Sürpriz Davulcu Albright’tan Caz Diplomasisi!

Posted September 26th, 2012 at 1:22 pm (UTC-5)
12 comments

Geçtiğimiz günlerde Washington diplomasiden müziğe geçiş yapan eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright’ın caz konserine tanık oldu. Konser değil de bateri solosu diyelim isterseniz! Günlerdir YouTube’un en çok izlenen videolarından biri oldu Albright solosu. Nasıl mı oldu? Şöyle: Washington’un ünlü sanat ve kültür merkezi Kennedy Center’da uluslararası bir caz yarışması yapılıyordu. Kennedy Sanat Merkezi’nin Eisenhower Tiyatrosu’nda Thelonius Monk Müzik Enstitüsü’nün 25’inci caz  yarışması vardı. Monk Enstitüsü’nün bu yarışması her yıl genç cazcıları, müziğe gönül vermek isteyen bateristleri keşfedip müzik dünyasına tanıtıyor. Bu yıl 12 çeşitli ülkelerden 12 genç yarıştı. Ünlü caz ustası Herbie Hancock da katılımcılar arasındaydı. Hancock, eski başkan yardımcısı Al Gore’un eski eşi Tipper Gore ve ünlü karakter oyuncusu Helen Mirren’le birlikte gecenin sunuculuğunu üstlenmişti. Üç saat boyunca ünlülerin de sahne aldığı yarışma sonunda üç genç finale kaldı: Justin Brown, Colin Stranahan ve Jamison Ross. En güzel performanslarını sergilediler finalde ve birinciliği Florida’nın Jacksonville kentinden yarışmaya katılan 24 yaşındaki caz davulcusu Jamison Ross kazandı. Ross birincilikle birlikte 25 bin dolar aldı ve Concord Plak Şirketi’yle sözleşme imzaladı.

“Kadın, Müzik ve Diplomasi”
Gelelim yarışma galasının starlarına. Gecenin yıldızları ünlü caz şarkıcıları Aretha Franklin, Roberta Gambarini ve Nnenna Freelon sahne performanslarıyla büyük alkış aldı. Ama gecenin yıldızı kuşkusuz Clinton döneminin dışişleri bakanı Madeleine Albright’tı. Diplomasinin kraliçesi Albright gecenin alkış rekorunu kırdı! Albright yıllardır Monk Enstitüsü’nü ve caz müziğini teşvik çalışmalarını destekliyor. Bu yüzden enstitü Albright’a özel bir ödül verdi 25’nci Uluslararası Caz Yarışması’nın yapıldığı gece. Gala gecesi, “Kadın, Müzik ve Diplomasi”ye ithaf edilmişti. Albright başarılı ve kadın diplomat ve diplomasi temsilcisi olduğunu kanıtlamıştı zaten. Geriye bir küzik kalıyordu! Eski bakan  sahnede bir teşekkür konuşması yaptı. “Caz Amerika’ya özgü en ünlü sanat türümüz ve bu enstitü de cazın dünyada en iyi temsilcisi. Ülke dışına müzik diplomatları göndererek Amerikan caz kültürünün yayılmasında çok önemli bir rol oynuyor” dedi. Eski dışişleri bakanı ve beklentilerin aksine konuşmasını bitirdikten sonra sahneden inmedi, bateri setine doğru yürüdü ve izleyicilerin hayret dolu bakışlarına kıs kıs gülerek bateristi yerinden kaldırdı, kendisi oturdu ve bagetleri alarak çalmaya başladı. Puccini’nin Turandot operasından “Nessun dorma” aryasının enstrümental bir versiyonunda diğer müzisyenlere eşlik etti. Hem de öyle güzel çaldı ki sormayın. Şimdi herkes acaba ders mi aldı diye soruyor. Diplomatların müzik merakı yeni değil. Baba Bush döneminin dışişleri bakanı Condoleezza Rice da iyi bir piyanistti. Baterideki hünerini gösteren Albright, dakikalarca ayakta alkışlandı, gecenin en büyük alkışını almayı başardı. Yine sahneden inmedi, ille de bagetleri isterim diye tutturdu. Alınca sahneden indi, yerine oturdu ve Kennedy Center’dan da elinde bagetlerle çıktı!

