ABD’ye Ekonomiden Sonra Grip Vurgunu!

Posted February 8th, 2013 at 10:45 am (UTC-5)
5 comments

Amerikan ekonomisi belini doğrultmaya çalışır ve bütçe krizi devam ederken, ABD yeni bir vurgun yedi! Kışın vazgeçilmezi olan ve insanı paçavraya çeviren gribin pençesinde kıvranıyoruz birkaç aydır. Amerika’da hastaneler grip hastalarıyla dolu, aciller ve klinikler hastalara yetişemiyor. Sağlık kuruluşlarında doktor ve hemşireler tam kadro çalışıyor. Bu yıl Amerika tarihinin en kötü grip salgınını yaşıyor.

Grip, “influenza” virüsünün solunum yoluyla insan vücuduna girmesiyle oluşan ve salgınlara yol açan bir enfeksiyon hastalığı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün verilerine göre, grip her yıl dünya nüfusunun yüzde 5’ini etkiliyor. Hastalık, tüm tehlikelerine rağmen genellikle hafife alınıyor. Oysa gribin neden olabileceği komplikasyonlar sonrasında özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Amerika’da grip gerçekleri:

• Amerika’da her yıl nüfusun yüzde 5 ila 20’si grip oluyor
• Ortalama 200 bin kişi hastanede tedavi görüyor
• Her yıl yaklaşık 24 bin kişi grip yüzünden hayatını kaybediyor
• Ölenlerin yüzde 90’ı, 65 yaşın üzerinde
• Uzmanlara göre gribe karşı en iki korunmayı grip aşısı sağlıyor.

Washington yakınlarındaki Medstar Montgomery Hastanesi Başhekimi Michael Kerr, son üç dört hafta içinde grip veya griple ilgili sağlık sorunları yüzünden kendilerine başvuran hastaların hızla arttığını ve kadroyu devamlı takviye etmeleri gerektiğini söylüyor. Hasta sayısının çokluğu nedeniyle doktor Kerr kadroda yüzde 50’ye varan artış yaptıklarını anlatıyor. Doktorların bazıları da ihtiyaca bakarak gönüllü olarak çalışmalara katılıyor.


Washington bölgesindeki doktorlara göre, grip olanlar için ilk 3’le 5 gün arası zor geçiyor. Grip aşısı olanların hastalığı daha hafif geçirdiği söylense de aşı oldukları halde grip yüzünden yatağa düşenlere de rastlamak mümkün. Doktor Kerr, grip açısı için geç olmasına rağmen, yine de aşı tavsiye ediyor ve “bu yıl kötü bir grip mevsimi yaşandığı için koruması az gelse de aşı yaptırmak iyi bir önlem” diyor. Peki gribin çalışma hayatına etkisi ne? Bu kadar çok kişi hastalanınca, verim ne kadar düşer? Gripten nasıl korunabiliriz? Gribe yakalandıysak ne yapmalı, hastalığı kısa zamanda atlatmak için ne gibi önlemler almalıyız? Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doktor Elif Hakko bakalım bu konuda ne diyor.

Grip Aşısı Ne Zaman Yapılmalı


Yaş ve cinsiyet ayrımı yapmadan herkesi tehdit eden gribi ve neden olabileceği ciddi komplikasyonları önlemenin tek yolu grip aşısı. Aşılama, gribe bağlı ölümlerde azalmayı sağlamanın yanı sıra, iş ile okula devam sürelerindeki kayıpları önlüyor ve ilaç harcamalarını belirgin şekilde azaltıyor. Ancak aşılamanın yararlı olması için salgın başlamadan önce yani Eylül, Ekim ayları gibi yapılması gerekiyor.

Solunum yoluyla bulaşıyor

Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, gribe neden olan influenza virüsünün; hasta veya taşıyıcı kişilerin hapşırması ya da öksürmesi yoluyla kolaylıkla bulaşabildiğini söylüyor. Virüs bulaşmış ellerle temas etmek, öpüşmek, ortak eşyaları kullanmak da yine bu virüsün geçmesine neden olan faktörler arasında. Hasta kişilerden çevreye saçılan virüs parçacıklarının havada asılı kalabilme yeteneğine sahip olmasının bulaşıcılığı daha da artırdığına dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, bu nedenle gribin ev, iş yeri, okul, kreş ve toplu taşıma araçları gibi kapalı mekanlarda çok kolay bulaştığını hatırlatıyor. Uzman Dr. Elif Hakko, korunma yollarını şöyle sıralıyor:

• Mevsime uygun giyinmeye özen gösterin
• Terli kalmamaya dikkat edin
• Bol sebze ve meyve tüketin
• Aşırı yorgunluk, alkol, sigara, az ve düzensiz uyku gibi vücut direncinizi düşüren ve kolayca hasta olmanızı sağlayan etkenlerden uzak durun
• Her gün en az 2 litre su için
• Ellerinizi sık sık yıkamayı ihmal etmeyin
• Havanın kurumasını önleyin, nemli olmasını sağlayın.

