Viraja Girme Sanatı!

Posted November 17th, 2014 at 4:48 pm (UTC-5)
6 comments

Motosikletli Kız'ın "action" kamerasından Amerika yolları :)

Motosikletli Kız’ın “action” kamerasından Amerika yolları :)

“Aman canım motosikletin güvenlisi mi olur?” Bu cümleyi hayatınızda en az birkaç kez; hatta belki de sizi artık bayıltacak kadar çok duymuşsunuzdur. Motora binip de, eşinden dostundan onun ne kadar güvensiz, ne kadar tehlikeli olduğunu duymamış olan yoktur. Şimdi daha yazının başından anlaşalım. Motosiklet güvensiz, tehlikeli ya da “cısss” değildir. Ama motosiklet sürücüleri bütün bu sıfatları hak ediyor olabilir 🙂  Motosiklet üzerinde de aslında bir arabada olduğu kadar güvendesinizdir. Dikkatli, gözü açık, algıları keskin bir sürücüyseniz iki teker üstündeki vaktiniz kazasız belasız geçebilir. Ama değilseniz… İşte o zaman en az bir arabadayken olduğu kadar risk altındasınızdır. A tabi her zaman densiz, dikkatsiz ya da telefonuyla meşgul bir başka araç sürücüsünün siz efendi efendi yolda giderken size çarpma olasılığı vardır. O noktada ipler sizin değil, çok daha farklı yerlerin elindedir. Arabadaki gibi sizi koruyan bir kaportanın olmadığını hatırlatmama hiç gerek yok zaten!

Tamam, baştan anlaştık. Peki bir motosikletçi olarak “motosiklet güvenlidir, üstündeki haddini bildikçe” savunmasını neden yaptım? Birkaç sebepten… Ama bugün bu sebeplerin sadece bir tanesine değineceğiz. R382-G257-B256-EI210-ET01259-EG00b

Hızlı ama güvenli sürüş var mıdır? Birçok sürüş eğitmenine göre bu sorunun yanıtı kısaca “evet”! 🙂 Amerika’da eyalet kuralları gereği benim de zorunlu olarak aldığım “Güvenli Sürüş” eğitiminde bu konuyu sürüş hocalarıyla konuşma fırsatım olmuştu. Zira kursa katılanların çoğu “Şimdi bize yavaş sürmenin inceliklerini öğretecekler ve bu işin tüm keyfi kaçacak” endişesi içindeydi ve kafeteryadaki sohbetimizde bu gündeme gelmişti. Fakat eğitimlerin sonunda, aslında tahminimizden çok daha hızlı kullanmamıza izin verilmiş olması, yapılan o ateşli konuşmaları da deyim yerindeyse kursun kısa tarihine gömmüştü (Kursun sadece 3 gün sürdüğünü önceki yazılarımı okumamış okuyuculara hatırlatmayı bir borç bilirim 🙂 O meşhur yazı dizimi okumamış olanlar hemen burayı tıklayıp bu açığı kapatabilirler 🙂 )

R376-G256-B261-EI199-ET00781-EG001Kurs eğitmeni bu durumu hayli güzel açıklamıştı aslında. Ona göre biz motosikletçilerin çoğu hatta içimizde en tecrübeli olanlar bile daha yavaş kullanmaları gereken durumlarda gereğinden hızlı gidiyor; daha hızlı olmaları gereken sürüş koşullarındaysa fazla yavaş kalıyorlardı! Bu da özellikle virajlı yollarda alınacak keyfin yarıda kalmasına yol açıyordu. Zaten önemli olan da bir yandan riski düşük tutarken bir yandan da hem akıcı hem de keyifli bir sürüş yapmak değil miydi? İşte bu yüzden birçoğumuz biliriz ki böyle bir sürüşün sırrı hem hızın doğru kontrol edilmesinde hem de bir sürücü olarak kendi üzerimizdeki denetimimizde yatar. Sürüş eğitmenimiz birçok motorcunun daha rahat olmak için virajlara çok hızlı girdiğini fakat tabii sonrasında mecburen yavaşladığını ki bunu da çoğu zaman frenlere asılarak (!) yaptığını anlatmıştı. Bunun çaresi de tehlikeli görünen virajlara dengeli bir hızla girmekten, mümkün olduğunca düz bir çizgiyi takip edip, motor tam viraja yatarken ve de tam zamanında ve yavaşça gazı açmaktan geçiyor.

