DC Artık “Cinayet Başkenti” Değil

Posted January 3rd, 2012 at 2:29 pm (UTC-5)
10 comments

ABD başkenti Washington (DC-District of Columbia) 2012’ye umutla girdi. Son 20 yıldır “Cinayet Başkenti” olarak tanımlanan Washington, 2011’i, cinayet oranı düşerek noktaladı. Bu, Washington’da yaşayan ve çalışan biz dahil herkes için çok iyi haber. Öyle ya, sokaklarda daha az korkarak dolaşabileceğiz! 20 yıl önce yılda 479 olan cinayet oranı 2011’de 108’e düştü. 2010’da bu sayı 132 idi. DC Emniyet Müdürlüğü’nün açıkladığı rakamlara göre, 1963 yılından buyana ilk kez böylesine bir gerileme oldu cinayet sayısında. DC’nin Emniyet Müdürü, başkentin en üst düzey ilk kadın polisi. Cathy Lanier’e göre, cinayetlerin azalmasının nedeni, suç işleyenlerin sıkı takibi ve potansiyel katillerin cinayet işlemeden yakalanması. Belki de kadının fendi katilleri yendi! DC Polisi son yıllarda Washington’daki çetelere karşı da ciddi bir mücadele yürüttü ve delil toplama ve cinayetleri çözmede daha modern teknoloji kullanarak hızlı ilerleme sağladı. Associated Press Ajansı’na açıklama yapan Lanier’in hedefi, 2012’de ABD başkentinde cinayet sayısını 100’ün altına çekmek.


Washington Belediye Başkanı Vincent Gray de polisin başarısını kutladı ve özellikle DC’nin çetelerin kontrolundaki semtlerinde aldığı önlemlerin çok etkili olduğunu söyledi. DC’de bütçe sıkıntıları yüzünden azaltılan polis sayısının arttırılacağı konusunda söz veren Gray, özellikle yoksul ve olaylı mahallelerde daha çok devriyeye ihtiyaç olduğunu vurguladı. Vincent Gray, “Artık Washington halkı kendisini daha güven içinde hissediyor” dedi. DC Polis sendikası Başkanı Kris Baumann cinayet sayısının azalmasından mutlu olduğunu söylerken bazı suçlarda artış olmasının ciddi kaygı yarattığına dikkati çekti. 2011’de başkentte taciz, ırza geçme ve hırsızlık olaylarında yüzde 2 oranında artış kaydedildi. Yeni yılın ilk gününde de bazı elektronik mağazaları yağmalandı, tutuklamalar oldu.

Yalnızca Washington’da değil, diğer Amerikan kentlerinde de cinayet oranlarında düşüş kaydedildi 2011’de. Örneğin New York’ta cinayet oranı son 20 yıldır düşüyor. 2011’de New York’ta cinayet oranında yüzde 4 oranında düşüş kaydedildi. 2010 yılında 523 olan cinayet sayısı, 2011’de 499’a geriledi. Washington’a komşu Maryland eyaletinin Baltimore kentinde de son 20 yılın en düşük cinayet oranı açıklandı, 2011’de 200 cinayet işlendiği bildirildi. Baltimore aynı zamanda Amerika’nın en tehlikeli 10 büyük kenti arasında sekizinci sırada. Baltimore’un nüfusu yaklaşık 650 bin. Suç oranındaki artış, yüzde 14.6 civarında. 2010’da 223 cinayet işlendi. Ortalama gelir 38 bin 772. (Bu rakam, ulusal ortalamanın yüzde yaklaşık 23 altında) Baltimore’da işsizlik oranı yüzde 7.4 dolayında. Suç oranının en yüksek olduğu Michigan eyaletinin Detroit kentinde nüfus 899 bin. Suç oranındaki artış yüzde 18.9 civarında. 2010’da cinayet sayısı 310. Ortalama gelir 26 bin 098 dolar. (ulusal ortalamanın yüzde 48 altında). İşsizlik oranı yüzde 12.7’den biraz fazla. Michigan’ın Flint kenti de suç oranının arttığı kentlerin başında geliyor. Flint’te yoksulluk oranı yüzde 36.2’ye yakın. Bütün bu kentlerde ortak nokta, gelir düzeyinin düşük, işsizlik oranının yüksek olması.

İşte Amerika’nın en tehlikeli kentleri:
1. St. Louis, Missouri
2. Atlanta, Georgia
3. Birmingham, Alabama
4. Orlando, Florida
5. Detroit, Michigan
6. Memphis, Tennessee
7. Miami, Florida
8. Baltimore, Maryland
9. Kansas City, Missouri
10. Minneapolis, Minnesota
11. Cleveland, Ohio

2012’nin dünyamızda,  tabii bizi ilgilendirdiği için özellikle de Amerika ve Türkiye’de, şiddetin, suç oranının azaldığı ve herşeyden önce kadına şiddetin asla hoşgörülmediği ve kadının şiddete maruz kalmadığı bir yıl olması dileğiyle, daha sakin, daha az cinayetli ama bugünlerde bayağı soğuk bir Washington’dan mutlu yıllar!