Grip antibiyotikle tedavi edilir mi?

Grip tedavisinde sıkça yapılan bir hatayı da gündeme getiren Dr. Elif Hakko, “Halk arasında antibiyotiklerin gribal enfeksiyon üzerinde etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış var. Ancak antibiyotikler mikroplar üzerinde etkili oldukları için grip tedavisinde hiçbir yarar sağlamadıkları gibi zararlı etkilere de sahip olabilirler” diyor.

Griple ilgili hastalıklara dikkat

Dr. Elif Hakko, gribin ardından gelişebilecek tabloyu ise şöyle anlatıyor: “Grip, özellikle çocuklarda, 65 yaş üstündeki bireylerde, kronik hastalığı olanlarda ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde larenjit, farenjit, sinüzit ve orta kulak iltihabına dönüşebiliyor. Sonbahar ve kış aylarında çocuklarda görülen orta kulak iltihaplarının yaklaşık 30 – 35’inin nedeni olabiliyor. Daha da önemlisi; zatürree, menenjit, beyin ve kas iltihabı gibi yaşamı tehdit eden veya ölümle sonuçlanan hastalıklar da ortaya çıkabiliyor.”

Yatak istirahati önemli

Gribal enfeksiyonlarda yatak istirahatının yanısıra, gerektiği taktirde ateş düşürücü ilaçlar verilebiliyor, kas veya eklem ağrılarını gidermek amacıyla ağrı kesicilerden yararlanılıyor. Yeni çıkan bazı ilaçların da, ilk belirtilerin başlamasından sonraki 24 – 48 saat içerisinde alındığında, gribin daha kolay atlatılmasını sağladığını belirten Uzman Dr. Elif Hakko, bağışıklık sistemi güçlü olan birçok kişi için 5– 7 gün yatak istirahati ve bol sıvı alımının bile yeterli olabileceğini kaydediyor.

Dünyada kış aylarında iş kaybının yüzde 31’i grip yüzünden
Grip, sağlık sorunlarının yanı sıra çok yüksek maddi sonuçları da beraberinde getiriyor. Tüm dünyada, bir yıllık iş kaybının yüzde 12’sinden sorumlu tutuluyor. Kış mevsiminde bu oran yüzde 31’e kadar yükselebiliyor. Her yıl yüz binlerce kişinin gribe yakalanması, yüksek ilaç ve hastane harcamalarıyla sonuçlanıyor. Gribin mucizevi bir tedavisi olmadığını da düşünürsek, ne kadar ciddi bir sorun olduğunu görüyoruz.

Ekonomik vurgundan ucuz kurtulmak için ne yapmak gerekir bilmiyorum doğrusu. Ama gribe karşı tavsiyem, C vitamini takviyesi ve bol limonlu, terbiyeli, tavuk suyuna arpa veya tel şehriye çorbası. Sağlığınız daim, çorbanız bol olsun!

 

 

5 responses to “ABD’ye Ekonomiden Sonra Grip Vurgunu!”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    hülya abla saglık konusunda çok güncel bir konuya deginmişiniz. bilgilere hiçte yabancı degilim. nezle ve grip olmaması gerekenlerin başında ben geliyorum. son 1 haftadır nezleydim. fakat aldıgım önlemler ile bundan kurtuldum. daha öncede sanırım söyledim.
    kulaklarımın ikiside amelyatlı ve iksindede yapay zar takılı. şimdilik duymak konusunda idare ediyorum. benim için yeterli. sadece kış aylarında nezle ve grip oldugum zaman bogaz ile kulak arasında bulunan östaki kanalı tıkanıyor ve dolayısı ile kulak zarlarımın titereşimine engel oldugu için biraz duymam azlıyor. aslında doktorlar birçok kez cihaz önerdiler fakat ben kabul etmedim. nezle ve grip oldugumda biraz dikkatli olursam idare ediorum. bahar ve yaz aylarında sorun olmuyor. zaten kışa ayları bizim burada şiddetli degil çok ılıman ve yagmurlu geçiyor.

    amerika nın mevsimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. sadece mevsim degil herşeyine ilgi duyuyorum. eyalet yerleşkesi için oranın bütün özelliklerini dikkate almam gerektigini düşünoyorum. ve hiçte vageçemedigim maine nin sert ve uzun kış aylarının yukarıdaki yazısına göre kış aylarında % 30 varan bir işgücü kaybı ile ısınmak için gerekli olan yakıt maliyetinin olumsuzlugu beni gün geçtikçe korkutuyor. bu yüzden maine ve brunswick eyaletindeki ısrarıma son verdim. fakat yinede bir ihtimal olarak düşüncelerimizden çıkarmış degilim. aşk meşk formatı ile olaya yaklaşıyorum sevgilimizin olmadıgının bize avantajı çok olacak. göç yolu ile gelecek bereketimiz ve olanaklarımızın amerikada en az 15 eyalet tarafından ilgi ve talep göremesini bekliyorum. aslında bu dogru olan en mükemmel starateji ve daha dogrusu bizi istedigini beyan eden ve çıkar sevgisi bütün sevgileri besleyen eyaletler ile ilişkinin yaratılması ve en dogru eyalet ile onların ve bizim koşullarımızın birleşmesini saglamak bence daha mantıklı.

