Muhabbeti sevmeyen yoktur herhalde? Tamam, “çok konuşmayı sevenler” ve “konuşmayı pek sevmeyenler” vardır ama genelde gördüğümüz bir şeyi, dinlediğimiz bir hikayeyi, bazen eski anıları bazen de anlık heyecanları konuşarak paylaşmayı severiz.
“Muhabbetin tadı en çok nerede çıkar” diye sorsam çoğunu tahmin ettiğim birçok yanıt alacağıma eminim Ama herhalde motor, akla son gelenlerden olacaktır. Birinci nedeni motorda konsantrasyonun çok önemli ve çoğu zaman da hayati olmasındandır tabii. Ama muhabbet derken mutlaka uzun uzun sohbetleri, askerlik anılarını ya da sevgilinizle aranızdaki “çıkmaz sokakları” paylaşmayı anlamamak lazım, değil mi? Onları anlatmanın bir yeri var. Ve o yer, motorun üstü değil
Buraya kadar hemfikiriz, tamam. Peki o zaman neden koca koca firmalar motorlar için intercom/interkom sistemleri üretiyor? Motorda muhabbet için tabii ki Ama nasıl muhabbet? Örneğin, “5 kilometre sonra Eski Foça sapağı var. Sola döneceğiz” cümlesini el-kol-beden hareketleriyle arkanızdaki motorcu arkadaşınıza anlatmak yerine “hızla” kurabilmek gibi mesela Ya da Amerika’da sık rastlanan bir örnek olduğu için yazıyorum “Sağda geyik var, gördün mü?”; “İleride polis var, hıza dikkat”; “Ooo yağmur yağdı ya kunduzlar hep yol kenarında” benzeri zaman zaman sevimli, zaman zaman yararlı olabilecek cümleler gibi…
Hele de bu muhabbet 2 değil 4, 4 değil 6 motorcu ve hatta daha fazlası arasında olabiliyorsa grup sürüşlerde değmeyin intercom sahiplerinin keyfine. Örnekleri beslemek, işin içine artçıyla muhabbeti de eklemek, binlerce değişik senaryo ile anlatmak mümkün. Ama motorda bazen bir “Dikkat çukur var” cümlesinin bile bir hayat kurtarabileceğini bilen motorcular için daha fazla açıklamaya gerek yok.
Motosikletli Kız’da bundan sonra piyasada çok bilinmeyen, ama gayet iyi performanslı bir intercomun detaylı videosunu da bulacaksınız. Ama önce Cardo Systems’ın bilinen modellerinden Scala Rider’ın Q2 PRO ve G4 arasındaki farklara dair Cardo’nun bir görevlisinden aldığım “temel farklar” listesi var.
Almayı düşünen, temel bilgilere ulaşmaya çalışanlara “intercom’a giriş” tadında bir video. Yorumlarınızı paylaşın, çekinmeyin. Hayat paylaştıkça güzel
Washington yakınlarında bir kasaba yolu (Foto: Selin Süer Ünlü)
Motorun keyfi uzun uzun yol almakta, bilmediğin yerlere doğru yola çıkmakta. Her ne hikmetse arabayla giderken sıradanlaşan yollar motorla bir o kadar cümbüş tadında. İşte bu videolu yazıda bu uzun yolları daha az yorgunluk, kollarda az uyuşma, bileklerde daha hafif ağrılarla (Motorcuların seve seve katlandığı, genel dertlerden biridir bu yakınmalar) atlatmanın yolunu paylaşıyorum sizlerle. Ufacık, ucuz ama işlevsel bir “cruise control” çözümü!
Şimdilerde Amerika maceralarını sizlerle paylaşmaya çalışan Motosikletli Kız, Amerika ve İngiltere’deki motosiklet forumlarının sıkı takipçisi olduğu kadar, hatta ondan çok daha fazlasıyla Türkiye’deki motosiklet forumları ve bloglarının da sıkı takipçisi, katkıda bulunanı, okuyucusu, paylaşanı, vs… Daha önce de demiştim hepimiz birbirimizden ilham alıyoruz iki teker üstünde. Birbirimizi anlattığımız gezilerle heyecanlandırıyoruz, teşvik ediyoruz, ya da basit görünen bir teknik sorunun çözümü için yine forumlara, yani birbirimize dönüyoruz.
Bu yüzden internetteki motosiklet forumları ve platformlarının varlığına çok sıkı inananlardanım ben. Facebook ve Twitter’da da paylaşım keyifli olsa da, forumlarda daha fazla detaya daha kolay erişim olduğu yadsınamaz.