Gözlerinizin bu sırada aşağı değil yukarıya, yani yolun ilerisine bakıyor olması yolun düzleşmeye başladığı noktayı iyi kavramanıza ve yine zamanı geldiğinde, ayarlı bir şekilde gazı açmanıza da yardımcı oluyor. Yolun ilerisine doğru bakıyor olmak, süratle ilgili algınızı da minimize etmenizi sağlıyor. Böylece önünüzde bir engel varsa, yeterli zamanda tepki verebilmek için de hazır R375-G256-B261-EI198-ET00731-EG000oluyorsunuz. Böyle durumlarda yolun ilerisini görebileceğiniz hızda, bir başka deyişle görüşünüzün dışında kalan alanda önünüze bir şey çıkması halinde motorunuzu durdurabileceğiniz hızda gitmeniz riskleri de minimum düzeye indiriyor.

Unutmamanız gereken bir nokta da şu: Ne kadar hızlı sürüyorsanız, yoldaki tehlikelerin önünüze çıkma hızı da o oranda artıyor. Yani tepki süreniz kısalıyor. İşte motoru tehlikeli yapan da bu oluyor. Sürücünün doğru hız denetimini yapmamış olması!

Sürüş eğitmenimize hep bir ağızdan sormuştuk o gün: “Peki hangi hız, çok hızlı sayılır?”

Yanıtı basitti: Bir viraja girerken frene asılma gereği duyuyorsanız, tam ortasına gelirken birkaç kez yoldaki pozisyonunuzu ayarlamak zorunda kalıyorsanız ve virajın iç kısmına erken ilerliyorsanız o zaman muhtemelen olması gerekenden hızlı girdiniz o viraja. Yoldaki çakıllara basmayacak ya da çukurlara girmeyecek kadar vaktiniz de kalmadı mı? O zaman kesinlikle hızlı girdiniz o viraja! 🙂

Tabii bütün bunları söylerken “çok hızlı” kavramının sürücüden sürücüye, deneyimliden deneyimsizine ve motordan motora değiştiğini unutmamak lazım. Kendinizi motosikletinize hakim hissedene kadar gereksiz riskler almamanızda fayda var. Sonra nasıl anlatırız o iki teker düşmanlarına motorların “aslında güvenli” olduğunu?

Amerikalı motorculardan duyduğum bir sözle bitirelim bu yazıyı da: “Yavaş bir motoru daha hızlı kullanmak, hızlı bir motoru yavaş kullanmaktan daha keyiflidir”

Hızınızı ve kendinizi bildiğiniz keyifli sürüşlere.

Motosikletli Kız’dan, taa Amerikalardan sevgiler…

​​

6 responses to “Viraja Girme Sanatı!”

  1. aydın sarı says:

    teşekkürler selin… güzel paylaşım.. aldığımız güvenli sürüş eğitimlerine bir hatırlatma yenileme, yineleme oldu… taa.. memleketten selamlar…

  2. İsmail Sayar says:

    Teşekkürler motosikletli kız.Güvenli sürüş eğitimi almanın gerekliliğini bi kez daha vurgulamış oldunuz.

  3. deniz says:

    bende scooter tutkunuyum fakat başka bir araç kullanıyorum.acaba çıkıp gelsem DC yi gezdiren olurmu ?

  4. ömer KIRCAER says:

