Romney’in Dış Politika Programı

Posted June 21st, 2012 at 8:25 pm (UTC-5)
1 comment

Barış Ornarlı – Washington

Amerika’da 2012 seçimlerinin büyük ölçüde ekonomik gelişmelere endeksli olduğu, seçmenin tercihini ekonomiyi düşünerek yapacağı biliniyor. Ancak zaman zaman dış politika konuları da gündeme geliyor. İktidarının dördüncü yılında Başkan Barack Obama’nın dış politikaya yaklaşımı büyük ölçüde belli. Peki ya müstakbel rakibi Mitt Romney’in dış politikası nasıl olacak?

Eski Massachusetts eyaleti valisi Mitt Romney’in Obama’ya kıyasla daha katı bir dış politika izleyeceği düşünülüyor. Reuters haber ajansı, Romney’in ulusal güvenlik ve dış politika alanındaki 24 özel danışmanından 16’sının George W. Bush yönetiminde görev yaptığını bildirdi.

Seçim kampanyası ilerledikçe Romney’in dış politikası daha da netleşecek. Ancak Romney’in seçim programı dış politikaya yaklaşımı konusunda bazı ipuçları veriyor.

Amerikan Yüzyılı olarak adlandırdığı dış politika programında Romney şöyle yazıyor: “Amerika güçlü olduğu zaman dünya daha emniyetli oluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin ve dost ve müttefiklerinin güvenliğini ve kalkınmasını garanti edecek uluslararası sistemin temeli sadece Amerikan gücüyle sağlanabilir. Romney dış politikası açıklık ve kararlılıkla uygulanacaktır. Dostlarımız ve müttefiklerimiz nerede durduğumuz veya çıkarlarımızı korumak için ne yapacağımız konusunda kuşku duymayacaktır. Düşmanlarımız da rakiplerimiz de kuşku duymayacaktır…”

Başkan Obama’nın dış politikasını eleştiren Romney’in bazı bölgesel konulara yaklaşımı şöyle:

Arap Baharı ve Suriye

Romney kampanyasının internet sayfasında Arap Baharı konusunda Amerika’nın tarafsız kalamayacağını yazıyor: “Ulusal çıkarlarımızı savunmak ve ideallerimizi desteklemek için Romney yönetimi Ortadoğu’da temsile dayanan hükümet, ekonomik fırsatlar ve insan haklarını ilerletecek grupları ve hükümetleri destekleyecek; İran’ın veya cihatçıların etkisinin uzantısına karşı koyacaktır.”

Suriye konusunda Obama yönetimine ağır eleştiriler yönelten Romney, Esad rejiminin tecrit edilmesi ve baskının arttırılması çağrısında bulunuyor. Romney, dış politika programında Türkiye ve Suudi Arabistan’ın Suriye ordusunu sivillere saldırmaktansa korumaya çağırmasını istiyor.

Bunun da ötesinde geçen hafta sonu bir konuşma yapan Romney Türkiye’yi ve Suudi Arabistan’ı Suriyeli muhalifleri silahlandırmaya çağırdı. Romney, konuşmasında, “Türkler ve Suudiler gibi dostlarımızı isyancılara silah vermelerini teşvik ederek Suriye’de liderlik sergileyeceğini” söyledi.

İsrail

Romney İsrail’i Amerika’nın Ortadoğu’daki “en yakın müttefiki” olarak nitelendiriyor. Dış politika programına yer verilen internet sitesinde Türkiye ve Mısır’la ilişkilerinin bozulması; Hamas ve Hizbullah tehdidi; Suriye’de istikrarsızlık ve İran’ın nükleer programı nedenleriyle İsrail’in tehlikeli bir dönemden geçtiği yazılı. Romney iktidara geldiği takdirde İsrail’le ilişkilerini güçlendirmesi için Türkiye ve Mısır’la yoğun bir şekilde çalışacağını söylüyor.

İsrail’in bölgedeki askeri üstünlüğünün korunması için çalışacağını söyleyen Romney, Obama’nın Amerika’yı İsrail’den uzaklaştırmasını da eleştiriyor. Romney iktidara geldiği takdirde, Birleşmiş Milletler nezdinde tanınma girişiminde bulunması veya ulusal birlik hükümetine terör örgütü olarak nitelediği Hamas’ı dahil etmesi durumunda Amerika’nın Filistinlilere yapılan yardımı azaltacağı uyarısında bulunuyor. Romney Ortadoğu sorununa çözümün taraflar arasında doğrudan müzakerelerden geçtiğini yazıyor.

