2 Nisan Dünya Otizm Günü

Posted April 2nd, 2013 at 10:06 am (UTC-5)
2 comments

Amerika’da ve dünyada otizm vakaları artıyor. Amerika’da her 88 çocuktan biri, erkek çocukları arasında da her 56 çocuktan biri otizm tehdidiyle karşı karşıya. Otizmin dokunduğu herkes için bir umut ışığı olabileceğini düşünerek bugün bu konuda Amerika’daki çalışmalar hakkında bilgi veren bir Türk uzmanla yaptığımız söyleşiyi yeniden izlemenizi istiyorum. Toplumun otistik kişilere karşı tutumu ne? Otistik çocuklar ve aileleri için Amerika’da ne gibi hizmetler sunuluyor?  Otistiklerin toplum içinde yaşamlarını kolaylaştırmak, eğitimlerini, bakımlarını ve meslek sahibi olmalarını sağlamak için Amerika’da neler yapılıyor? Toplumun otistik kişilere karşı tutumu ne? Otistik çocuklar nasıl eğitiliyor, yetişkinler hangi mesleklerde çalışabiliyor? Bu soruları Washington yakınlarındaki Jane Salzano Otizm Merkezi Mesleki Eğitim Bölümü Direktörü Dide Çimen’e yönelttik. Dide Çimen Türkiye’de yetişmiş değerli bir genç uzman. Genç deyip geçmeyin, 15 yıla yakın deneyimi var mesleğinde. Beni kırmadı, sorularımı yanıtladı.

Otizmin Belirtileri

Dide Çimen’e göre, çocuklarda üç yaşına kadar otizm belirtileri görülüyor ve tanı konuyor. Otizm nörolojik bir hastalık ve tedavisi yok. Otizmin en yaygın belirtileri, sosyalleşmede bozukluk, göz teması kuramama, çevreye aşırı ilgisizlik, oyuncaklarla nasıl oynayacağını bilememe, kendisini ifade edememe gibi sorunlar.

Jane Salzano Otizm Merkezi’nin Çalışmaları

Jane Salzano Otizm Merkezi’nde çocuklarla bire bir ilgileniliyor, ihtiyaçları sağlanıyor, ailelere de otistik çocuklarına davranış yöntemleri öğretiliyor. 16 yaşından sonra da çocuklara ilgi alanlarına göre bir meslek öğretiliyor. Merkezin Mesleki Eğitim Bölümü Direktörü Dide Çimen, ofis işleri, fotoğrafçılık, bilgi işlem, grafikçilik, ressamlık gibi işler yapan, bu alanlarda beceri ve yetenekleri olan gençler yetiştirdiklerini anlatıyor.

Başkan Obama’dan Destek

Başkan Obama da bugün bir bildiri yayınlayarak, hergün milyonlarca aileyi etkileyen otizmle mücadelenin önemine dikkati çekti ve 2Nisan gününüAmerika’da da Dünya Otizmle Mücadele Günü ilan etti. 2014’ten başlayarak sağlık  sigortası veren şirketlerin kısaca ASD olarak da bilinen bu nörolojik bozukluğa sahip kişilere karşı ayrımcılık yapmasının yasaklanacağını hatırlatan Başkan Obama, otistik çocukların daha iyi eğitim alması için de çalışmaların yoğunlaştırılacağı konusunda söz verdi.

Eğer çevrenizde veya ailenizde otizmle karşılaşmadıysanız, bu konu da nereden çıktı diye diyebilirsiniz. Unutmayın, hastalık da sağlık da bizler için. Sizin veya bir yakınınızın otistik çocuğu olduğunu düşünün. Ya da gözlerinizi bir an kapatın ve yolunuzu bulmaya çalışın. Görmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu düşünmeyiz bile ama körlüğün ne kadar zor olduğunu anlamak için alim olmaya gerek yok. Aynı şekilde  bir sağlık sorunu yüzünden toplumdan dışlanmanın zorluğunu da ancak yaşayanlar bilir.  Benden size tavsiye, sağlığınızın ve sahip olduklarınızın tadını çıkarın.  Kanuni Sultan Süleyman bile ne güzel söylemiş: “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi…” Dünya Otizm Günü’nde gelin, çevremize dikkatle bakalım ve otistik kardeşlerimize nasıl yardım edebileceğimizi düşünelim.

Sağlığınız iyi, sevginiz bol olsun..