Tam İstanbul’daki motosiklet fuarı öncesi Motosiklet.net, Turkbikers ve Scooter Bilgi Forumu ile çok ayrıntılı röportajlar yapmıştım. Bu röportajlara şimdi, yani fuar heyecanı artık dinmişken bir kez daha göz atmak isterseniz sırasıyla buradan, şuradan ve yine buradan okuyabilirsiniz
Türkiye’de ve dünyada motora dair tüm ilginç deneyimleri, fikir ve projeleri paylaşmaya devam edeceğiz. Zaman zaman yazılı, zaman zaman sesli, çoğu zaman da görüntülü olarak O yüzden bloğa ziyaretlerinizi ihmal etmeyin
Bu haftaki konuk ise www.motorcuyuz.comadresinde yayın hayatına başlayan bir platform. Sevgili Erman Yağız Alibeyoğlu’yla bu platformu farklı kılan noktaları konuştuk. İlginizi çekecek atılımları var. Ben sözü kendilerine bırakıyorum
Motosikletli Kız (MK):Motorcuyuz.com Türkiye’de sayıları hayli fazla olan motosiklet paylaşım platformlarına son katılanlardan. Kalabalık bir paylaşım pazarında yeni bir nefes de diyebiliriz pekala. Ancak motorcuyuz.com’un kuruluş amacını, piyasada zaten var olan forumlardan farklı olarak neler yapmayı planladığınızı sizden dinlemek isteriz…
Erman Yağız Alibeyoğlu (EYA):Motorcuyuz.com projesi 2012 yılında yayın hayatına başladı. Türk motosiklet paylaşım platformlarında sizin de dile getirdiğiniz gibi yeni bir soluk olarak adlandırabiliriz. Bilindiği üzere Türkiye’de birçok başarılı motosiklet paylaşım platformu var. Platformumuz kurulurken neredeyse tüm motosiklet paylaşım platformlarını inceledik ve incelemelerimiz sonucunda kullanışlı ve görsel yönden çok güçlü bir motosiklet paylaşım platformunu motosiklet sürücü ve tutkunlarına sunmaya çalıştık.
Diğer motosiklet paylaşım platformlarından farklı olarak anasayfamızı blog şeklinde düzenleyerek çeşitli ekstra platformlarla sitemizi bir motosiklet portalına çevirdik. Şu an yayında olan platformlarımız MTRCYZ blog ,MTRCYZ Forum ve MTRCYZ Sözlük platformlarıdır ve yakın zamanda MTRCYZ Tv platformumuzda yayına girecektir.
“Ana Sayfamızı Bir Blog Gibi Düzenledik”
İlk olarak MTRCYZ Blog platformumuz olan ana sayfamızdan bahsetmek istiyorum. Bir internet blogu olan anasayfamızda motosiklet dünyasında tanınan yazarları ,katkıda bulunan insanları sitemize yazar olarak veya içerik tedarikcisi olarak kazandırıp, motosiklet dünyasına en iyi ve en faydalı haber ve içerikleri sağlamaya çalışıyoruz. Her geçen gün artan değerli yazarlarımız bunun bir göstergesidir diyebiliriz. İkinci olarak forum platformumuzda kategorileri ve kullanım özelliklerini en ince ayrıntısına kadar düşünüp, en iyi şekilde motosiklet sürücü ve tutkunlarına sunmaya çalıştık. Ayrıca öneri ve şikayetlerle forum platformumuzda gün ve gün iyileştirmeler yapmaktayız.
Daha yayına başlamamış olan Moto TV projemizde ise motosiklet üzerine paylaşım videolarını ve video haberleri en uygun şekilde kategorileştirip motosiklet sürücü ve tutkunlarının en kolay şekilde bu içeriklere ulaşmasını hedefleyen bir projemizdir.
Motorcuyuz.com olarak motosiklet sürücü ve tutkunlarına en iyi şekilde hizmet ve destek verebilmek için ilerleyen tarihlerde hayata geçirmeyi planladığımız birçok projemiz var. Birkaç örnek vermek gerekirse tüm motosiklet firmalarının ulaşım, iletişim ve faaliyet alanlarını belirten bir rehber ve motosiklet parça ve ekipmanlarının hangi firmalarda bulunduğu ve fiyatlarınıda içeren bir web platformu bu projelere örnek olarak verilebilir. Ayrıca sosyal sorumluluk ,motosiklet kültürünün tanıtımı ve motosiklet ile yeni tanışan arkadaşlarımız için özel projeler de hazırlamayı düşünüyoruz.
MK: Sitenizde motosiklet türü, markası ya da CC ayrımı yapılmayacak herhalde?