İran

Romney İran’ın nükleer silah edinmesinin “kabul edilemez” olduğunu yazıyor ve askeri seçeneğin masada olduğunu hatırlatmanın esas olduğunu vurguluyor. Romney, İran’a yönelik yaptırımların arttırılmasını istiyor ve Tahran rejiminin diplomatik olarak tecrit edilmesi için çalışacağını yazıyor. Romney’in dış politika programının yer aldığı sayfada İran’ın nükleer programı konusunda “müzakere” ifadesi kullanılmıyor.

2009 seçimlerinin ardından gösterilerin şiddet kullanılarak bastırılmasını hatırlatan Mitt Romney İran’da muhalefetin desteklenmesi gerektiğini savunuyor: “Amerika Tahran’daki mevcut baskıcı ve pervasız rejime demokratik alternatiflerin oluşmasını desteklediğini açıkça ortaya koymalıdır.”

Afganistan/Pakistan

Mitt Romney Başkan Barack Obama’nın Afganistan’dan çekilme planını gözden geçireceğini söylüyor. Obama’nın çekilme takvimini seçim hesabına göre açıkladığını ileri süren Romney, Afganistan’da yolsuzluğa son verilmesi için Karzai hükümeti üzerinde baskıyı arttıracağını; Taleban’la Pakistan’ın istihbarat kurumları arasındaki bağların kesilmesinin son derece önemli olduğunu vurguluyor.

Rusya/Çin

Dış politika programında Mitt Romney Rusya konusunda yeni Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşmasını (START) gözden geçireceğini; Avrupa ülkelerinin Rusya’ya enerji bağımlılığını azaltmak için Nabucco projesine destek vereceğini; Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini geliştireceğini ve Rusya’da sivil toplumu destekleyeceğini yazıyor.

Romney Çin konusundaysa Büyük Okyanus’ta Amerika’nın askeri varlığını muhafaza etmesi gerektiği görüşünde. Bölgesel ortaklarla işbirliğinin arttırılması gerektiğini söyleyen Romney, Çin’in siyasi olarak daha açık ve demokratik bir sisteme yönelmesini teşvik edeceğini vurguluyor. Romney Çin’de demokratik reformu, yolsuzlukla mücadele edilmesini, dini özgürlükler ve kadın ve azınlık haklarının korunmasını destekleyeceğini belirtiyor.
Romney, Kuzey Kore’nin nükleer silahlarının ve nükleer silah altyapısının ortadan kaldırılmasında kararlı olduğunu yazıyor.

Amerikan Yüzyılı

2012 seçimlerinde Başkan Barack Obama’nın müstakbel rakibi, Cumhuriyetçi Parti başkan adayı Mitt Romney’in dış politika programını okumak için tıklayın:  http://www.mittromney.com/collection/foreign-policy

 

One Response to “Romney’in Dış Politika Programı”

  1. ıcah liamsi namarhak says:

    barış bey merhabalar. sizi yine güzel bir konu ve amerikanın müstakbel başkan adayının düşünceleri ile karşımızda görmekten mutluyum. bende konu başlıkları itibari ile düşüncelerimi paylaşmayı uygun buluyorum. bakalım bunu becerebilecekmiyim.

    BAŞLANGIÇ=
    “Amerika güçlü olduğu zaman dünya daha emniyetli oluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin ve dost ve müttefiklerinin güvenliğini ve kalkınmasını garanti edecek uluslararası sistemin temeli sadece Amerikan gücüyle sağlanabilir. Romney dış politikası açıklık ve kararlılıkla uygulanacaktır. Dostlarımız ve müttefiklerimiz nerede durduğumuz veya çıkarlarımızı korumak için ne yapacağımız konusunda kuşku duymayacaktır. Düşmanlarımız da rakiplerimiz de kuşku duymayacaktır…”

    bu açıklamanın güzel oldugunu ve liberal kapitalizmin yeni bir akımı olarak onaylıyorum
    aslında devletin küçültülmesi ve serbest piyasa ekonomisinin büyütülmesi fikrine ben bayılıyorum.ve dış politika dışındaki söylemleri beni büyülemektedir.

    ARAP BAHARI VE SURİYE =
    esad rejiminin gitmesi gerektigi ve bunun türkiye suudi arabistan ve katar gibi ülkelerin aktif rolü ile saglanabilecegi düşüncesi yetrli olmakla berebar amerikanın etkin ve güçlü rolü ve desdegi hakkında yetrli bir açıklama yapılmamış. anladıgım kadarı ile yeni ve katlımcı demokrasi hareketlerini onayladıgını anlayabiliyorum. buda güzel bir şey.

