Haberciliğin Altın Kuralı Doğruluk

Posted April 30th, 2013 at 10:14 am (UTC-5)
7 comments

Boston Maratonu sırasında yapılan saldırıdan sonra televizyonlara, gazetelere düşen kanlı görüntüler, yakınlarını kaybedenlerin acısı, yaralıların paramparça olan yaşamlarıyla ilgili bilgiler hafızalarımızda uzun süre yer edecek şekilde hayatımıza girerken, soruşturmayla ilgili haberler de günlerdir gündemimizden düşmüyor. Anlaşılan “Misha” faktörü dahil, daha uzunca bir süre de düşmeyecek. Boston saldırısıyla ilgili haberlerin sosyal medya kullanımını yeniden gündeme getirdiği de bir gerçek. Neden? Çünkü haberciler, sosyal medyada çıkar her haberi haber yapmaya kalktı ve bu da yanlış haberler yayılmasına neden oldu. “Bir saldırgan yakalandı” twiti, bir süre sonra yalanlandı.Bir değil, iki zanlı vardı çünkü. “Bir Suudi gözaltına alındı” haberi de doğru değildi. Böyle biri yakalanmamıştı. “İki zanlı da cihatçı örgütlerle bağlantılı” dendi ama bu da henüz doğrulanmış değil. Özetle sosyal medyada atılan mesajları ciddiye alan CNN ve Associated Press Haber Ajansı ve diğer yayın kuruluşları ciddi bir hataya düşmüş oldu. Neden? Çünkü haberciliğin altın kuralı gözardı edildi. Reyting telaşıyla alel acele haber vermek yerine doğru haber vermenin önemi bir bakıma hasıraltı edildi. Oysa haberi geç vermek, yanlış vermekten daha sağlıklı olmalı. Çünkü yanlış haber vermenin mazereti, bahanesi olamaz, olmamalı. Çünkü bu gayri ciddi bir habercilik anlayışına işaret eder ki, saygın haber kuruluşları bu tür tuzaklara düşmez, düşmemeli.

Oregon Üniversitesi’nden Profesör Scott Maier, yıllardır habercilik hatalarıyla ilgili araştırma yapıyor. Profesör Maier, Washington Post gazetesine, halkın haber hatalarını artık daha anlayışlı karşıladığını söylüyor. Profesöre göre yaptıkları kamuoyu araştırmaları, yayın kuruluşu özür dilediği sürece, halkın hataları büyütme eğiliminde olmadığını gösteriyor. “Herkes daha anlayışlı, muhabirlerin ve bağlı oldukları kuruluşların her zaman her haberi tümüyle doğru vermesinin zor olduğunu kabul ediyor” diyen Profesör Scott Maier, hata için özür dilenmediği zaman, halkın öfkelendiğini söylüyor. Bir iyi haber. Profesör Maier’e göre, halkın hafızası çok kalıcı değil, hatalı haberleri çabuk unutuyor. Yine de hatalı ve kötü habercilik, bütün medya kuruluşlarına kısa ve uzun dönemde zarar veriyor.

Washington’daki Gazetecilikte Kusursuzluk Projesi adlı sivil toplum kuruluşunun başkan yardımcısı Mark Jurkowitz, sosyal medyanın hayatımızın önemli bir parçası haline geldiği günümüzde, yanlış haberler gibi, düzeltmelerin de çabuk yayıldığını, bunun da gazetecilikte yeni bir dönem başlattığını söylüyor. Haberleri iki kaynaktan doğrulamayı beklemeden veren yayın kuruluşlarının, hatalı olduklarını anlayınca durumu hemen düzeltme imkanı olduğunu belirten Jurkowitz’e göre, bu da flaş haber vermeyi, haber doğru olmasa da, daha ön plana çıkarıyor.

Yine de şunu unutmamak gerekiyor ki, yanlış ve hatalı haber vermek mazur görülemez. Gazetecilikte, habercilikte okuldan başlayarak vurgulanan, işe her yeni başlayan muhabire öğretilen gerçek şudur: “Doğru haber vermek bir numaralı önceliktir.” Neden? Çünkü yanlış veya hatalı haber sadece haber kuruluşunun güvenilirliğine zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda kamu güvenliğini tehlikeye düşürebileceği gibi, haberde adı geçen kişi veya kuruluşların da saygınlığına ve haklarına gölge düşürebilir. Amerika’nın sesi Türkçe Bölümü’nde de elbette Boston’la ilgili facebook ve twitter mesajlarını gördük, CNN’deki haberleri duyduk ama doğruluğundan emin olmadığımız için haberi, biraz geç kalmak pahasına, “Boston’dan çelişkili haberler geliyor” diye verdik. İlk haberlerin yanlış ve hatalı olduğu anlaşılınca da doğrusu derin bir nefes aldık.

