor. Amerikalılar’ın ekonomi yüzünden yeni yıla şen şakrak girmeyeceği kesin. Bakalım 2012 neler getirecek, bu karamsarlık seçmenlerin tercihini ne ölçüde etkileyecek?
Yine de her yeni yıl umutlandırmaz mı bizi? Kaygıları, korkuları geride bırakıp mutlu bir yıla sağlıkla, sevgiyle girmek istemez miyiz? Gelin yine öyle yapalım ve hep birlikte herkese MUTLU YILLAR dileyelim.
2012’de herşey çok güzel olsun hepimiz için. “Umut Fakirin Ekmeğidir” demiş atalarımız. İşgal eylemcileri ve bugün dünyada ekonomik ve ekonomik olmayan krizler yaşayan herkese umudun ve sevginin hiç eksilmeyeceği güzel bir 2012 diliyorum. Para nasılsa bulunur ama umut çarşıda satılmaz!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Eski ve yeni şarkılardan bir müzik şöleni hazırladım sizin için. Umarım beğenirsiniz.

2 responses to “2011’de Kaybeden Kongre!”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    hülya abla aslında haklısınız manşetiniz dogru. 2011 de kongre kaybetti. ve büyük olasılıkla kongre üyelerinin çogu tekrar seçilemeyecek. amerikan halkı yeni isimleri kongreye taşayıcaktır. ve amerikan tarihinde bir degişim rekoru kırılabiliir diyorum.

    sorun degişimin hangi parti üyeleri ve hangi partinin adayının başkan olacagı. ben henüz erken buluyorum bu konuyu. öncelikle cumhuriyetçilerin adayının ortaya çıkması gerekir. ve obamanın rakibi ortaya çıktıgında asıl kasırga başlayacak.

    ben bu noktada sayın başkan obamanın hesabının zayıf olacagı kanısındayım. başkan obama 2008 de umut ve degişim ve başarabiliriz sloganını kullandı. ve iktitdarın yetersiz kaldıgını idda ederek başkan seçilebildi. ve şimdi kendisi başkan ve iktidar. sayın başkan obamanın yaptıgının aynısını şimdi karşısındaki cumhuriyetçi rakibi yapacak. ve cumhuriyetçi rakibinin işsizligi ve krizi alehine kullanmasının zaten normal olacagı beklentisi var.

    sayın başkan obama nın buna ivedilikle çözüm bulması gerekecek eger amerikan halkına elde tutulur bir şey sunamazsa başkanlık seçimi sonucunu işsizler gençler ve çalışanlar büyük oranda ekonomik durumuna göre karar verecek büyük ihtimalle. buda sayın başkan obamanın otomotik alehine yansıyacak. işin bir yanı tarafıda var. işsizler geneçler ve çalışanların çevrelerinin bu tabloya göre oy verecek olaması ihtimali. küçük ve büyük tablo biraz siyah ve bayaz gibi dururyor. yani hiçte içaçıcı degil başkan obama için.

    aslında bu seçimlere yapılan araseçimleri ile bakmak istiyorum. araseçimlerin bu seçimleri teyit ettigi varsımı bana biraz yakın durmaktadır. sonuçta oy verenlerin bu tabloya yine onay verebilecekleri ihtimali var. fakat bu gidişata birileri mudahale etmezsse. birkaç ihtimalin dışında fazla seçenegin olmayacagı varsıyımı hakim. başkanlık seçimi iki bilinmeyenli bir denklemin sonucu olacak. şanslı olan kazanacak. arada fazla bir fark olmadan. ya sayın başkan obama devam edecek yada cumhuriyetçiler kazanacak.

    hülya abla bu seçim de bir kişi dünyanın patronu olacak. fakat bu benim ve bizim için daha önemli. en zaından başkan obama nın huyunu suyunu biliyoruz. gelecek başkanın hiçbir şeyini bilmiyoruz. tanımak ve karşılıklı birbirimizi anlamamız çok zaman alır. yine normal düzeye belki ulaşılır. bende kendi hesaplarımızı analiz ediyorum. nasıl ve hangi oranda tercih edilene saglam kartlar verebiliriz diye. biz hiçkimseyi küçümsemiyoruz ve büyüksemiyoruz. başkalarınında bizi küçümsemesi ve büyüklenmesinin hiçbir gelişmeye etken olamayacagını belirtmek isterim. bence temmuzu herkesin görmesi çok mantıklı. gelişmelerin tabloyu aşagı yukarı ortaya çıkarmasını beklemek en mantıklı olan diyorum. kendi hesaplarımız içinde.

    bu konuya bu kadar hülya abla. daha çok var seçime gelişmelere göre daha çok şey olur
    hem bu seçimin gidişatını tercih edilen adaya yönelik olumlu olabilmesinin çeşitliliginin üretilmelerini bekleyelim. daha çok şey olur. temmuz dan sonra saflar yavaş yavaş ortaya çıkar.

    saygı ve sevgilerimle

    not: insanların birbirine yardım etmesinin temel nedeni maddi ve manevi çıkarların okşanmasından başka bir şey degildir. akıllı insanların birbirine yardım ederek elde etikleri ayakta alkışlanacak bir pozisyonu üretmektedir.

    • hpolat says:

      Evet, seçime daha aylar var. Tarih yaklaştıkça tablo daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Görüşlerinizi yazmaya devam edin. Mutlu Yıllar!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

December 2011
M T W T F S S
« Nov   Jan »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031