Hollywood, Siyaset ve Genler

Posted August 29th, 2012 at 1:28 pm (UTC-5)
3 comments

Amerika’da  siyasi parti kurultaylarının heyecanının yaşandığı bugünlerde konu o kadar çok ki, insan neyi yazacağına karar veremiyor. Cumhuriyetçi Parti kurultayının ilk gününe gölge düşüren Isaac kasırgasının, yön değiştirip yedi yıl sonra yeniden New Orleans’ı vurmasını mı yazsam, Ann Romney’nin duygusal konuşmasını mı, yoksa Mitt Romney’i protesto gösterilerini mi, ya da Hollywood ünlülerinin siyasi tercihlerini mi? Gelecek hafta Kuzey Carolina’nın Charlotte kentindeki parti kongresine hazırlanan Demokratlar’dan mı söz etsem yoksa? Michelle Obama’nın eşinin kampanyasında son haftalarda daha ön planda bir rol üslenmesini mi ya da?

Tampa’ya gitmediği halde Hollywood’un Oscarlı oyuncu ve yönetmeni Clint Eastwood Cumhuriyetçiler’e destek veriyor. Mitt Romney’i desteklemek için Tampa’ya giden, Oscarlı ünlü aktris Angelina Jolie’nin babası, yine Oscarlı aktör Jon Voigt oldu. Voigt, koyu bir Cumhuriyetçi. Oyunculuk da genetik mi dersiniz? Angelina Jolie, babası Jon Voigt, Hollywood starları. Angeline Jolie’nin annesi de eski bir oyuncu. Babası Cumhuriyetçi ama Angelina Jolie’yle eşi Brad Pitt’in  Demokrat Partili olduğu söyleniyor.



Dönelim genlere. Amerika’nın Sesi’nden Jessica Berman yeni bir araştırmayı getiriyor gündeme. Siyasi eğilimlerle genler arasında bir bağlantı var mı dersiniz? Yıllardır politikacılar ve uzmanlar, siyasi eğilimlerin sosyal çevrenin, ailenin etkisiyle geliştiğini savunuyor. Anneniz babanız hangi partiyi tutuyorsa, sizin de o partiyi destekleme olasılığınızın yüksek olduğu düşünülüyor. Ama yeni bir araştırma bu yaygın inancı çürütür nitelikte.

Amerika’nın en saygın üniversitelerinden Rhode Island eyaletindeki Brown Üniversitesi araştırmacısı Rose McDermott, aile, arkadaşlar,  çevre gibi sosyal faktörlerin kişinin siyasi eğilimlerini etkileyebileceğini ancak esas faktörün biyolojik yani genetik olduğunu savunuyor. Siyaset Bilimi profesörü olan McDermott, Amerika ve Avustralya’da aynı anda yapılan araştırmalara dayandırıyor bu tezi. Araştırma, aynı DNA’ya sahip olan  yumurta ikizleri üzerinde yapılmış. Bu ikizlerin yüzde 60’ının aynı siyasi görüşleri taşıdığı görülmüş. Sonuçları Trends in Genetics dergisinde yayınlanan araştırma, McDermott’a göre, siyasi eğilimleri etkileyen genetik faktörlerin güçlü olduğunu gösteriyor. Oysa aynı yumurta ikizi olmayan ikiz kardeşlerde-ki bunların DNA’lari yani genetik özellikleri birbirinden farklı-farklı siyasi görüşlere sahip olma yüzdesi çok daha yüksek. Araştırma çok yeni ve bu alanda daha çok sayıda denek içeren çalışmalar gerekiyor. Ama ilginç sonuçlar çünkü genlerin siyasi tercihleri etkilemesi demek, seçim sonuçları üzerinde de etkili olmasi demek! Siyasetçiler bu araştırmadan nasıl yararlanırlar, bilinmez….

Amerika’da başkanlık seçimi 6 Kasım’da. Cumhuriyetçi ve Demokrat adaylar Mitt Romney ve Başkan Barack Obama arasında başa baş bir çekişme var. Önümüzdeki haftalar seçimin kaderini belirleyecek önemde. İzleyelim bakalım, genler seçmenin tercihinde ne kadar etkili olacak. Ne dersiniz, sizce siyasi eğilimlerle genler arasında bağlantı var mı?