Motorcuyuz.com olarak herhangi bir marka/tür/CC ayrımı platformumuzda kesinlikle yapılmayacaktır. Amacımız tüm motosiklet sürücü ve tutkunlarına faydalı bir rehber ve bilgi kaynağı olmak, onları platformumuzda buluşturmak ve etkinliklerimizle kaynaştırmakdır.
EYA: Moto sözlük projemiz Türk motosiklet sürücü ve tutkunlarına motosiklet ansiklopedisi tadında bir web platformu sunmayı hedeflemektedir. Sözlük platformumuz sayesinde motosiklet sürücü ve tutkunları motosiklet terimlerinin anlamlarını öğrenebilir, motosiklet marka ve model kullanıcı yorumlarını bir başlık altında okuyabilir ve bu yorumlara katkıda bulunabilirler. Konsept olarak sözlüğümüzde yazarlarımız açılan ilk başlıkta önemli bilgileri verip diğer yazarlarımızında kattığı ek bilgilerle en iyi içeriği motosiklet sürücü ve tutkunlarına sunmayı hedeflemektedir. Yazarlarımız ve takipcilerimizin destekleri ile motosiklet sözlüğü projemiz motosiklet sürücü ve tutkunları için web platformlarında en iyi bilgi kaynaklarından biri olma yolunda hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Sözlük projemizde bizlere destek veren motosiklet kulüpleri, web platformları, firmalar ve kişilere desteklerinden ötürü çok teşekkür ederiz.
MK: Motorcuyuz.com’da hangisi ağırlıklı olacak? Forum paylaşımları mı? Motosiklet haberleri mi? Ya da hiçbirini öne çıkarmayan, aksine dengelemeye çalışan bir yaklaşımınız mı olacak?
EYA: Motorcuyuz.com’u kurarken hedefimiz motosiklet sürücü ve tutkunlarına motosiklet konusundaki tüm paylaşımları tek bir platformdan sunmaktı. Yayında olan ve hazırlanan platformlarımızla bir motosiklet sürücüsünün motosikletlere dair merak ettiği, arıyabileceği tüm bilgi ve medyaları motorcuyuz.com üzerinden en iyi şekilde sunmaya çalışacağız.
MK: Türkiye’de motorcular geleneksel medyada ve sosyal medyada giderek daha görünür hale geliyor. Peki ama motosiklet kültürü trafiğe ne kadar yerleşti. Yani, bir motor tutkunu olarak size “bir hayal kurun” desem, trafikte neyi nasıl görmek isterdiniz?
EYA: Günümüzde artan motosiklet kullanımı, motosiklet web platformları sosyal medya ve geleneksel medyadaki motosiklet üzerine farkındalık paylaşımları ve destekleri biz motosiklet tutkunlarının sesini duyurmakta önemli bir rol oynuyor. Ben bu destek ve paylaşımların etkisinin o kadar çok fazla artmasını istiyorum ki bir motosiklet sürücüsünün yarım milyon lira civarinda olan bir arazi aracı sürücüsü kadar trafikte çekince yaratmasını istiyorum. Ayrıca motosiklet kullananlar için özel alanlar, yollar, park yerleri gibi kullanım alanlarının Türkiye’de yaygınlaşmasını her motosiklet tutkunu gibi görmeyi diliyorum.
MK: Motosikletli Kız da, Türk motosiklet kültürüne olumlu katkılar yapma hedefiyle yola koyulan Motorcuyuz.com’a başarılar diliyor
Amerika’daki motosiklet maceralarını, okuduklarını, dinlediklerini paylaşan Motosikletli Kız’ın yazıları neredeyse bir seneyi geride bıraktı. Bu süre içinde Türkiye’den binlerce motosiklet tutkunu arkadaş edindi. Güzel hikayeler dinledi, dinletti.