2 responses to “2 Nisan Dünya Otizm Günü”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    hülya abla otizm günü ile ilgili yazınızı okudum ve söyleşiyide izledim. bilmedigim biligleri ögrenme imkanına sahip oldugumu söyleyebilirim.

    bu bir hastalık ve tedavisinin olmadıgı ve ancak terapi ile egitimlerinin mümkün oldugunu ögenmiş bulunuyoruz. ve sayın dide nin dedigine göre genetik bir sorun oldugunu anlıyoruz.

    çocukların bu tedavisi olmayan hastalıga yakalanmaları ve durumları gerçekten içimi burkuyor. bu konuda yufka olan yüregim sarsıntı geçiriyor diyebilirim. onların direk ve dolaylı maddi ve manevi desdege ihtiyaç duymaları karşısında herkesin yapabilecegi ve katkı saglayabilecegi bir şeyler olduguna inanıyorum.

    dinimizde niyet etmeninde amellere yazıldıgı bir açıklama var. düşüncelerin ve uygulamlarımın dozunu ve ayarını vahşi kapitalizm den bir kademe aşagıya düşürdügüm gün devletlerinde ihtiyaçları için kaynaga ve imkana ihtiyaçları oldugunu savunur oldum. sözünü ettigim kaynak amerikanın en büyük petrol şirketi olacaksın milyarlarca dolar sübvase ve desdek alacaksın ile tabiki ilgili degil. bu konumuzla ilgili oldugu için otizm in pençesine düşmüş çocukların egitmi bakımı korunması gibi ihtiyaçlarına istinaden devlet bütçesi ile maddi ve manevi yardım ve desdege dönüşmesini istemek bana göre en insancıl olan bir egilim ve düşüncedir.

    iş çocuk olunca bendeki korkuyu anlatamam. yıllardır topladıgım bilgileri ve tıp ın geldigi son aşamayı göz önüne alınca çok rahatlıyorum. özellikle embriyonun her açıdan analiz edilerek yoluna devam ettirilmesi işlemine bayılıyorum.allah kalbime gönlüme ve vicdanıma göre bana saglıklı çocuklar versin diya dua ediyorum.

    saglık gibisi yok hayata. önem verdigim saglıgımı normal düzeyde tutma gayretlerimin hepsi başarı ile sonuçlandı. bu çagda yaşadıgım için çok şanslıyım. hemen hemen sorunlarımın hepsine çare olabilecek doktor ,ilaç ve tedaviyi bulmak olanaklı. hal böyle olunca saglıklı olmak giderek basitleşebiliyor.

    başkan obama da bir mesaj yayınlamış. günün önemini belirtmeden geçememiş.
    aslında başkan obamayı bugünün önemi ve gündemi itibari ile taktir ettigigimi söyleyebilirim. saglık ve sosyal reformuna karşı bir cumhuriyeçiler gibi muhalefet ettigim için bugün kendimden utanıyorum. ve bunu kabul edilemez oldugunu vurgulamadanda geçemeyecegim.

    amerikada hayat nasıl gidiyor bilmiyorum. bildiklerimde internet üzerinden elde ediliyor.
    bizim burayı soracak olursanız. hayat harika gidiyor. bahar geliyor ve denizin ısınmasını ve kendimi özgürce denize bırakacagım günü iple çekiyorum. meltemin ve yaylanın o mükemmel sirkulasyunun vucuduma temasını çok özledim.özledim özlemesinede bunu çok kısa yaşayacagım. ve ankaraya gidecegim.

    amerika aşkından bir türlü vazgeçemedik. bildiginiz gibi biz amerikalılar asla pes etmeyiz ve bu bize göre olmyan bir durumdur.giderek etkinligimi revizyona ugratmaya hazırlanıyorum. bunu belirleyecek en önemli etken güvenlik ,çıkarlarım ve rekabet olacak. ee boşunamı amerikalıyız diyoruz. amerikalıda amerikalı oldugunu bir şekilde gösterecek yada hissettirecek.

    SAYGI VE SEVGİLERİMLE

    not=hülya abla washingtonda kiraz agaçları çiçek açtımı çok merak ediyorum. birde istegim olacak. işinize karılmak gibi olması fakat blogunuzda amerikan anayasasını enine boyuna işlemenizi rica ediyorum. bende türkçe si var. fakat birde sizin kaleminizden ögrenelim diye beklenti için girmiş bulunuyorum.

    • hpolat says:

      Sağolun yorumunuz için.İlginizi çekeceğini düşündüğüm konulara yer vermeye devam ediyorum. Buarada anayasa konusunda da belki birşeyler yazarım ilerde. Yeni yazılarda görüşmek umuduyla, esen kalın.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

April 2013
M T W T F S S
« Mar   May »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930