Peki CNN’de hatalı haberi veren yılların televizyon habercisi John King, neler hissetti dersiniz? Washington’daki WTOP radyosuna konuşan ve kusursuz haberciliğiyle ünlenmiş olan King, “Çok zor anlar yaşadım, uykularım kaçtı” dedi. Olaydan ders aldığını belirten King, “30 yıldır habercilik yapıyorum. İki savaş izledim. Yüzlerce terör ve soruşturma olayı hakkında haber geçtim. Çok iyi bir sicilim var. Yine de bu olay son derece utanç verici. Böyle durumlarda kendinizden çok çalıştığınız kurumun saygınlığını düşünmek zorundasınız” diye konuştu.

Sonuçta yanlış haber için özür dilemek ve sosyal medyada aynı hızla doğru haberi yaymak elbette mümkün ama düzeltme yapmak, yapılan hatayı affettirmiyor. Yine de en azından herkes dersini alıyor. Özetle, habercilikte altın kuralın süratten çok “doğruluk” olduğunu unutmamak gerekir. Siz siz olun, her okuduğunuza, duyduğunuza hemen inanmayın en iyisi, bir hata payı bırakın!

7 responses to “Haberciliğin Altın Kuralı Doğruluk”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    evet hülya abla gecikmelide olsa katılıyorum blogunuza. yazıyı okududm ve dehşete düştügüm görüntülerden ise etkilendim.

    boston olayında yaşananların ingilizce olarak haberleri gelemeye başladı özellikle twitter ve facebook tan fakat çok azını anlama olanagı buldum. 2-3 gün içinde olay ancak netlige kavuşabildi. bu haber kargaşasına birde türkiye ismini yakıştırdılar neymiş efendim bu aile türkiye üzerinden çıkış yapmış falan gibi.

    olay olabilir fakat dogru verilere ulaşmadan bir fikir ve olasılık beyan etmek çok hatalı. yetkililerin inceleme ve açıklaması için konturpiyede kalmak ve dogru haberi vermek en güzel ve dogru olanı idi. bunu vao türkçe servisi başardı ve yanılmadı. buda takip ettigim ve katılımda bulundugum voa yı tercih etmemi degerli kıldı.

    ben bile yanıldım ve hataya düştüm. işin içine türkiye adının karıştırılması bana rockfeller ve rotschild ailesinin bir oyunu ve dezgahı oldugu gibi somut bir hataya düşmüş olmam yetmedigi gibi olay açıklıga kavuşana kadar onları suçlamaya devam ettim. bu iki ailenin geçmişte kurdukları oyun ve dezgahları inceledigimizde işin aslı astarı olarak direk onları suçlamam kaçınılmaz oldu. onların sicilinin ve seceresinin ne oldugunu dünyada bilmeyen yok. eger tarzımda bir günah keçisi varsa sadece kendileridir.

    bence habercilikte dogru haber olmalı. yalan yanlış flaş haberlere fazla itibar edilmeyişini sanırım konu ile alakalı olan uzmanlar biliyor ve gerçegi kendileri bizzat ifade ediyor. amerikanınn en önde gelen haber kuruluşlarının hiçbirine itibar etmiyorum. onların kimin tekelinde oluşunu bilmem beni bu karara zorla ötelemiştir.

    bu dünyada kendi fırsatını kendi icra eden kişilerin onlara papuç bırkamayacagını herkes bilmeli ve anlamalı. haberciligin çıkar ve reklam üzerine kurulu oldugu bir dünyada bazılarının ne kadar şansı olabilirki gibi bir yanılgıyı reddedeli yıllar oldu. bazı kişilerin mangal gibi yüregi var ve onlarıda yenerek işinin zaferini elde edecegini bilmesi böyle habercilik yapıyormuş gibi çıkar ve raklam işine hizmet edenlerin emellerine ulaşması asla mümkün degildir.

    bazıları için zorlukların aşılması işlemi bir zevkten ve tercübeden ibaret oluşunun yanısıra işini icra ederken alacagı riskler ve almayacagı riskler bellidir.işinin özüne ve emellerine hizmet edişindenki şeffaflık ve güven verici oluşu ise bireyin en büyük silahı haline gelmektedir. akıl ve zeka düşünce ile muhakemeyi işletmeye başladıgında kendisinin ve kendilerinin yapacagının bir başkası tarafından yapılamayacagını ve yapamayacaklarını ilan etmesi herkese verilen bir mesaj olmaktadır. zaten yıllardır bunu gerçekleştiginin bilinmesi ve bireyin kısıtlı ve güvenilir kanallar ile bunu ilan edişi ise dogru haberciligin bir bireysellik halidir.