Sesli yazıların (tık) ardından videolar/testler/Amerika manzaraları (tık) da eklendi bloğa… İşte sonunda motorun her yerde motor olduğunu, motorcunun da her yerde aynı tadı aldığını gösterdik birbirimize (Tamam, tamam. Trafikte sıkıştırılmadan, itelenmeden, aşağılanmadan sürmenin farkını yadsıyacak değiliz! O kadar da değil )
Motosikletli Kız, motosikletçi kimliğinin yanında Voice of America (Amerika’nın Sesi) Türkçe Bölümü ekibinin de bir üyesi. Tıpkı ekibin diğer üyeleri gibi seslendirme yapıyor, haber yazıyor, canlı yayınlara çıkıyor, her gün Amerika’nın gündemini Türkiye’ye bildiriyor. Az kişiyle sıkı çalışan bir ekipte zincirin bir halkasını oluşturuyor yani…
İşte bu yüzden Türkiye’de TGRT Haber üzerinden izlediğiniz ortak yayınlarda Motosikletli Kız’ın yazılarının aşağıda gördüğünüz kısa tanıtım videolarını gördüğünüzde “…?” demeyin. Ben önceden buradan paylaşıyorum ki önce siz görün, siz bilin
Naçizane, kısa tanıtım videosu huzurlarınızda efendim
Birincisi:
Bu da ikinci ve biraz daha uzun ve farklı versiyonu:
Amerika’da motosikletli yaşam üzerine vlog (videolu blog ya da video bloğu diyelim) yapan bir motosiklet tutkunuyla yapılmış röportajı okurken dikkatimi çeken birşey oldu. Vlog sahibi, “İnsanlar motorun önünde durup konuşan birilerini hep görüyor, ben motordan görünenleri çekip bloğuma koyuyorum” diyordu. Hak veriyorum… Ama ben motoru seven insanların bir başka motorcuyu motorun önünde, arkasında, üstünde, kenarında neresinde olursa olsun işte dinlemekten zevk aldıklarına da inanıyorum. Yeter ki farklı diyarlardan farklı tatlar katabilin diğer motorcuların hayatına…Ve yeter ki benim gibi keyifle yapın bunu…
İşte bu vesileyle bu sezon da Motosikletli Kız’ın Amerika maceralarını motorun yanında, arkasında, önünde, üstünde (mümkünse yerle yeksan olmadan! ) anlatmaya devam edeceğinden haberdar etmek isterim sizleri Sürprizlere, yeni ürünlere, püf noktalarına ya da sadece güzel bir yolda akıp giden görüntülere hazır olun
Bugüne kadar Motosikletli Kız’da yer almış videolu anlatımların bir bölümünü de bu yazının altına iliştirdim. Blogda zaman zaman kaybolup gittikleri için göremedikleriniz olduysa, buyrun bir de şimdi izleyin
Motorda Zen Ustası Olmak
Washington’daki Uluslararası Motor Fuarı
Düşen Motor Yerden (Sakatlanmadan) Nasıl Kaldırılır?
Reflektörleri Taktım, Sizin İçin Test Ettim!
Kask Hayat Kurtarabilir! (Motosikletli Kız Motor Üstünde)
Kış Geldiğinde Motorunuzu Uykuya Yatırıyorsanız Bunları Dinlemelisiniz!
Motosikletli Kız’ın Okuyucularına Teşekkür Mesajı ve 2011′den Kalanlar
Baharla birlikte tıpkı doğa gibi sizler de uyandınız. Peki yeterince uyanabildiniz mi? Bahara hazırlıkla ilgili Amerikalı bir sürüş hocasından dinlediklerimi sizle paylaşmıştım (Kaçırdıysanız, burayı tıklayıp okuyabilirsiniz) Ama bu işin teknik hazırlığı kadar psikolojik hazırlığı da var.
Motorun üstünde dikkat dağınıklığının olası sonuçlarını sizin de katkınızla Amerika-Türkiye hattında bundan sonra da konuşuyor olacağız. Ama şimdilik aşağıdaki “Bahara Merhaba” “görüntülü yazısıyla” (hep sesli yazı olacak değil ya ) Washington’a uzanabilir, bana katılabilirsiniz
Motosikletleri sevmemizin birçok nedeninden biri de “sıradışı”lıklarıdır. Bir kere görüntüsü, trafikteki manevra sahası, kıvraklığı, pratikliği, saydıkça akıllara yenisi gelen “farklılığı”dır işte bizi bu kadar bu merete bağlayan. Bu sıradışılık zaman zaman trafikte tüm gözlerin size çevrilmesine neden olabilir. Özellikle piyasaya yeni girmiş motosiklet modellerine binenler için bu durum daha bir geçerlidir Ama alışılagelmiş motosikletlerin bile, iki tekere binmeye cesaret edemeyen ya da içinde iki tekerle buluşma arzusunu özenle besleyenler için ilgi çekici olduğu anlar vardır. Çoğumuz da o anları yaşamışızdır
Yolda kırmızı ışık yanar mesela. Yandaki arabadan bir kafa uzanır. “Kaça bu motor?” diye direk girilir muhabbete hani O gün “sosyal” halinizdeyseniz -ki bana sorarsanız biz motosikletçiler neredeyse her an o haldeyiz- ışık yeşile dönene kadarki süre içinde ballandıra ballandıra anlatırsınız. İşte ne bileyim “Şu kadara aldım”, “Aslında bakma verdiği keyfe göre para değil valla”, “Benzini de çok az yakıyor”, “Ben buradan taaa bilmem nereye kadar gittim” gibi cümleler sıralanır ardı ardına.