Uluslararası Caz Günü 2013’te İstanbul’da

Gecede konuşan UNESCO Başkanı İrina Bokova da her yıl 30 Nisan’da yapılan  Uluslararası Caz Günü kutlamalarının başarısını vurguladı ve açıkladı: “Gelecek yıl Uluslararası Caz Günü kutlamaları, İstanbul’da yapılacak.” Bu müjdeyle noktalamaya karar vermiştim yazımı ama şu an düşündüklerimi sizlerle paylaşmadan yapamadım. Amerika’da farklı meslek sahiplerinin müzik, resim veya sanatın herhangi bir dalını yapabilmelerinin başlıca nedeni, okul sisteminde seçmeli derslerde bu alanlara veya spora yer verilmesi ve bunların öneminin vurgulanması. İlk ve orta öğretimde çocukların çoğu, ya bir enstrüman çalmayı öğreniyor, şarkı söylüyor, ya da bale yapıyor veya yabancı dil öğreniyor. Bunlar da ilerde  örneğin bakan olduklarında işlerine yarıyor! İyi eğitimin önemini bir kez daha vurgulayalım. Yakında başka bir konuyla yine birlikte olmak umuduyla.

12 responses to “Sürpriz Davulcu Albright’tan Caz Diplomasisi!”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    hülya abla degişik bir yazı okudum. Madeleine Albright a insan olarak büyük saygım var ve sevgim yok. hz isa peygamber efendimizin cinayet zanlıları olan yahüdilere ve yahüdi hahamlar uluslar arası toplumun belirleyecegi şekilde tanrıdan meryem anadan hz isa dan hırıstıyanlardan ve müslümanlardan özür dilemedikçe. onlara karşı takındıgım tavırlar degişime ugramayacak. bu amerikan anayasasının bana verdigi hukuki bir haktır.

    söz condellezza rice tan açılmışken o dönemin ilintileri ile mücadele ettigimi belirtmek istiyorum. fakat sayın bush 6 yıl içinde herhangi bir tek yanlı başarı saglayamadı. izledigi yol ve yöntemlerle hiçbir şeyi elde edemedi.rice olabilecegi iyi sezebilen ve ifadeleri iyi anlayan bir kişi idi. akp hükümetine güvenmedigi için ilişkilerin çerçevesini belirleyen bir anlaşma metninin dayattı ve karşılıklı imzalar atıldı. ve rice kovboy düşünce mantıgı olan bush un ulusal güvenlik danışmanı iken dış işleri bakanı olabilmeyi başardı.
    vardı.
    my big boss barack obama ilede 4 yıl boşa gitti. ben şimdiden 2016 tıyı düşünüyorum.
    eger yine başkan obama kazanırsa dışişleri bakanı amerikanın ankara büyükelçisi riccardone olmalı. bence bu çok iyi hesaplanmış bir işlem ve mesaj olabilir. kariyeri bu işi yapmaya çok müsait. bende önemli bir önerme sayın my big boss barack obama.

    SAYGI VE SEVGİLERİMLE.

    not:bazen kedi daga küser gibi yaparmışta dagın haberi olmazmış.bu sızıntılar dagın haberinin olması için yeterli. bunun kim oldugu hakkında en ufak bir fikrim yok.

    • hpolat says:

      Başınızdan geçenleri bizlerle paylaştığınız için çok teşekkürler. Haklısınız biraz farklı oldu konu ama biliyorsunuz sanatla ilgili haberlere ilgim var.Yakından izliyorum. Siyasilerin özel yaşamlarına, biyografilere de itiraf edeyim çok düşkünüm. İnsana ilgili kişi hakkında çok ilginç bilgiler veriyorlar. Örneğin geçenlerde ABD’nin Bosna politikasının mimarı sayılan, Dışişleri Bakanlığı’nın Kıbrıs eski koordinatörü Büyükelçi Richard Holbrooke’un eşinin, Holbrooke öldükten sonra yazdığı biyografiyi okudum. Tanınmış diplomatla ilgili bilgiler gerçekten ilginçti. Başka konularda yine birlikte olmak umuduyla, en iyi dilekler.

  2. Lashon says:

    wonderful post, very informative. I wonder why the other specialists of this sector do not notice this. You should continue your writing. I’m confident, you’ve a huge readers’ base already!

  3. Anil says:

    haha, harika! Yapamadığı bir şey var mı?? 😛

    • hpolat says:

      Belki şarkı da söylüyordur! İyi bir dışişileri bakanıydı. Davulda ne kadar iyi bilmiyorum. Video çok kısa, fazla anlaşılmıyor.

  4. audytor iso says:

    I’m still learning from you, while I’m making my way to the top as well. I certainly enjoy reading everything that is written on your blog.Keep the aarticles coming. I loved it!

  5. I appreciate you writing this article plus the rest of the website is really good.

    • hpolat says:

      I am happy that you checked the other blog entries after you read this one. Good to hear that you liked the articles. Keep checking for new posts. Best.

  6. cheap logo says:

    I’m not that much of a internet reader to be honest but your sites really nice, keep it up! I’ll go ahead and bookmark your website to come back later. Many thanks

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

September 2012
M T W T F S S
« Aug   Oct »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930