    plan ve programlarımıza göre elde edecegimiz eyalet yerleşkesi orta vadede bile amerikanın en büyük eyaleti olacak. hangi eyalet olursa olsun. adı NEW KAYSERİ STATE olarak degişecek. başkenti aynı kalacak. ve en büyük kenti ise bayan helen keller in adını taşıyacak. yani rüyaların kenti HELEN KELLER CITY olacak. tabi zamanla eyaletin her şeyi degişime ugrayacak. anayasası senatosu valisi yasaları gibi her şeyini beraberce en cazip olacak olan bir cazibe merkezine çevirecegiz. ve maine ve brunswick eyaletlerinin topraklarının tek çatı altında olması halinde düşünebilecegimiz bir seçenek oldugunu zamanı gelince beyan edecegiz.hedeflerimize göre hem maine küçük kalıyor hemde brunswick küçük kalıyor eger tek eyalet olarak bizimle ilgilendiklerini beyan ederlese bir seçenek olarak dşünebilecegimizi açıklayacagız.

    öte yandan denizi yok fakat idaho bir seçenek. missisipi ve alabama bir seçenek. texas eyaleti bir kısım topraklarını bize verirse bir işbirligi seçenek. yine caroline eyaletleri bir seçenek. fakat daha çok erken. biraz bu işi ciddi ve resmi boyutlara taşımamız gerekiyor. tembel korkak siyasi iradeyede öncülük etmemiz gerekecek.

    yeni bir stratejimiz ve hedefimiz dogdu. bu konuya belki üzüleceksiniz ve kızacaksınız fakat zamanla bize hak verecek ve arzu edeceksiniz. voa merkezinin binasına talibiz.
    voa ya yeni bir yerleşke ve o yerleşkenin içinde washingtonun en görkemli binasını inşaa edecegiz ve voa binasını bizler devralacagız. fakat arsa,proje,denetim,sorumluluk,bürokrasi işleri ,donanım ,ruhsat gibi konuların voa tarafından tedarik eildigi bizim sadece biz yeni merkezin maliyetinin harcamaları için gerekli olan paranın yüklenicisi oldugumuz şekli benimsiyoruz. biz sadece parasını verecegiz.

    kongreye ve beyaz saraya çok yakın olan voa nın merkezinde çok büyük ve güçlü bir yapılanma faliyetinde bulunmayı düşünüyoruz. binayı aslına uygun olarak restore edecegiz ve türk-amerikan ilişkilerinin yürütülecegi bir merkez haline getirecegiz.
    hülya abla ilişkilerin yürütülecegi bir yer olarak sizin merkezinizi gözümüze kestirdik. dünyaya şekil ve mesaj olarak çok güçlü bir ifade olacagını düşünüyoruz.çünkü bu bina yeni dünya düzeninin kuralacagı bir yer olacak. bunu herkes taktir edecektir. çünkü yapılacak her şey kongre ve bayaz sarayın kararlarına ve desdegine mahkum.

    konumuzun dışına çıkmış olsakta asıl konuya ve saglıga geri dönelim. bu sene ihmail ettim fakat önümüzdeki sene grip aşısını mutlaka olacagım. saglıgımı korumak benim için en önemli ve degerli olandır. sadece benim için geçerli degil bu herkes için geçerli olacak. blogunuzla yaptıgınız salınıma teşekür ederek her zaman eşlik edecegimi belirtiyorum.

    SAYGI VE SEVGİLERİMLE

    not= hülya abla voa nın patronuna selam söyle çok yüksekten uçmasın yeni bina kosunuda gerçekten çok yardımcı olmayı düşünüyoruz. bu bina washington un en görkemli binası olacak. isterseniz yatay yayılma ile bir komplex isterseniz dikey yayılma ile muhteşem gökdelen. karar size ait olsun diyorum.hülya abla çok ciddiyiz kongreyi ve beyaz sarayı sıkı bir markaja almamız zorunluluk olmaya başladı

  2. Anil says:

    Bu sene atlatacağım sanırım 🙂 Çorbalarıma teşekkür etmem lazım.

  3. toplu sms says:

    Toplu sms gondermenin en iyi yolu Avrasya Telekom http://www.toplusmsyolla.pw hemen kayıt olup evraklarınızı yollayin ve toplu mesaj gondermenin kaliteli ucuz yolunu secin

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

February 2013
M T W T F S S
« Jan   Mar »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728