Saklamayın! Bilirim. Hepimiz severiz o anı. O “sıradışılığımızın” yüzümüze tatlıca çarpıldığı “ilgi odağı olma” anını
Peki ya beğendiğiniz bir motor varsa ve siz trafikte birini kırmızı ışıkta yakalayıp da “Otobanda kaç yapar bu?”, “Kaç litre benzin alıyor” gibi soruları sorma fırsatı yakalayamamışsanız? E o zaman motosikletle ilgili inceleme yazıları yazan internet sitelerine, online ya da basılı dergilere, motosiklet forumlarına, olmadı Facebook’a falan dönebilirsiniz? Peki ya daha yakından, dokunarak, görerek tecrübe etmek istiyorsanız?
Peki diyelim, sizin durumunuz bu değil. Siz bir motora biniyorsunuz ve o motora duyduğunuz hayranlığı, zaman zaman teknik sorunlarına duyduğunuz kızgınlığı, fikirlerinizi, gözlemlerinizi aynı motora binenlerle paylaşmak istiyorsunuz. Ya da onları dinlemek. Motorunuzu onların gözünden görmek istiyorsunuz. E o zaman da dönersiniz motosikletle ilgili inceleme yazıları yazan internet sitelerine, online ya da basılı dergilere, motosiklet forumlarına, olmadı Facebook’a… Peki ya yüzyüze konuşmak, paylaşmak istiyorsanız?
Hah! İşte o zaman en iyi alternatiflerden biri aynı marka motoru kullananlarla yapılan buluşmalardır. Böylece dertler paylaştıkça azalır, mutluluklar da bu buluşmalar sayesinde çoğalır
Bahar geldi ya. Çiçek açan ağaçlar gibi motosikletçiler de bahara değişik, irili ufaklı toplantılarla merhaba demeye başladı. Bu kadar buluşmaya özendirmişken geçenlerde beni de davet ettikleri bir buluşmaya getireceğim lafı.
Ben Amerika’da olmam hasebiyle katılamayacağım tabii ama bloğun KYMCO motosiklet sahibi okuyucuları için -hala duymadıysanız tabii- buradan da bildirmeyi borç bilirim
Efendim, olay şu. Kymco Xciting Club Turkey, 2′nci buluşmasını bu sene 8 Nisan Pazar günü gerçekleştiriyormuş (Tabii yağmurun azizliğine uğramazsa!)
SİLKAR‘ın sponsorluğundaki etkinlik için buluşma yeri Maslak’taki Opet Benzin İstasyonu. Tekerlerin dönme saati ise 10:00.
Hedef, tahmini bir saatlik sürüşün ardından Karaburun. Sahilde, profesyonel yemek firması tarafından hazırlanacak mangal partisi de cabası (Benim için de yutun köfteleri, kebapları ) Duyduğum kadarıyla gün içinde diğer KYMCO sahipleriyle deneyimlerinizi paylaşabilmeniz için çeşitli etkinlikler de düzenlenecek. Test sürüşleri, sürüş eğitimi, teknik bilgi paylaşımı program dahilinde
Akşam 17:00 gibi de tekerler eve doğru dönmeye başlayacak-mış. Benden söylemesi, sizden duyması Anladığım kadarıyla KYMCO’cuların buluşması hedeflendiği için diğer marka motosikletleri kullananların katılım için etkinlik yöneticileriyle irtibata geçmesi gerekiyor. Katılıp KYMCO’cuların çoşkusunu görmek ve birkaç da arkadaş edinmek istiyorsanız neden olmasın?
Toplu sürüş kuralları, güzergah, vs. gibi bilgiler için KYMCO’nun internet sitesine başvurabilirsiniz (Buyrun burayı tıklayın.)
Amerika’da bulunduğum eyalette bu bu tip buluşmalara çok rastladığımı söyleyemeyeceğim. Ama önümüzdeki haftalardan birinden Washington’daki scooter sahiplerinin bir buluşmasına sevgili scooter irisi motorum Burgman 650′mle katılmayı planlıyorum. O buluşmayı da buradan takip edebilirsiniz.
Hadi bakalım. Buluşun, eğlenin, öğrenin, şikayetlerinizi müdüriyetle eğlenceli fotoğraflarınızı da Motosikletli Kız’la paylaşın Amerika-Türkiye hattında buluşma çöpçatanlığı şimdilik bu kadar
Aşağıdaki yazıyı Selin’den dinlemek ister, ne bileyim iPod’unuzdaki değerli müziklerden birinin yerini alsın falan isterseniz (şansımı zorladım, biliyorum ) aşağıdaki “ses dosyasına” bir “tık” yeter.