10 responses to “DC Artık “Cinayet Başkenti” Değil”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    hülya abla yazıyı ve istatiskleri okudum. bir insanın bir insanı öldürme hakkı tarihler boyunca olmadıgı bundan sonrada olmamalı. bunun hiçbir haklı gerekçesi yok ve olamazda. başkent washington da olayların azalması konusunda sizin adınıza sevindigimi belirtmek isterim.

    umtlarımı kontrol ettigimde kendim için özel yaşam alanı olarak belirledigim maine ve civarının istatisklerde yer bulamamasına çok sevindim. olabildigince sesiz ve sakin bir yer oldugunu yaptıgım araştırmalarda görebiliyorum. tabi tüzel hayatımı oluşturacak olan iş hayatımın beni nerelerden nereye sürükleyecegini ise bilmiyorum. çeşitli öngörüler ortaya koysamda bunun gerçegi temsil etmedigini sadece bir varsayımda ibaret oldugunu biliyorum. fakat bu varsayımların bir adım ötesi ise yaşamın tam bir gerçeginden oluşmaktadır.

    benim için özel olacak olan gelecegin ve gelecegimizin inşası için ortaya gelen tablonun hayata geçirebilmenin yolu ise washingtonda bulunan kongre ve başkanlık makamının onayı ile olacagını çok iyi biliyorum. yani başkent washington u uzun bir süre mesken tutacagımı şimdiden görebiliyorum. bu zaman çerçevesinde belki washington a aşık olabilirim. burada bulunan türkleri tanıma ve yeni arkadaşlıklar ve dostluklar edinebilirim diye düşünüyorum.
    tabi bunun yanısıra temsilciler meclisi üyeleri ve senotörleri de yakın markaja alabilecegim ortamları üretmem gerekecek. ve başkanlık makamı ve ilgili kamu kuruluşlarını her türlü yol ve yöntem ile iletişim kurabilecegim araçları devreye sokmam gerekecek.

    en kötü ihtimalin başlangıç noktası hayallerin ve ideallerin gelişimi için gerekli düşünceleri üretmek oldugunu ögreneli yıllar oldu. istedigimiz elede edebilemenin yolu karşı tarafın düşünceleri ile şekllenecek belki bizden daha iyi katkı saglayacaklar belki bizim istediklerimize muhalefet edecekler. türk-ve daha çok amerikan çıkarlarına hizmet edecek boşlukları kullanacagımı farzedersek. ve bundan daha iyi bir tablonun olamayacagını inşa edersek istedigimizin çogunluguna ulaşabiliriz diye umutlanıyoruz.

    BAKALIM BİZİM YAPAMAK İSTEDİKLERİMİZ WASHİNGTONDA BİR CİNAYETEMİ KURBAN GİDECEK . YOKSA TAMAMEN AMERİKAN ÇIKARLARINA HİZMET EDECEK BU GİRİŞİMLER DÜŞÜNCELERİN ANLAYIŞI VE ELEŞTİREL BAKIŞ AÇILARI İLE DEGİŞİM VE MÜKEMELLİGE ULAŞARAK YAŞAMA ŞANSIMI VERİLECEK. BİZİM UMUTLARIMIZ ONLARIN UMUTLARINA DÖNÜŞECEK BEN BUNA BÜYÜK İHİTMAL VERİYORUM. BENCE BİRBİRİMİZİ ANLAYABİLECEGİZ.. ÇÜNKÜ ONLARIN ATLARININ AMERİKAYA GÖÇ ETTİGİNDE YAŞADIGI DUYGULARIN AYNISINI BİZ YAŞYOR OLACAGIZ. ORTAK YANLARIMIZ OLABİLECEK GİBİ.

    SAYGI VE SEVGİLERİMLE.

    not: başkan barack obama nın dedigi gibi sloganımız UMUT VE DEGİŞİM. yine sayın başkan obamanın dedigi gibi BAŞARABİLİRİZ. yapabilirler çünkü yapabileceklerini düşünüyorlar.

    • hpolat says:

      Görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkürler. Güvenliğin artması herkes için önemli bir konu. Bugün dünyada milyonlarca kişinin güven içinde olmadığı kentler var. Washington’da durumun düzelmesi elbette sevindirici bir gelişme. Umarım hayallerinizi gerçekleştirme imkanı ve ABD’yi gezme fırsatı bulursunuz. Yazdığınız için her zamanki gibi çok teşekkürler.

  2. paylaşım için teşekkürler takipteyim.

  3. Çok güzel bir site yapmışsınız. Hemen sık kullanılanlara ekliyorum sitenizi emeği geçen herkese çok teşekkürler…

  4. e-ticaret says:

    Paylaşımınız için teşekkürler sitenizi takip etmekteyim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

January 2012
M T W T F S S
« Dec   Feb »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031