 

 

3 responses to “Hollywood, Siyaset ve Genler”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    hülya abla yazınızı okudum. güzel ve farklı bir boyut ortaya çıkmış. verdiginiz emeklerin bizler için olması ve bize katkı sagladıgını öne sürerek sizi ayakta alkışlıyorum.fakat ben liberal kapitalist bir kişi olarak çıkarıma uygun oldugu için ve daha güzel konuları görebilmek için bunu yaptıgımı asilce dogruları yazarak belirtmeyi uygun buluyorum.

    Hollywood, Siyaset ve Genler. üçünün arasında bir bag kurabilmek için amerikada yaşamak ve iyi derecede ingilizce bilmek gerekiyor ve buda yetmiyor. bu konulara özel bir ilginizin olması şart.

    hollywood benim hayatımda çok önemli bir yere sahip. birgün hayatımın filmini orası en güzel şekli ile icra edecek.ve bunda dolayı özel bir önem veriyorum. bu konuda arzularım o kadar büyükki birçok dalda oscar alsın istiyorum.

    siyaset ise bana göre çocuk dili ile bir köşe kapmacadan ibaret.halkın sorunlarını çözecek bir uygulama kavramı iken bu gerçekleşmiyor.ve siyaset her ülkede çok farklılık gösteriyor.aslında siyasetin yüz yıldır uygulanan içerik ve niteligi artık degişmeli.herşey degişiyor ve gelişiyor fakat ülkenin siyasi şablonu asla degişmiyor.
    bazı yamalar yapılsada içeriklerin birbirini tamamlaması gerçekleşmiyor. düşününki amerikaya bşakan olacak lider halkın oylarının yarısına yakınını alarak başkan oluyor.
    diger yarısını temsil etmiyor. başkan adayı halkın içinden bagımsız adaylar içinden her iki partinin seçmenin oy verdigi çogunluk sonucuna göre seçilmeli. bu seçim yapılırkende demokrat ve cumhuriytçi temsilciler seçilmeli ve bunun yanında bakanlık makamının sahibide halkın kararı ile seçilerek başkanlık makamına baglı olmalı. milletvekilini sçebiliyorsun senatörü seçebiliyorsun valiyi seçebiliyorsun ve en önemlisi başkanı seçebiliyorsan bakanıda başkanlık makamına baglı olmak ve kongreye karşı sorumlu olabilecek yasal düzenlemelerle halk seçmelidir.

    genetik konusunun temel prensiplerim itibari ile tamamen bir ilahi adalet olduguna inanıyorum. fakat bir örnek vererek din ile bilim arasındaki çatışma gibi ortada kalmak istemiyorum. genetik bir araba iken onun nasıl kullanacagına karar veren bilim diyorum. yani bir tamamlayan ve tamamlanan kombinasyonu gerçegini belirtmek faydalı olur diye düşünüyorum. ve genetigin tek başına yaterli olamayacagını görmek mümkündür. bu insanın dogumundan sonra başlayan hayatın bütün faktörleri ile ortaya çıkan geniş bir yelpazenin bir ürünüdür.siyaset ile ilişkisine bir bakmak gerekir. kendimden bir örnek vermek istiyorum. babası sosyal demokrat olan ve annesi muhafazakar olan bir kişinin milliyetçiligi var.ve bunun yanında bu kişi liberal kapitalist bir sistem ile en milliyetçi ortamın elde edilebilecegini savunuyor ve yaşıyor.bunun genetik açısından hiçbir tarifi ve dayanagı kalmıyor ve açıklanamayacak boyutlarda.

    hülya abla çoktan beri kitap almamıştım. aynı isim ve aynı konunun içerigine sahip 4 cilt kitap siparişi verdim. adı 1900 den günümüze büyük düşünürler. 6 kasıma kadar bu ktapları okuyarak onların yaşanmış eşşiz düşünclerini ögrenerek degişime ve gelişime ugramış bugünden daha mükemmel bir kapasiteye ulaşmayı arzu ediyorum.

    saygı ve sevgilerimle.

    not=seçimi en sona koydum. my big boss diye sahiplendigim sayın başkan obama seçimi kaybederse google +, facebook, ve twitter da şöyle bir ibare yazmaya karar verecegim.GEÇİCİ BİR İFLAS SÖZ KONUSU FAKAT GEREGİ MUTLAKA YAPILACAKTIR. ANLAYIŞINIZ İÇİN TEŞEKÜR EDERİM. MR HERO.

  2. gazete says:

    Heya i am for the first time here. I found this board and I to find It truly helpful & it helped me out much. I hope to present something again and help others such as you helped me.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

August 2012
M T W T F S S
« Jul   Sep »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031