Motorcunun ne düşü olacak! Erken gelen bahardan başka? Uzun yola çıkmak, motorla Amerika’da “Route 66” yapmak, falan filan onlar da güzel düşler tamam ama her şeyden önce bahar geliyor; ardından da diğerleri…
Kışın da motora binebilen şanslı ya da “az üşüyen” veya “sıcak iklim insanı” azınlıkların dışında benim gibi kolay titreyen, kışları karlı geçen iklimlerde yaşayanlar motorlarından belki de haftalarca ayrı kaldılar. O yüzden de baharı, boyunlarımız bükük bekledik. Fakat nihayet beklenen sevgiliye ulaştık işte!
Kış uykusuna motoru nasıl yatırmak gerektiğine dair bir video hazırlamıştım ya kışa girerken (Seneye kışa girerken bakmak isterseniz, burada ) Hani dikkat edilmesi gereken teknik ayrıntıları sıralamıştım… Bahara girerken bu kez farklı bir şey yapmak istedim.
Motor sürüş tekniği hocalarından birinin o sıkı eğitim programı içine sıkıştırmayı becerip de biz “gelecek nesillere” aktardığı bu değerli bilgileri ben de Amerika-Türkiye hattında paylaşmayı bir borç bilirim
Ben motosiklet kullanmanın tıpkı yüzme gibi “unutuldu sanılan, ama yapmaya başlayınca çabucak hatırlanan” birşey olduğuna inananlardanım. Yani bana sorsanız “İnsan birkaç hafta binmedi diye motora binmeyi unutur muymuş, refleksleri paslanır mıymış, motosiklete binme yetisinin cilası mı olurmuş?” derim. Tuhaf bulurum yani “Bahar geldi, sürüş tekniklerimizi cilalayalım” laflarını. Fakat, kovboy şapkası ve o şapkayla gayet uyumsuz kıyafetleriyle eğitim alanında salınan, genç ama çok yol tozu yuttuğu motora binişinden hemen çakılan hocamız anlattıkça ikna oluyorum resmen. Sizi ikna edermi bilmem, ama işte orada dinlediklerim Ya da bir başka deyişle, “dinlediklerimden hatırladıklarım!”
Amerikalı eğitmenlere göre bir süre motora binmediyseniz, motor sezonunu açmadan önce bazı sürüş yetilerinin üstündeki tozu almakta fayda var. Yani, eğitmenlere bakılırsa “Motor ustalığınızı bıraktığınız yerden devam ettireceğinizi düşünmek biraz saflığa kaçıyor.” Neden mi? En temel sebebi fiziksel yetilerinizin ve yoldaki şartları işlemleyen zihninizin, motoru uykuya yatırmadan önceki keskinliğinde kalmıyor olması. Peki var mı bir çaresi? Var!
Sürüş hocamıza bakılırsa boş bir alan, bir park yeri, vs bulup yarım saatlik fren, dönüş, dur-kalk egzersizi yapmanın faydası büyük. Tabii, içinizden kaçı, üstelik de tüm korumalarını, kıyafetlerini giyerek bunu yapmak ister bilemem. Ben söyleyeyim de, karar size kalsın
Bu egzersizlerin en etkililerinden biri, sürüş teknikleri kursunda üzerinde çok durdukları “fren yapma” egzersizi. Yani önce yavaş hızlarda motorun fren potansiyelini, frene nasıl tepki verdiğini “yeniden keşfetme”; sonra yüksek hızlara çıkıp o hızlarda güvenli fren yapmayı deneme. Motorun tekerlerini kitlemeden, önünü arkasını kaydırmadan tabii!
Özellikle ön freni sıkarken “telaşla frene asılmamak” en iyisi. Ön teker kaymasın diye ağır ağır yoklayarak fren yapmak. Çünkü, ön freni aniden sıktığınızda kendi ağırlığınız ve motorun ağırlığının yumuşak bir şekilde öne yüklenmesini engellemiş oluyorsunuz. Bu da ön tekerin istendiği gibi tutunamamasına yol açabiliyor. Uzun lafın kısası, bir süre binmediğiniz motorunuzun fren performansını hatırlayabilmeniz için trafiğe kapalı bir alandaki bu ufak denemeler çok önemli olabiliyor!