    birde kendi haberciligini kendinin istedigi gibi olması halinde işini icra eden benim gibi amötör profesyonel gazteciler olabiliyor. internet üzerinden ve sosyal aglardan yayılma biçimi genelde hedefine ulaşıyor. oynanan oyunların tarzı ve kalitesi halen kendi sermayesinin çıkar ve raklamına hizmet etmesini saglayan kurnazlarınki ile birebir aynı kalıyor. açıkça şunu belirteyim böyle giderse batacak bir amerikanın sahipleri ile arzu ettigimiz amerikanın muhteşem gelecegi arasında yaşanan tekel tröst ve egemenlik savaşında kazananın kim oldugunu herkes biliyor ancak kabullenemiyor. amerikan yönetimi ve yetkililerine bu savaşta adil olmalarını öneriyorum. çünkü amerikanın güvenli yarınlarını saglayacak kişilerin işlerinin ertelenmesi çok garipsenecektir ve güven vermeyen davranışlara dogru öteleyebilir.

    artık açık reklam ve düşüncelere son verdim. işimi sakin ve gizli bir şekilde icra etmeyi benimsiyorum. üzügünüm ama artık yeniden şekillenen hiçbir şeyi paylaşmama kararı aldım. şöyle kıyısından köşesinden sadece politik içeriklere katılarak aktif olmayı benimsiyorum. amacına ulaşmış bir misyonun ve vizyonun gizlilige gömülmesi alınacak en dogru karardı ve uygulananda sadece bu.

    bazen kendi haberini istedigi gibi yayma karakterinin ve biçimlerinin olması normal ve olagan karşılanmalı.adamın biri üstlendigi görevi bazen bütün dünyayı karşısına alarak icra ediyor. bunun bilinen tek bir nedeni var. yeni bir dünya düzeni istemesi. hal böyle olunca başkalarının işlemeyen ve iflasa dogru giden düzeni karşısında büyük avantajlarla bereber oldugunu ve yenilmeyecegini ve yıkılmayacagını kendisinin bilmesi yeterli.

    şimdide biraz voa igneleyelim ve eleştirelim. günlerdi her gün kürt sorunu ve açılım için bir ve birden fazla haber yaparak haberler için tercih edilen fotografların nedenini ögrenmeyi çok istiyorumki. dagdaki 3000 çapulcunun böyle bir ilgiyi nasıl hak ettigini çok merak ediyorum. amerikan yönetiminin terör örgütü olarak ilan ettigi ve zararlı ve haksız eylemlerinin oldugunu defalarca ilan etmesine ragmen yine amerikan hükümetinin finanse ettigi vao nın neden böyle etkin ve etkili zaman ayarlı haberlere imza attıgını çok merak ediyorum. izin veriseniz bir şey söyleyebilirmiyim. nedense hiçbir milliyetçi haber ve şehit ve gazi yakınlarının haberleri yapılmadı. çoktan beri takip ediyorum sizleri. bilinen açık bir basın politikanız varda bizmi bilmiyoruz.

    SAYGI VE SEVGİLERİMLE.

    • hpolat says:

      Doğru haber her zaman elbette en önemlisi. Sizin de doğru tercihi yaptığınızı görüyorum. Her yayın kuruluşunun bir yayın politikası vardır tabii. VOA’ya yönelik eleştirilerinizi dikkatle okudum. Haberlerde lütfen kasıt aramayın. Biz burada çok sınırlı imkanlarla, elimizden geldiğince haberleri en doğru şekilde vermeye çalışıyoruz. Bize ulaşan haberleri, bizim ulaşabildiğimiz kişilerle söyleşileri veriyoruz. Farklı görüşler olduğunu görüyorsunuz verdiğimiz haberlerde. kalitemize ve haberlerimizin doğruluğuna güveniyoruz.Bizi izlemeye devam edeceğinizi umuyoruz. Kendinize iyi bakın. Annenize saygılar.

  2. Hello, Neat post. There’s a problem along with your site in internet explorer, would check this? IE nonetheless is the market leader and a huge section of other people will miss your magnificent writing due to this problem.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

April 2013
M T W T F S S
« Mar   May »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930