Amerikalılar Haber İzliyor

Posted May 18th, 2012 at 2:03 pm (UTC-5)
8 comments

Amerikalılar’ın alışkanlıklarıyla ilgili olarak sizleri bilgilendirme konusunda bloğa başlarken söz vermiştim. Washington’daki PEW Araştırma Merkezi’nin bir araştırması tam zamanında geldi. Amerikalılar televizyonda haber izliyor mu sorusunun yanıtını merak ediyorsanız bu yazı tam size göre!

PEW’un 12-25 Ocak 2011 tarihleri arasında yaptığı araştırmaya 2,251 yetişkin katıldı. 18 yaşın üstündeki katılımcıların 750’si de cep telefonlarıyla soruları yanıtladı. Sorular İngilizce ve İspanyolca olarak soruldu. Sonuçlara bakarsak, yerel haberleri izleyen Amerikalılar’ın oranı yüzde 72. Yerel haberler derken yanlış anlaşılmasın, sadece hava durumunu, trafik kazalarından söz etmiyoruz, bu haberlere önemli siyasi gelişmeler, uluslararası nitelikte büyük olaylar, savaşlar da dahil.

16 konudaki haberleri izleyip izlemedikleri soruldu araştırmaya katılanlara.  Bu 16 konudan 12’sini, yüzde 72’lik grup izliyor. 16 konudan 14’ünü denekler, yerel gazetelerden almak istediklerini söylediler. 16 konudan sadece 4’ünü televizyondan izlemeyi tercih ediyor Amerikalılar. Bunlar hava durumu, flaş haberler, siyaset, eğitim ve trafik/suç haberleri. Yerel haber izleyenlerin yüzde 32’si, bölgelerinde okudukları gazetelerin yayınına son verilmesinin hayatlarını çok etkileyeceğini söylüyor. 40 yaşın üstündeki haber izleyicilerinin yüzde 71’i çoğu zaman haber izliyor. Yüzde 25’i sadece önemli bir olay olduğu zaman haber izlemeyi tercih ediyor.

Gelelim internetçilere. 18-39 yaş grubunda yerel haberleri izleyenlerin oranı yüzde 91. Ve bu grup haberleri internetten izliyor.  40 yaşın üstünde yerel haber izleyenlerinse yüzde71’i internet kullanıcısı. Yetişkinlerin yüzde 82’si yerel haberleri takip etmiyor.

New York Times gazetesine göre, ki bu bilgiler Nielsen Araştırma Şirketi’nin verilerine dayanıyor, bir Amerikalı haftada ortalama 34 saat televizyon izliyor. Bu rakam 2010 yılından. Bu oran 2009’a göre yüzde 1’lik bir artış anlamına geliyor.

PBS televizyonunun bir araştırmasına göre de, Amerikalılar’ın TV izleme alışkanlıklarını şöyle özetlemek mümkün:

%57 TV haberlerini,
%54 yerel haberleri,
%34 kablolu haber kanallarını,
%28 gece haberlerini,
%23 sabah programlarını ve içindeki haberleri izliyor.

Çok da haberle ilgisiz değil Amerikalılar. Ama TV’de rekor kıran programlar yine American Idol, The Voice gibi ses yarışmaları ve ünlü komedyenlerin sunduğu komedi programları. Dizilere gelince o ayrı bir hikaye! Söz, onlara da daha sonra bakarız.

Siz TV’de neler izliyorsunuz? Haberlere bakıyor musunuz? Ne tür programlar ilginizi çekiyor? Yeni bir yazıya kadar hoşçakalın.

8 responses to “Amerikalılar Haber İzliyor”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    hülya abla yazıyı okudum. ilgi alanımı kapsadıgı için oranları dikkatle inceledim. ve begendim.
    genelde televizyona bakmıyorum. fakat ilgimi çeken bir dizi ve film olursa ilgi ile izliyorum.
    bugüne kadar en ilgi duydugum dizi. orhan kemal in ölümsüz eseri hanımın çiftligi romanından televizyona uyarlanan kanal d oynayan hanımın çiftliginin sıkı takipçisiydim. fakat sona erdi.
    şimdilerde kuzey-güney ve behzat ç fimlerine takılıyorum. lig zamanında pazar akşamları olan spor programlarını kaçırmıyorum. ve koyu bir kayserispor ve erciyesspor taraftarıyım. ve istanbul takımlarından galatasarayı desdekliyorum ve maçlarına ilgi duyuyorum.

    genelde arkadaşlar arasında televizyon filmlerinin övgüleri oluyor ve karıdıklarımı internette bulup göz atıyorum. ekonomiyi seri periyod haline getirmiş kanallara daha fazla ilgi duyuyorum. ve en büyügü türk-amerikan ilişkileri ve amerikadan yansıyan haberleri kaçırmıyorum. yakalarsam ilgi ile izliyorum.

    malesef televizyona ilgim bunlardan ibaret. fakat bütün haber ihtiyaçlarımı ve gündemi aralarında voa türkçe nin oldugu uluslararası yayın yapan türkçe sitelerden karşlıyorum arada bir gazetelerin veb sayfalarına göz atıyorum. ve üzgünüm türkiyede basın ve yayın iflas etmiştir.çeşitli türden düşünce ve davranış bozukluklarına maruz bırakılmaktadır.malesef.
    saygı ve sevgilerimle

    not:televizyonda seyrettigim en iyi film ise titanik oldu. bazen kanallarda olursa kaçırmıyorum.
    jack ve ross arasında geçen aşk ve trajediyi çok begeniyor ve bazen duygusallaşıyorum.