U Dönüşü
U dönüşü, yasak olmadığı kavşaklarda sevdiğimiz dönüş cinslerinden biridir. Hatta birkaç yerde üstüste “U Dönüşü Yapılmaz” işaretini görünce bazen bir keder alır masum bünyeyi. O kadar hayati olabilir yani. Özellikle de aceleniz varsa! Gelin görün ki kolay gibi görünen U dönüşü aslında ince ayar çekilmiş bir teknik gerektirir. Sürüş tekniği kurslarında hep “döneceğiniz yöne doğru başınızı çevirin” denir. Ben de bir Türk olarak, “O zaman karşı yoldan gelen olup olmadığını nasıl göreceğiz” diye dertlenirim Şaka bir yana, her ikisini dengeli yapmak, yani karşı yolu adam gibi kontrol edip, sonra döneceğiniz yöne doğru başınızı çevirerek motora hafif bir dokunuşla yönünü buldurmak en iyisidir kanımca
İşte, bahara hazırlığın olmazsa olmazlarından biri de bu U dönüşüdür Amerikalı hocamıza göre! Bulunduğunuz boş alanda, özellikle düşük hızlarda U dönüşü yapmak da paslanan yetilerinize zımparayla can katmanın bir yoludur kendilerine göre. Altını çizdikleri bir önemli nokta, U dönüşü yaparken hız ve dengenizi sadece gazı aşamalı olarak artırarak kontrol etmek yerine, hafifçe arka freni sıkarak dengelemenin daha faydalı olabildiğidir. Aniden durup, bir de motoru bir yana doğru yatırmak istemiyorsanız, ön frenden uzak durmanız gerektiğini de ben hatırlatayım
Kıvırma (Anladığınız şekilde değil )
Son olarak da, bahar temizliği niyetinde üstlerini parlattığınız halihazırdaki yetileriniz içinde yine önemli yere sahip “swerving” tekniği (Kimilerine göre kıvırmaca, kimilerine göre kıvırma, kimilerine göre de “anladınız siz neden bahsettiğimi, uzatmayın işte” )
Sürüş tekniği hocamıza göre, o bulduğunuz boş arazide bu tekniği de cilalamadan bahara hazırlığınız bitmiş olmuyor. Bulunduğunuz alana bir şişe, bir kuka gibi ufak bir işaretçi koyarak bu hedefe doğru yola koyulma, tam o objeye geldiğinizde tekeri ona bastırmamak için kıvırma ve yanından geçme tekniğinden bahsediyoruz. Yolda kaçmak istediğiniz bir obje, çukur, su/yağ birikintisi gibi birşey olduğunda çok hayati olabilecek bir tekniktir bu aslında. En önemli ayrıntılarından biri motoru ne tarafa doğru kıvıracaksanız o taraftaki elciği kuvvetlice itmektir. Kıvırma işi gerçekleşir gerçekleşmez de bu kez ters yöndeki elciğe basıp/o tarafı itip motoru toparlamaktır.
Aaa, unutmadan. Kıvırma işlemi sırasında ön tekerdeki yük azalıp, tutunma da zayıfladığından frenlere dokunmamakta fayda var. Aksi takdirde kıvıracağım derken yere uzanmak işten bile değil!
İşte Amerika-Türkiye hattı bilgi aktarımı burada bitiyor. Devam etmek üzere tabii! Kovboy şapkası ve o şapkayla gayet uyumsuz kıyafetleriyle eğitim alanında salınan, genç ama çok yol tozu yuttuğu motora binişinden hemen çakılan hocamızın anlattığı bu ayrıntıları okumak, uygulamak, baharı motor yetilerinizi ve reflekslerinizi keskinleştirerek açıp açmamak size kalmış. Sürüş yetiniz tazelendikçe kendinizi daha güvende hissedeceğinizi ve kazasız bir sezon geçirme ihtimalinizin yükseleceğini unutmayın. Motosikletli Kız’dan söylemesi
Bu arada, kendi tecrübelerinizden eklemek istedikleriniz varsa aşağıdaki Comment/Yorum bölümünü de bir başına bırakmayın
Evet, evet. Daha sonra başka boyutlarıyla ele alınmak üzere kapatıyoruz. Neyi mi? İstanbul’daki motosiklet fuarının ilk perdesini tabii! Hatırlarsanız Scooter Bilgi Forumu’nun kare kare görüntülediği fuar standlarının fotoğrafları geçen hafta Motosikletli Kız’da yer almıştı (Konuyu sağ sütunda bulup tıklamaya üşenenlere kolay bağlantı sağlanır! -Tıklayınız- ) O yazıda söz vermiştim. Kapanışı bloğun okuyucularından Ender Yıldız, Osman Cinay ve Volkan Kuralay’ın fuar fotoğraflarından kısa bir seçkiyle kapatacağımı söylemiştim.
