Uzayın Kenarında Bir Süper Kahraman

Posted October 16th, 2012 at 4:19 pm (UTC+0)
Leave a comment

 

Pazar günü Avusturyalı pilot, eski asker, sporcu ve maceraperest Felix Baumgartner’ın atmosferin ikinci katmanı olan Stratosfer’den dünyaya rekorlarla dolu atlayışını milyonlarca kişi gibi ben de nefesimi tutarak izledim. ‘Ya bir terslik olursa?’ sorusu birçok kişi gibi benim de aklımdaydı. Ancak hepimizin bildiği gibi hiçbir terslik olmadı, Baumgartner beş yıldır titizlikle hazırlandığı atlayışını başarıyla gerçekleştirdi, serbest düşüşte ses hızından yüksek hıza ulaşmayı başardı ve ‘en yüksekten atlama,’ ‘balonla en yüksek irtifaya ulaşma,’ ve ‘serbest düşüşte ses bariyerini aşan ilk insan olma’ rekorlarını rahatlıkla kırdı.

 

Baumgartner’ın ulaştığı en yüksek hız, saatte 1342 kilometre oldu (ses hızı, deniz seviyesinde ve 21 Santigrad derecede saatte 1170 kilometredir.) Eski rekorlar, Red Bull Stratos projesinde Felix Baumgartner’a akıl hocalığı yapan 84 yaşındaki eski savaş pilot Joe Kittinger’a aitti. Kittinger, bu rekorları, 52 yıl önce, günümüz teknolojisiyle kıyaslanamayacak kadar daha geri teknolojilerle kırmayı başarmıştı. Ve işin ilginç yanı, Red Bull’un döktüğü onca paraya, yıllardır mükemmel uyumla çalışan ve dallarında en büyük başarılara imza atmış uzmanlardan oluşan bir ekiple çalışmasına rağmen Baumgartner’ın kıramadığı bir rekor var. O da en uzun süreli serbest düşüş. Bu rekor, hala 52 yıl öncesine, Joe Kettinger’a ait. Felix Baumgartner, paraşütünü açmadan önce 4 dakika 20 saniye serbest düştü. Joe Kettinger ise 52 yıl önce 4 dakika 36 saniye serbest düşmüştü. Aradaki fark, sadece 16 saniye. Peki Felix Baumgartner, rahatlıkla kırabileceği bu rekoru neden kıramadı? Birkaç teori var: birincisi, Baumgartner’ın beklenenden daha hızlı düştüğü için paraşütünü beklenenden daha erken açması. Bir diğer durum da şu: Herşey son derece pürüzsüz gitmiş olsa ve ciddi bir terslik çıkmasa bile Baumgartner, yerdeki ekibine, başlığındaki ısıtıcıda sorun olduğunu ve vizörünün yani başlığının önündeki güneş siperinin buğulandığını söyledi. Bunun, Baumgartner’ın düşüş sırasındaki görüşü engellendiği için düşüş süresini iyi hesaplayamamasına neden olduğu düşünülüyor.

 

Baumgartner, Kettinger ve Red Bull Stratos projesi hakkında ilginç birkaç ayrıntı vereyim. Dünyanın en yüksek binalarından atlayan, hatta Hırvatistan’da bir mağaranın içine atlayış gerçekleştiren ‘Fearless Felix’ yani ‘Korkusuz Felix’ lakaplı Felix Baumgartner, klostrofobikmiş! Bana ilk duyduğumda inanması çok güç geldi ama sonra düşündüm ki kendini boşluğa bırakmaya alışık bir adamın en büyük korkusu kapalı kalmaktan başka ne olabilir ki! Baumgartner, tarihi atlayışından sadece birkaç gün önce basınçlı uzay giysisinin ve başlığının aslında ne kadar klostrofobik olduğunu söyledi. Baumgartner, ‘başlığın önünü kapadığınız zaman tek başınızasınız. Duyduğunuz tek şey kendi nefesiniz. Birden aklınıza kötü şeyler gelmeye başlıyor, çok kısa süre içinde bu düşünceler kontrolden çıkıyor’ diyor.  Amerikan Hava Kuvvetlerinin ‘Excelsior’ projesi kapsamında rekorlarını kıran 84 yaşındaki eski savaş pilotu Joe Kettinger ise rekorları kırdıktan 12 yıl sonra, yani 1972’de, kullandığı savaş uçağı Vietnam’da vurulup düşürülmüş. Savaş esiri olan Kettinger 11 ay boyunca Vietnam’da bir hapishanede işkence görmüş. Yandaki hücrede kim kalıyormuş dersiniz? Senatör ve eski başkan adaylarından John McCain!

 

Felix Baumgartner’ın ekibinde yer alanlardan biri de tıp doktoru Jonathan Clark. Clark, 1 Şubat 2003’te Columbia uzay dolmuşu faciasında kendisi gibi doktor olan eşi astronot Laurel Clark’ı kaybetti. Jonathan Clark, yaşadığı bu acıdan sonra kendisini astronotların güvenliğini sağlayacak teknolojiler geliştirmeye adadı.

 

Bu arada Joe Kettinger’ın Amerikan Hava Kuvvetleri mensubu olarak atlayışını gerçekleştirdiğini, Felix Baumgartner’ın sponsorunun ise kendisi gibi Avusturyalı enerji içeceği firması Red Bull olduğunu belirtmek önemli. Red Bull, Stratos projesiyle ‘sponsor olacaksan işte böyle ol!’ dedirtti gerçekten.

 

Peki Felix bundan sonra ne yapacak? Serbest düşüşte ses bariyerini aşan ilk insan, yakın gelecekte başka rekor denemelerine girişecek gibi gözükmüyor. Üzerinden büyük bir yük kalktığını söyleyen Baumgartner,  bundan sonra kız arkadaşıyla sakin bir hayat sürmek istiyor..

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

MODERN TEKNOLOJİ HAKKINDA

Burası Amerika, teknolojinin beşiği. İnovasyon, bilim, teknoloji adeta Amerika'yla eşanlamlı. Tıp, çevre, bilişim, uzay, dijital dünya ve daha birçok dalda en çok teknolojik gelişmenin olduğu yer, işte burası. Bu yeni blogda sizlerle Amerika'daki son teknolojik gelişmeleri paylaşacak, bu gelişmelerin hayatımızı nasıl etkileyeceğini anlamaya ve anlatmaya çalışacağım.

YAZAR HAKKINDA

2003‘ten beri Amerika’nın Sesi Türkçe Yayın Bölümü’nde görev yapan Devrim Moral, Bilkent Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olduktan sonra Ohio eyaletindeki Bowling Green State Üniversitesi’nden Amerikan Edebiyatı ve Kültürel Çalışmalar dallarında lisanüstü derecelerini aldı. Evli ve bir kız çocuk annesi olan Moral, 2000 yılından beri Washington DC’de yaşıyor.