Akademik Disiplin Gerekli…Ama Nereye Kadar?

Posted March 7th, 2011 at 1:12 pm (UTC-5)
Leave a comment

Eğitim, hayatın olmazsa olmazı. Her anne baba gibi ben de kızımın doğduğu günden beri ona en iyi eğitimi sağlamayı istiyorum. En iyi anaokulu seçeneğinden tutun, Amerika’da yaşayan Türk bir aile olarak ‘aman önce Türkçe’yi, Türkçe okuma-yazmayı öğrensin’ çırpınışlarına, ‘acaba yüzme mi, jimnastik mi, buz pateni mi daha uygundur’ kaygılarına kadar artık her günümüz kızımızın her konuda alacağı eğitime endekslenmiş durumda.

İşte bu nedenle Yale Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden Çin kökenli Amy Chua’nın kısa süre önce yayınlanan ‘Battle Hymn of the Tiger Mother’ ‘Kaplan Ananın Savaş Marşı’ adlı kitabı Amerika’da olduğu kadar bizim evde de büyük yankı uyandırdı.

Son derece katı bir disiplin anlayışına sahip olan, başarısızlığı asla ve asla kabullenmeyen 48 yaşındaki Profesör Chua’nın kitabı büyük gürültü kopardı. Çinli anne babanın kızı olan Chua kendi kızlarına karşı son derece katı olduğunu, akademik başarıyı herşeyin üstünde tuttuğunu, kızlarının oyun oynamalarına dahi izin vermediğini itiraf ediyor. Kızının matematik dersinde sınıf arkadaşı Koreli bir öğrencinin gerisine düşüp sınavda ikinci olması üzerine kızına gecede 2 bin matematik problemi çözdüren, piyano parçasını kusursuz çalmadığı takdirde kızının tüm oyuncaklarını yakmakla tehdit eden bir anne Amy Chua.

Batılı anne babaların çocuklarını şımarttıklarını, yumuşak davrandıklarını ve bu nedenle çocuklarını tam potansiyellerine erişmesini engellediklerini savunan Chua’ya göre Çinli anne babalar, çocuklarını sosyalleşmekten çok, bir akademik başarıdan ötekine koşarken görmek istiyor. Aslında bu tür bir eğitim ve disiplin anlayışı sadece Çinli anne babalar için değil, Amerika’daki pek çok göçmen aile için geçerli. Göçmenlerin çoğu eğitimi sınıf atlamanın tek yolu olarak görüyor. Bu nedenle de çocuklarının oyunla zaman kaybetmesini değil derslerine odaklanıp sınıf birincisi olmasını istiyor. Peki bu yaklaşım çocukların başarısını garantileyebilir mi? Çocuğuna sınıf birinciliğinden başka bir seçenek tanımayan, istemediği halde zorla piyano, bale ya da jimnastik dersi aldıran, hiçbir esnekliğe sahip olmayan, hiçbir istisnayı kabullenemeyen anne babalar çocuklarına yarardan çok zarar vermez mi? Aslında Amy Chua’nın yaklaşımını bir noktaya kadar anlamak mümkün. İngilizce’de ‘practice makes perfect’ yani ‘pratik mükemmelleştirir’ diye bir söz var. Ne kadar çok çalışırsanız işinizi o kadar kusursuz yaparsınız. İster müzisyen, ister sporcu, ister yazar, ister ilkokul öğrencisi olun fark etmez. 7 yaşındakı kızım Cansu toplama-çıkarma yaparken parmaklarıyla sayı sayıyor, 10‘dan 3 çıkarırken on parmağını açıp üç tanesini saklıyor ve yanıtın yedi olduğunu ancak öyle buluyor. Tam olarak kaplan ana rolüne soyunmasam da bunun kabul edilemez bir durum olduğunu, olaya hemen müdahale etmem gerektiğini, matematik dersinde günler, haftalar geçtikçe sayıların da büyüyeceğini, iki haneli, üç haneli sayılarla toplama-çıkarmalara başlayacaklarını ve aritmetiğin bu yedi yaşındaki yavrucak için bir an önce otomatik hale gelmesi gerektiğini düşünmeye başladım. Amacım toplama-çıkarmayı Cansu’da bir refleks haline getirmekti.

Bu fikirle hemen kitapçıya koştum ve bir matematik kitabı aldım. Peki aritmetik pratiklerine hemen başladık mı? Hayır! ”Acaba çocuğu çok mu zorlayıp bunaltırım? Bu yaşta henüz oyuna doyamayan çocuğu masa başına oturtup ‘bu problemleri çözmeden masadan kalkmak yok!’ demekle hata mı ederim?” soruları kafamı kurcalayıp duruyor hep. Bir yandan çocuğumun her gününden zevk almasını, eve arkadaşlarını çağırıp okul sonrası oyunlar oynamasını, en sevdiği çizgi filmi kaçırmamasını isterken diğer yandan da ‘acaba derslerinden geri mi kalır’ korkusu sarıyor içimi. En doğrusu orta yolu bulmak, ama nasıl? Şimdilik ben bu soruların yanıtını ararken matematik kitabı mutfak masasının üzerinde kapağının açılmasını bekliyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Devrim Moral

2003‘ten beri Amerika’nın Sesi Türkçe Yayın Bölümü’nde görev yapan Devrim Moral, Bilkent Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olduktan sonra Ohio eyaletindeki Bowling Green State Üniversitesi’nden Amerikan Edebiyatı ve Kültürel Çalışmalar dallarında lisanüstü derecelerini aldı. Bowling Green State Üniversitesi’nde Popüler Kültür temalı İngilizce kompozisyon dersleri veren Moral, Amerika’da okul öncesi eğitim ve ilkokul eğitimi konularıyla yakından ilgili. Evli ve 7 yaşında bir kız çocuk sahibi olan Moral, 2000 yılından beri Washington DC’de yaşıyor.