    İSRAİL=

    sayın romney in düşüncesinin ana temasının seçimdeki yahüdi oylarını toplamak oldugunu belirtmek istiyorum. özellikle mıısr ve türkiye ile olan ilişkisinin normalize haline getirilme istegi alkışlanmaya deger. fakat ben muhafazakar cumhuriyetçilerin müstakbel başkan adayına bir şeyi hatırlatmak istiyorum. bundan yüzyıllar önce bizim içinde kutsal olan hz isa peygamberimize ve meryem anamıza olmadık iftiralar atan ve haksız tahriklerle roma kralını kışkırtarak hz isa peygamber efendimizin çarmıha gerilerek acımasızca ölümüne neden olanlar yahüdi ve yahüdi hahamlardır. bunları tüzel temsilcisi olan israilin korunması ve kollanması muhafzakar cumhuriyetçiler için kocaman bir ayıp ve lekeden başka bir şey degildir.

    İRAN=

    bu konu büyük ve sorunlu. iranın kendi içinde ve dışında ciddi problemlere gebe kalması islamla alakası olamayan uygulamların çıkar guruplarına hizmet etmesinden başka br şey degil. iran konusunda mutlaka sabırlı olunmalı ve sabrın taşması halinde ise mümkün oldugu kadar sadece nükleer tesisleri hedef alan orantılı bir güç kullanımının makul ve mantıklı olacagını düşünüyorum. dünya ekonomisinin hassas oldugu bir dönem ve süreçte savaşın işe yaramyacagını düşünüyorum. iran konusunda bütün dünyada en son konuşacak ülke israil olmalı veya tamamen susmalı. sayın romney eger başkan olursa israilin aragazını asla yememelidir.
    bilhakis israil filistinliler ile masaya oturarak barışı denemeli ve buna zorlanmalıdır.
    amerikanın varlıgının olmadıgını varsyarak nutuk politika ve saçmalıklarına son vermeli.

    AFGANİSTAN-PAKİSTAN=

    dünaynın en sorunlu bölgesi hakkında neleri icra edecegi hakkında fazla detayı vermemiş romney. uygulayacagı politikanın önemli oldugunu sanırım biliyordur.
    çünkü bu bölge el-kaide nin filizlenecegi en rahat bir bölgelerden birisidir. bakalım ileride bu düşüncelerini nasıl ve hangi daynaga göre oluşturabilecek.

    RUSYA VE ÇİN=

    sayın romney klasik rusya-çin politiklarının üzerinden düşüncelerini açıklamış. sorunların nasıl halledilebiecegini ifade etmeye çalışmış. fakat ben çin ve rusyanın ekonomik kısıtlamalar ve rekabete istinaden zayıflatılmasını dogru buluyorum. bu en iyi çare ve yol ve yöntem. bunun başarılabilecegi gelecegi görmesi uzun sürmeyebilir.
    inandıgı ve güvendigi ekonomik güçlerin yani liberal kapitalistlerin sonunda rusya ve çin pastasını amerikan yönetimi başkan,başkanlık makamı kongre ve mütefiklerinin nasıl yiyebilecekelerine karar vermelerinin saglanması gerçekleşebilir. işte bu gerçekleştiginde siz onlara iyi bakın ve seyredin. nasıl hizaya geliyorlar.

    AMERİKAN YÜZYILI=

    bu sözle degil icraatla gerçekleşebilir. bu sözle degil plan ve program ile gerçekleşebilir. böyle bir programının oldugunu ben ne gördüm nede duyabildim.
    ona bir tüyo vermek istiyorum. amerika ne zaman ithal ettigi her türlü ürünü amerikada kalite ve maliyet avantajı ile üeretilmesine izin verdiginde ekonomik sorunlarına çözüm bulabilecektir. bu zor olabilir fakat o kadarda kolay bir hamle. başkanlıgı kazanırsa birlikte çalışma taleplerini degerlendirecegini varsayıyorum. hadi hayırlısı.

    bana bu imkanı veren amerikanın sesi ve barış ına çok teşekür ediyorum. kurumsal ve mesleki hayatınızda size başarılar dilerim saygı ve segilerimle.

    not=yine güzel ve heycan verici konu başlıklarında buluşma dilegi ile. gallup seçim sürecinin 46-46 düzeyinde devam edecegini öngörüyor. adaylar biliyordur herhalde.

Leave a Reply