    selin, eğitimlerden kendi deneyimlerinden aktardığın tüm bilgi paylaşımlarından dolayı tesşekkür ediyorum,konunun girişinde motosikletin tehlikeli olup olmadığı ile ilgili tesbitleri, bıraz içinde motosiklet sevgisinin yogun oldugu duygusallığın agır bastıgı bir psikolojiyle yazıldığını düşünüyorum zira motosikletin nerdeyse otomobillerle eş degerde riks taşıgıgı hissine kapıldım bu cümlelerden,belkide ben öyle algıladım herneyse anlaşmamız, hemfikir olmamız, motosikletin tüm kara taşıtlarından 30 kat daha tehlikeli oldugu bilimsel bir veridir ama yazının devamındada belittiğin gibi asıl güvensiz ve tehlikeli olan bilinçsiz bilgisiz tecrübesiz motosiklet kullanıcılarıdır. 30 sene motosiklet kullanan biri olarak edindiğm tecrübe, hala çok bilgi ve tecrübeye ihtiyaçımızın olduğudur ve veee motosiklette yeni başlayacak olanların, motosiklet eğitimini almasının zorunlu ve zaruri oldugudur,biz eski sürürcüler olarak genclik yıllarıma döndüğümde ve bugune kadar buyuk kazalarla karşılaşmamış olmamızı yetenekli oldugumuza değil tamamiyle sanslı oldugumuza bağlıyorum kısaca anlatmak istediğim şu motosiklet tehlikeli arkadaşım ama bilincli eğitimli sürücüler için riks çok az diyebilirim, viraja girme tekniğine gelimce tecrübem sunu der önü görünmeyen bir viraja girdiğimde benim aklıma hep şu gelir ,ya önüme birden yavaş giden traktör,yola dökülmüş mucur veya bir cobanın hayvan sürüsünü oradan gecirdiği gelir nitekim bu aklıma gelenler yasadığımgördüğüm için özellikle önü görünmeyen virajda yavaş sürüs içerisinde olmak zorunludur,hayatidir

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

MOTOSİKLETLİ KIZIN ÖZÜ


Merhaba,

Motosikletli Kız ben. Ya da ismimi bilmek isteyenler için, kısaca Selin… Yıllardır hem haber editörü olarak medyanın tozunu yutuyorum hem de iki teker üstünde yolların. Şimdilerde Amerika'da, televizyon habercisi olarak devam ediyorum macerama...

Her İstanbul mağduru gibi trafikten kurtulmak için bir helikopter almanın (!) en iyi alternatifinin ne olacağını düşündüğüm o günlerde aldım ilk motorumu.

11 yılda 4 motor, binlerce kilometre yol ve her aklıma düştüğünde yüzümde hınzır bir gülümsemeye yol açan milyon anıdan sonra hayalini kurduğum yollarda, Amerika’dayım. Rüzgarın bile farklı estiği dev kıtadaki uzun, upuzun yollarda…

Ağrı kesicim, heyecanım, kafam bozuk olduğunda derin bir nefesle düşüncesini içime çekmeye çalıştığım motorumla. Bir o kadar bildiğiniz ve bir o kadar bilmek isteyeceğiniz şeyi biriktirdim eteğimde. Paylaşmaya hazırım. Tüm rüzgar tutkunlarına, iki teker aşıklarına, motosiklet delilerine açık davet:

Gelin birlikte kaybolalım rüzgarın içinde…

motosikletlikiz@gmail.com

Sağlıklı Sürüş İçin Bilmeniz Gerekenler (1)

VİDEOLU YAZILAR :)

Amerika Yollarında (2)

Motorda Kolları Dinlendirmek

Amerika Yollarında (1)

Amerika Yollarında (3)

Motosikletli Kız Amerika'daki Fuarda

Reflektörleri Taktım, Sizin İçin Test Ettim ;)

İnterkom Almadan Bunu İzlemelisiniz

2014 The Washıngton Auto Show

Kask Hayat Kurtarabilir!

Motorda Dertler Nasıl Unutulur?

Motorla Amerika'da (2011'den Kalanlar)

Binlerce Motor Yollara Dökülürse!

Burada Sizin Yazı ve Fotoğraflarınız da Var!

Sizin Köşeniz

Bu Blogda Neler VAR Neler YOK?

*Bu blogun yazarının gözünde hiçbir motor (marka, cins, tür, yıl, renk, güç açısından) bir diğerinden üstün değil (Kabul edin her motor sahibine güzel gelir)

*Bu blogda Amerika VAR, Türkiye VAR. Bu ikisinden herhangi birinin yerden yere vurulmasına yer YOK.

*Bu blogda izlenimlere, araştırmaya ve zaman zaman şahsi fikirlere ve öykülere yer VAR. Dolayısıyla hiçbir fikre, yoruma katılmamak YOK.

*Bu blogda her türlü olumlu katkıya yer VAR. Motor tutkunlarının birbirini kırıp dökmesine izin YOK.

*Bu bloga her türlü eleştiriyi yöneltmeye hakkınız VAR. Ama ara sıra da olsa yapıcı olmayı unutmak YOK.

Not: Blog kuralları her an değişebilir. İtiraza yer YOK:)