Forumlarda, Facebook’da, Twitter’da, ne bileyim Google Plus’da Youtube’da… Neredeyse her platformda motor fuarı ince elenip sık dokundu zaten. Fuardan geriye kalanlar, motosiklet tutkusu, çin motorlarının ezici ağırlığı, ilginç aksesuarlar vs hakkında konuşmaya devam edeceğiz ama şimdilik fuarı tatlı tatlı anacağınız fotoğraflarla ilk perdeyi sonlandırıyoruz. Taa Amerika’lara fotoğrafları yetiştiren, paylaşan herkese, hepinize teşekkürler
İstanbul’da bir motosiklet fuarı daha geride kaldı. Heyecanı bir süre devam eder, o kesin. Herkes fotoğraf makinesiyle “anılar” kazımaya çalıştı “hafıza kartlarına”. Fuarın atmosferini kare kare görüntüleyenlerden biri de fuar öncesi kuruluş ve hedeflerine dair bir röportaj da yaptığımız Scooter Bilgi Forumu kurucu üyelerinden sevgili Ahmet Tezer Bey idi…
( Röportajımızı hala görmediyseniz ya “kendinizi utanmaya davet eder ve sessizce kalabalığa karışırsınız” ya da burayı tıklayarak okursunuz Ceza yok ama manevi baskı her zaman söz konusu )
Fotoğrafları dakika dakika forumun fotoğraf albümlerinden ve sosyal medyadan benimle de paylaşan Ahmet Bey’in objektifinden yüzü aşkın fotoğrafı aşağıda genel başlıklar halinde bulabilirsiniz. Fotoğrafları dondurmak, geri almak, ileri sarmak ya da dokunmadan önünüzde bir film gibi akmalarına izin vermek mümkün (Altı üstü bir slide show’u bu kadar alengirli anlatabilirdim sanırım )
Olur ya fuarda gözünüzden kaçanlar vardır belki… Tadını çıkarın!
Bu arada blog sayesinde tanıştığım sevgili Ender Yıldız ve Osman Cinay’ın da tıpkı birer “muhabir” gibi özenle çekip, Motosikletli Kız’a gönderdikleri fuar fotoğraflarından küçük bir seçki de yolda. Sosyal medya vasıtasıyla bana ulaşan Volkan Kuralay’ın objektifinden birkaç fotoğraf da onlara eşlik edecek… Unuttum sanmayın…
Motosikletli Kız ben. Ya da ismimi bilmek isteyenler için, kısaca Selin… Yıllardır hem haber editörü olarak medyanın tozunu yutuyorum hem de iki teker üstünde yolların. Şimdilerde Amerika'nın Sesi Türkçe Bölümü'nde devam ediyorum macerama...
Her İstanbul mağduru gibi trafikten kurtulmak için bir helikopter almanın (!) en iyi alternatifinin ne olacağını düşündüğüm o günlerde aldım ilk motorumu.
8 yılda 4 motor, binlerce kilometre yol ve her aklıma düştüğünde yüzümde hınzır bir gülümsemeye yol açan milyon anıdan sonra hayalini kurduğum yollarda, Amerika’dayım. Rüzgarın bile farklı estiği dev kıtadaki uzun, upuzun yollarda…
Ağrı kesicim, heyecanım, kafam bozuk olduğunda derin bir nefesle düşüncesini içime çekmeye çalıştığım motorumla. Bir o kadar bildiğiniz ve bir o kadar bilmek isteyeceğiniz şeyi biriktirdim eteğimde. Paylaşmaya hazırım. Tüm rüzgar tutkunlarına, iki teker aşıklarına, motosiklet delilerine açık davet:
Gelin birlikte kaybolalım rüzgarın içinde…
motosikletlikiz@gmail.com
Motosikleti Kışın Nasıl Uyutmak Lazım? :)
Kask Hayat Kurtarabilir!
Yazıları Okumak Yerine Dinlemek İsteyenler Buraya! :)
*Bu blogun yazarının gözünde hiçbir motor (marka, cins, tür, yıl, renk, güç açısından) bir diğerinden üstün değil (Kabul edin her motor sahibine güzel gelir)
*Bu blogda Amerika VAR, Türkiye VAR. Bu ikisinden herhangi birinin yerden yere vurulmasına yer YOK.
*Bu blogda izlenimlere, araştırmaya ve zaman zaman şahsi fikirlere ve öykülere yer VAR. Dolayısıyla hiçbir fikre, yoruma katılmamak YOK.
*Bu blogda her türlü olumlu katkıya yer VAR. Motor tutkunlarının birbirini kırıp dökmesine izin YOK.
*Bu bloga her türlü eleştiriyi yöneltmeye hakkınız VAR. Ama ara sıra da olsa yapıcı olmayı unutmak YOK.
Not: Blog kuralları her an değişebilir. İtiraza yer YOK:)