‘Kanser Kontrol Ayı’ ve Angelina Jolie

Posted April 2nd, 2015 at 11:27 am (UTC-5)
2 comments

Daha çok siyasi ve güncel konular üzerinde yazsam da zaman zaman hepimizi ilgilendiren sağlık, ekonomi, sanat gibi genel yaşam konularına da değinmeden geçemiyorum. 7 Nisan Dünya Sağlık Günü yaklaşırken bir süredir aklıma takılan bir sağlık konusunu gündeme getirmek istedim. Sağlık hepimiz için çok önemli bir konu. Zamanında Kanuni Sultan Süleyman’ın da söylediği gibi, ‘Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.’ Ne yazık sağlığımızın kıymetini çoğu kez onu kaybettiğimiz zaman anlıyoruz. Böyle bir hataya düşmemeniz için yazıyorum bugün. Sağlığınızın kıymetini yarın değil bugün bilin. Bütün hastalıklarda ve özellikle de kanserde erken tanının önemini hiç aklınızdan çıkarmayın!

Beyaz Saray’dan kanserle mücadeleye destek

Beyaz Saray 1 Nisan’da bir açıklama yaptı ve Nisan’ı Amerika’da ‘Ulusal Kanser Kontrol Ayı’ ilan etti. Erken teşhisin ve önleyici tedavinin önemini vurguladı Başkan Obama ve şöyle dedi: ‘Bu ay kanserin dokunduğu herkesin yanında duruyor ve bu hastalığı önleme, teşhis ve tedavi etme çabalarımızı iki katına çıkarmaya kararlı olduğumuzu tekrarlıyoruz.’ Bu, neden önemli? Beyaz Saray da kanserle mücadele çabalarına destek veriyor ve bu mücadeleye ayrılan kaynakları arttırma kararlılığını tekrarlıyor. Önleyici tedbirleri de vurguluyor Beyaz Saray. ‘Kanser riskinizi sağlıklı yiyerek, sağlıklı bir kiloda kalarak, cildinizi ultraviyole ışınlarından koruyarak, alkol kullanımından kaçınarak, sigaradan uzak durarak azaltın’ tavsiyesinde bulunuyor. Biliyorsunuz First Lady Michelle Obama da Beyaz Saray’daki sebze ve meyve bahçesiyle ve ‘Let’s Move’ kampanyasıyla sağlıklı yaşamı teşvik ediyor.

Angelina Jolie’den cesur davranış

Gencecik bir kadın ama genleri yüzünden kanser riski büyük, bu yüzden bir dizi ameliyat geçirmeyi göze alıyor. Çocukları ve eşiyle daha uzun yıllar yaşayabilmek istiyor çünkü. Angelina Jolie, 39 yaşında. Menapoz için çok genç ama iki yıl içinde geçirdiği iki ameliyat erken menapoz ve birçok yan etkiyi de beraberinde getiriyor ama hepsi ölmekten daha iyi çözümler. İki yıl önce iki göğsünü aldıran ünlü oyuncu, geçenlerde de yumurtalıklarını ve fallop tüplerini aldırdığını açıkladı. Elbette amaç manşet olmak değil. Çünkü o isterse Oscar törenine giydiği tuvaletle, eşi Brad Pitt’le elele görünmesiyle ya da çocuklarıyla çıktığı seyahatlerle de sık sık gündeme geliyor zaten. Reklama ihtiyacı yok. Peki neden sık sık ameliyat oluyor dersiniz? Ailesinde kanser yaşanan ve mutasyona uğramış geni taşıyan kadınlara ne yapabileceklerini göstermek amacı. Umut vermek riskleri azaltmak için neler yapabilecekleri konusunda bilinçlendirmek.

Neden Angelina Jolie cesur bir kadın?

Çok cesur bence, çünkü 37 yaşında kimse iki memesinden olmak istemez. Düşünün bir kolunuzun altından başlayan, bütün göğsünüzü geçen ve öteki kolunuzun altında biten  yarim metrelik bir ameliyat yarası, sonra da izi. Bunun iyileşmesinin ne kadar süreceğini düşünün. İyileştikten sonra da ağır kaldırmamak, belli hareketlerde zorlanmak, hormonal dengenin bozulması, hayata tutunmanın, duygusal iniş çıkışları kontrol etmenin zorluğunu hayal edin. Diyelim bütün bunları hallettiniz, işin psikolojik sıkıntılarını ne yapacaksınız? Bir kere kadını tanımlayan unsurlardan ikisini birden kaybediyorsunuz. Eğer rekonstrüktiv ameliyat geçirmezseniz protez kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Kendinizi ‘güzel’ ve ‘tam’ hissetmeniz hiç de kolay değil. Kadın-erkek ilişkilerinde yaşanabilecek zorlukları da düşünürseniz, çok cesur gerçekten Angelina Jolie. Brad Pitt gibi onu bu konuda destekleyen bir eşi olması kuşkusuz çok güzel. Peki bütün bunları nereden biliyor ve yaşamış gibi konuşuyorum dersiniz? Çünkü ben de Angelina Jolie gibi ailesinde kanser olan, onun ameliyatlarını geçirmiş ve  kanseri yenmiş bir kadınım. Onu anlıyorum. Kanseri yenen, ailesinde kanserle mücadele etmiş ve eden bireyler bulunan, yakınlarını kanser yüzünden kaybetmiş bütün herkese buradan sevgiler gönderiyorum.

