Annapolis’de Aralık

Posted December 14th, 2011 at 3:59 pm (UTC-5)
1 comment

Maryland eyaletinin başkenti Annapolis adını taşıyan deniz harp okuluyla ünlü.  4 yıllık “Annapolis Naval Academy” ya da kısaca akademiyi bitiren öğrenciler subay olarak deniz kuvvetlerine, deniz hava kuvvetlerine ya da deniz piyade birliklerine atanıyor.
Chesapeake Körfezi kıyısındaki kent, 1649 yılında, dini nedenlerle güneydeki Virginia eyaletinden sürülen kişiler tarafından kurulmuş. Korumalı limanıyla zamanla önemli bir ticari merkez haline gelmiş ve köle ticaretiyle zengin olmuş. 39 bin nüfuslu kent aynı zamanda Anne Arundel ilçesinin merkezi.

Maryland eyaleti adını İngiliz Kraliçesi Mary’den (Meryemistan gibi,)  Baltimore kenti İngiltere’deki Baltimore Lordundan, ilçe ve kent de adını İkinci Baltimore Lordu Cecil Calvert’in eşi Anna Arundel’dan alıyor.

Anna’nın kenti (Anna-polis) başkent Washington’un 47 km doğusunda, Baltimore’un ise 42 km güneyinde Severn nehrinin ağzında bulunuyor. 1783–1784 yılları arasında kısa bir süre ABD’nin başkenti olan kent, 2007 yılının Ekim ayında Ortadoğu barış konferansına ev sahipliği yapmıştı.

Kent aynı zamanda Amerika’nın doğu kıyısının yelkenli merkezi olarak da biliniyor. Denizle hem ruhen hem de fizik olarak iç içe yaşayan, her bir semtinde başka bir koy bulunan çok şirin bir kent Annapolis. Kışın bile güzel.

Meydandaki binaların çoğu 18. yy’dan kalma

 

Köpek meraklıları


Sağ üst köşede onarıma alınmış kubbe Maryland Eyalet meclisi binası

 

Belediye hem  turistler rahat alışveriş yapsın hem de esnafa kolaylık olsun diye  paralı park yerlerini NOEL için bedava yapmış.
İki saat ücretsiz.

 

Tanıdık bir sima. 60′lı ya da 70′li  yıllardan olmalı

 

Her yer NOEL’e hazırlanıyor

 

Otel 1747 yılında inşa edilmiş.  Türkiye’de Sultan Birinci Mahmut (1730-1754) dönemi

 

Otobüs bekleyenler

 

Kentin köle ticareti geçmişini unutturmak için yapılmış bir anıt

 

Deniz insanın karnını acıktırıyor

Mehmet İlhan



 

 

 

 

 


One Response to “Annapolis’de Aralık”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    Kayseri – ismini nerden almıştır – İsminin taihçesi – adının kökeni

    Kayseri İsmini Nereden Almıştır- Kayseri İsminin Tarihçesi – Kayseri Adının Kökeni

    Kayseri kentinin adı Latince Caesarea Yunanca (kaysaria) adı Arapça biçiminden Türkçeleştirilmiştir. Eski isimleri Mazaka ve Kaisareia (Fransızca Césarée)’dır..

    Kayser veya kaysar (Arapça ve Osmanlıca: ) Roma ve Doğu Roma (Bizans) imparatorlarına verilen Caesar (Yunanca: kaisar) ünvanının İslam ülkelerinde kullanılan biçimidir. Osmanlı sultanları II. Mehmed’ten başlayarak resmi sıfatları arasında Kayser-i Rum ünvanını da kullanmışlardır.

    Caesar asıl olarak Roma’lı devlet adamı Caius Julius Caesar’ın (MÖ 100-44) lakabıdır (cognomen). Caesar’ın manevi oğlu olan ilk Roma imparatoru Octavianus Augustus onursal bir ünvan olarak Caesar lakabını benimsemiştir. Daha sonraki Roma imparatorları da Caesar ve Augustus ünvanlarını bir arada kullanmışlardır.
    Rus hükümdarları Caesar adının Rusça biçimi olan tsar (Rusça: ??? çar) ünvanını 1453′te İstanbul’un Türkler tarafından fethinden kısa bir süre sonra benimsemişlerdir. Adlandırmanın amacı Osmanlı sultanlarının Rum kayserliğine varis olma iddiasına karşı koymak ve Bizans tahtının mirasında hak iddia etmektir