    • hpolat says:

      Türk-Amerikan ilişkileri ve Amerika’yla ilgili haberlerin ilginizi çekmesi güzel. Ekonomi haberlerine ilgi duymayan yok günümüzde. Ekonomik kriz, Euro krizi derken hayatımızı doğrudan etkilediği için izliyoruz doğal olarak. Spor programlarını Amerika’da da çok izleyen var. Haftasonunda özellikle Amerikan futbolu ilgi görüyor. Basketbol maçlarının da çok izleyicisi var. Dizilerden ben de sizin izlediklerinizi izliyorum. Titanik’i büyük ekranda izlemek çok olağanüstü. Ben Fenerbahçe’liyim. Son olaylara çok üzüldüm. Biz futbol şiddeti hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi beklerim. Iyi günler, kolaylıklar dileğiyle.

      • ıcah liamsi namarahak says:

        hülya ala bir galatasaraylı olarak kadıköy sükrü saraçoglu nda şampiyon oldugumuz için özür dilerim. ben gençligimde bir kayserispor tutkunu olarak o dönemin çılgınlar gurubunda idim. ve o tutkunun biraz sarhoşlugu oluyor ve kontrol sizden çıkıyor. o dönemde yaptıklarımı ve yaşadıklarımı şimdi ise onaylamıyorum. daha centilmen ve fanatik bir çizgi ile aynı heycanın yaşanacagını düşünüyorum. bunun her takımda uygulanması için fanatik gurubların biraz egitim ve bilgilendirmeye ihtiyacı oldugunu savunuyorum.

        bir anımı ve yaşadıgımı paylaşmak isitiyorum. eski kaysaeri atatürk stadında kritik bir maç vardı. ve ilk yarı 0-0 bitmişti.herkes su yemek ve lavabo ihtiyacı için stadın giriş kısmındaki yere sıraya girdi. biz su sırasındaydık. 10 çeşmenin hepsi tek sıra halinde doluydu. ve 3 polis sırayı bozarak çeşmeye yöneldi ve tepkilerin ardın çıkan arbedede temiz bir dayak yediler. ve polisleri sürüyerek dışarı attık. ve kapıya onlarca polis geldi bizi hapsettiler. maç başlamıştı ve getirdikleri bir otobüs ile bizi tekme tokat otobüse bindirdiler ve eski kayseri emniyet müdürlügünün salanuna bizi ip gibi dizdiler. bir emniyet amiri geldi ve dayagı yiyen polislerde geldi. biz 50 den fazlaydık. eniyet amiri bir yıgın nutuk okudu bize. ve ben el kaldırdım. dedimki o nagmeleri kayseride yutturamasınız dedim. bunlar neden dayak yemiş bana sormaya cesaretin varmı dedim.
        biraz sustu ve soruyorum dedi. neden dedi. olayı anlattım ve sonunda dayak yiyen polislere bakarak homurdandı ve hepimize gidebilirsiniz dedi. ve emniyetten ayrıldık.

        nedenini bilmiyorum eski bir anı olmsından herhalde biraz uzun oldu ama duygusallaştımda. o çılgınlar gurubunu hayatım boyu unutmayacagımı biliyorum.

        saygı ve sevgilerimle.

        • hpolat says:

          Anınızı paylaştığınız için çok teşekkürler. Bu tür olaylar haklısınız çok tatsız ve nedenleri her zaman TV’den izlediğimiz, duyduğumuz gibi olmuyor. Olayın içinde olanlardan, olayı yaşayanlardan en doğru bilgiyi alıyor insan. Kimyaparsa yapsın, şiddetin her türlüsü kınanmalı. Polis şiddeti burada da zaman zaman görülen bir olay. Umariz bu tür olaylar tekrarlanmaz.

  2. Anil says:

    Ben bütün bilgimi İnternet haber sitelerinden alıyorum. TV’de esas haberin çok azı belli oluyor ve en ayrıntılı bilgileri almak için en iyisi genelde okumak.

    • hpolat says:

      Artık internet en önemli haber kaynağı oldu. Televizyonda istediğiniz haberi almak için bütün bülteni izlemeniz gerekiyor ama kabul etmeli ki TV çok renkli ve görsel. Internette aradığınız haberi birkac dakikada bulabiliyor, bütün ayrıntılarını okuyabiliyor, izleyebiliyorsunuz. Büyük kolaylık. Ama haklısınız, bilgi edinmenin en sağlam yolu, okumak, daha çok okumak.

  3. amerikalılar niye hiç çıkmazki burlara

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

May 2012
M T W T F S S
« Apr   Jun »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031