 

 

 

 

2 responses to “‘Kanser Kontrol Ayı’ ve Angelina Jolie”

  1. ben geldim yaa bensiz olmazki says:

    hülya abla gerçekten güzel bilgiler verdiniz.. tıbben bilemediklerimi ögrendim. kanser büyük bir sorun.. bir yerde okuduguma göre kanser sadece bir hücre ile başlıyor ve çogalıyor devamında ise başka yerlere sıçrıyor. bana göre o tek kanser hücresinin öncesindeki evresine bir çözüm bulmak gerekiyor. bunu ise eskiden sorun olan verem zatüre kızamık gibi bir aşı ile çözebilecegimizi düşünüyorum.. ben fazla bilgi sahibi degilim fakat bir kaç yerden ögrendigim bilgiler ile genel olarak saglıklı olabilmenin yollarını deneyecegim. fakat üreme saglıgı için bunları gelecege öteliyorum.. şimdilik rafa kaldırıldı. bilgiler güzeldi. bende telefonuma biyolojik sözlük indirdim ve oradan yavaş yavaş bilgi sahibi oluyorum. bizde kanser vakası çok az. pek tehlike yok yani sadece genetik olarak fakat bu garanti degil.
    geçmiş memurluk dönemimde şunu ögrendim. uygun seruma antibiyotik vitamin agrı kesici ilave edilerek kokteyl denilen serum tedavisi yapılıyor.. kısa sürede çok canli ve saglıklı hale gelebiliyor hastalar. sözü şuraya getireyim işin başı saglıklı beslenmekten geçiyor.

    antalya egitim ve araştırma hastanesine gitmiştim.. onkoloji servisinin önünde bekleyen kanser hastalarının durumuna çok üzüldüm.. bu hiçte kolay bir mesele degil..

    hülya abla size teşekür ederek kendinize iyi bakmanızı öneriyorum. en iyi dileklerimle. saygılar..

    • hpolat says:

      Yorumunuz için her zamanki gibi çok teşekkür ederim. Sağolun görüşlerinizi paylaştığınız için. Yazımı beğendiğinize çok sevindim. Umarım hastalıklar hepimiziden uzak olur. Siz de kendinize iyi bakın. En iyi dileklerle.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gökkuşağı

Gökkuşağı

Gökkuşağı siyasetten, sanata, akıp giden hayattan kayıp giden görüntülere, Washington’un aşırı sıcak, soğuk, karlı, yağmurlu, sert rüzgarlı ama yumuşak sürprizlerle dolu havasından, sokaktaki çocuğuna, yetişkinine, kedisine,  köpeğine ve diplomasi trafiğine kadar çok geniş bir  alanda birlikte nefes alacağımız bir ortam. Amerikan Kongresi’ne beş,  Beyaz Saray’a on dakika mesafede, düşünce üreten kuruluşların ve lobi şirketlerinin  merkezinde, Washingtonlular  politikalardan ne kadar etkilenir, nasıl yaşar, nasıl eğlenir, nelere güler, hangi  kitapları okur,  hangi gazeteleri alır,  televizyonda ne tür programlar  izler, “dizi” çılgınlığı yaşar mı, yayıncılıkta nelere önem verir, neleri “haber” sayar, habercilikte hangi standartları uygular, sosyal medya hakkında ne düşünür, çocuklarının okul tercihini neye göre yapar? Halk hayat pahalılığından ne kadar şikayet eder, dinlenmek için ne yapar, Beyaz Saray’da olup bitenlerle ne kadar ilgilenir? Başka ülkelerdeki olaylara ilgi duyar mı? Parası olunca hangi ülkelerde tatil yapar? Gökkuşağında bunların hepsinden bir nebze bulacaksınız. Gökkuşağı her zaman yorumlarınıza açık olacak.

Hulya Polat

Hulya Polat yayıncılığa Ankara Radyosu'nda başladı, TRT'de ve Amerika'nın Sesi'nde devam etti. Çok sayıda yayıncılık ödülü, siyasetçilerden sanatçılara kadar birçok kişiyle radyo ve televizyon ropörtajları var. Sivil toplumcu, gönüllü çalışmaların önemine inanıyor. Washington Türk-Amerikan Derneği Başkanlığı yaptı, Atatürk Okulu, Türk Festivali ve derneğin internet sitesiyle Amerikalı öğretmenlere Türkiye'yi tanıtma seminerleri başlatılmasında öncülük etti. Kitapları, sinema, tiyatro ve müziği, güneşi ve denizi seviyor. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. "Dünyada en çok sevdiği işi yapma güzelliğini yakalayan ve kanseri yenen şanslı kişilerden biriyim, haberciliği, hayatı ve onlarla ilgili herşeyi seviyorum" diyor.

Bölümler

Takvim

April 2015
M T W T F S S
« Feb   May »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930