    Kutsal Roma Germen İmparatorluğu (961-1804) Avusturya İmparatorluğu (1806-1918) ve Alman İmparatorluğu (1871-1918) da Latince Caesar ve Almanca Kaiser ünvanlarını kullanmıştır. Özellikle son Alman imparatoru II. Wilhelm (1888-1918) Kaiser ünvanını ön plana çıkarmıştır. Türkçe kullanımda Alman imparatorunun lakabı çoğu zaman kayzer eski Rum ve Osmanlı hükümdarlarının lakabı ise kayser imlasıyla yazılır. Ayrıca Yılanlıdağın zirvesinde dönemin en büyük Kapadokya Kralına ait olan mezar kabri keşfedilmiş çevresinde çok eski tarihi bir kale ve kale ortasında bir darphane de bulunmuştur. Kale içindeki kazılarda ele geçen bir tablete göre bu dağ üzerinde gizli bir yerde yeraltı şehri ve hazineler bulunmakta olduğu iddia edilmektedir.

    Türkiye’nin önemli volkanik dağlarından olan 3917 metre yüksekliğindeki Erciyes Dağı, Kayseride bulunmaktadır. Erciyes Dağı’ndaki Erciyes Kayak Merkezi Türkiye’nin önemli kayak merkezlerindendir.
    Şehir ayrıca 1978′de açılan Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden biri olan Erciyes Üniversitesi’ne ve 2008 yılında açılan Melikşah Üniversitesi, 2011 yılında açılan Nuh Naci Yazgan Üniversitesi, ve şu an inşası devam eden Abdullah Gül Üniversitesine ev sahipliği yapmaktadır.
    Bazı ünlü iş adamları, Kadir Has,Tuncay Aydoğdu,Hüsnü Özyeğin,Hacı Boydak, Asım Kibar, Mustafa Köseoğlu, Saffet Aslan, Kemal Dedeman ve Tuncay Özilhan gibileri Kayserilidir. Sabancıların kökeni de Kayseridir. Ayrıca ünlü mimar Mimar Sinan, Aşık Seyrani ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’da Kayserilidir.

    Sahabiye Medresesi (Kayseri Cumhuriyet Meydanı)

    Kayseri şehri yollarının genişliği ile dikkat çeker.
    Kayseri sanayi açısından epey yol katetmiştir ve Türkiye’nin önde gelen sanayi şehirlerinden birisidir. Pek çok ünlü marka Kayseri’den gelir.
    Kayseri;sucuk, pastırma ve mantısıyla meşhurdur.
    Türkiye’nin ilk 32864 kişilik üstü kapalı futbol stadyumu Kayseri’de bulunmaktadır.
    M.Ö. 2800′lü yıllarda önemli bir merkez olan Kaniş Höyüğü, Kayseri’nin 20 km kuzey doğusunda bulunmaktadır.
    Kayseri, Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’da kurulan Anadolu Selçuklu beyliklerinden en güçlüsü olan, Danişment Gazi’nin kurduğu Danişmentliler Beyliği’nin en önemli kentlerinden biri olmuştur.
    M.S. 260 yıllarında nüfusu 400.000′i aşıyordu.

    TARİHE TARİH İLE CEVAP VERMEYİ UYGUN BULDUM. ÇÜNKÜ ANNAPOLİSTEN DAHA ESKİ UYGARLIGIN BİR BİREYİYİM. KAYSERİ..
    OBJEKTİFLERİNİZDEKİ MAİNE POZLARINI GÖRMEYİ ARZU EDERDİM. BİR RİCAYA KARŞI SAKLAMAYI TERCİH ETMENİZİ ANLAMIYORUM. BELKİ GÜNÜN BİRİNDE MAİNE FOTOGRAF VE BİLGİLERİ İLE BANA BİR SUPRİZ YAPABİLİR MEHMET BEY.

    bana bu imkanı veren amerikanın sesi ve mehmet beyine çok teşekür ediyorum. kurumsal ve mesleki hayatınızda size başarılar dilerim. saygı ve sevgilerimle.

    not:amerikayı karış karış gezen bir kişinin kendi dünyasından yansıyanlarınıda yansıtmasını arzu ederdim. ne bir resmi var. nede bir düşüncesi. kapalı kutu gibi birsini takip ediyoruz. fakat yinede blogu ile iletişim ve etkileşim kurabiliyoruz.

Leave a Reply