Amerikan Ekonomisi Düzeldi mi?

Posted May 29th, 2013 at 11:11 am (UTC-5)
Leave a comment

Ev fiyatları geçen yıl, son yedi yıldan daha hızlı şekilde arttı. Tüketici güven endeksi son beş yılın en yüksek düzeyine çıktı. Borsa yaklaşık bir aydır değer kazanmaya devam etti ve neredeyse tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Benzin fiyatları da geçen Şubat ayından bu yana galon başına 16 cent azaldı.

Aslında 2013 yılı için beklenti ekonominin daha da yavaşlamasıydı, çünkü bu yıl hem vergiler arttı hem de kamu harcamaları azaltıldı. Ancak görünen o ki konut piyasasındaki artış ve finans piyasalarının Merkez Bankası’nın izlediği politikalara duyduğu güven politik kararların yarattığı karamsar tabloyu beklentilerin üzerinde aydınlattı.


Tüketici güven endeksinin son beş yılın en üst seviyesine çıkmasında özellikle de ev fiyatlarının artması etkili oldu. Amerikalılar evlerinin fiyat artınca kendilerini daha fazla güvencede hissediyor. Ev fiyatları da on büyük kentte son %10,2 oranında arttı.

Ayrıca kriz döneminde ev fiyatları düştüğü için konut kredisi borçları evlerinin değerinden daha fazla olanların sayısı da artan fiyatlarla azalıyor. Bu yüzden de icraya giden evlerin oranında Nisan ayında %16’lık bir düşüş gözlemlendi.

Orta ve üst gelir grubundaki Amerikalılar borsadaki artışlar yüzünden de kendilerini daha güvende hissediyorlar. Borsa 2013 yılı başından bu yana %16 değer kazandı. Bu da ortalamanın üzerinde bir artış.

Benzin fiyatlarının düşmesi ise özellikle geliri düşük Amerikalılar arasında bir rahatlama sağladı. Cebindeki parayı deposunu doldurmaktan için harcayan Amerikalılar, düşük benzin fiyatları sayesinde artık başka ihtiyaçlarından kesinti yapmıyor.

İşte bu faktörler üst üste gelince kişisel harcamalar yılın ilk çeyreğinde %1,2 oranında arttı.

Yine bu gelişmeler sayesinde Amerikan ekonomisi ilk çeyrekte %2,5 oranında büyüdü.

Tüketim harcamalarının artması Amerika’ya ihracat yapan ülkelerin daha fazla satış yapmasına bu şekilde kendi ekonomilerini canlı tutmasına yol açabilir. Bu da küresel ekonomi de Amerika’nın itici güç olma konumunu yeniden pekiştirebilir.

Veriler, 2013 yılında olumlu sinyaller vermeyi sürdürse de bardağın boş tarafını gözden kaçırmayan ekonomistler de yok değil.

Bu uzmanlar Amerikan ekonomisinin düzelmesinde Merkez Bankası’nın uyguladığı politikaların önemine dikkat çekiyor (Krizden bu yana Merkez Bankası yaptığı alımlarla piyasalarda para bolluğu sağlıyor). Ancak bardağın boş tarafına odaklanan ekonomistler, bankanın ekonomideki canlanma sinyallerini dikkate alıp, bu politikalara son vermesi durumunda Amerikan ekonomisinin tekrar hız kesebileceği kaygısını taşıyor.

Ayrıca konut piyasasında son zamanlara oluşan şişkinlik de kaygı yaratıyor. Amerikalıların ev alabilmek için birbirleriyle yeniden yarışır hale gelmesi sonrasında suni olarak yeniden artan fiyatların, tıpkı 2007 yılında olduğu gibi konut piyasasında bir çöküşe yol açabileceği de artık bazı çevreler de tartışılır oldu.

Karamsar ekonomistlerin yüzeydeki olumlu verilere rağmen gözden kaçırmadıkları bir diğer unsur ise istihdam piyasasının durumu. Bu ekonomistler, işsizlik oranı azalsa da, işsizlikteki kronikleşmeyi sağlıklı bulmuyorlar. Geçmişte Amerika’da işsiz kalma süresi ortalama üç ayken, son zamanlarda bu süre uzadı. Bazı verilere göre işsizlerin %40’a yakını yedi ay veya daha uzun süredir işsiz. Bu da 4 milyonu aşkın Amerikalı demek.

Kronik işsizliğin yanı sıra istihdam piyasasına eklenen iş sayısı da yeterli görülmüyor. 2013’ün ilk çeyreğinde her ay 196 bin kişiye iş bulundu. Geçen yıl aynı dönemde aylık rakamlar 180 bin civarındaydı. Ancak ekonomistler azalan işsizlik oranından memnun olsa da bunu yeterli bulmuyor ve istihdam piyasasının istikrara kavuşması için altı ay boyunca her ay 200 bin yeni iş sahası açılması gerektiğine dikkati çekiyor.

İşte bu nedenlerle de emlak piyasası, borsa, tüketici güven endeksi olumlu tablolar çizse de bu ekonomistler ihtiyatlı iyimser kalmayı tercih ediyorlar.

Melek, meslek yaşamına yazılı basında başladı. Haftalık Barometre gazetesinde muhabir ve Management-Marketing sayfa editörü olarak çalıştıktan sonra 1990’lı yılların başında aynı gazetenin Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Meslek yaşamına kısa bir ara verip İngiliz Kraliyet bursuyla City University London’da gazetecilik eğitimi aldı. 1994 yılında Amerika’ya yerleşmeden önce Hürriyet gazetesinde çalıştı. Meslek yaşamına halen Internet, radyo ve televizyon yayıncılığı yapan Amerika’nın Sesi’nde devam ediyor. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan Melek, yüksek lisans derecesini 2002 yılında tamamladığı George Washington Üniversitesi MBA programından aldı.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Melek Çağlar

Melek, meslek yaşamına yazılı basında başladı. Haftalık Barometre gazetesinde muhabir ve Management-Marketing sayfa editörü olarak çalıştıktan sonra 1990’lı yılların başında aynı gazetenin Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı.

Meslek yaşamına kısa bir ara verip İngiliz Kraliyet bursuyla City University London’da gazetecilik eğitimi aldı. 1994 yılında Amerika’ya yerleşmeden önce Hürriyet gazetesinde çalıştı. Meslek yaşamına halen Internet, radyo ve televizyon yayıncılığı yapan Amerika’nın Sesi’nde devam ediyor.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan Melek, yüksek lisans derecesini 2002 yılında tamamladığı George Washington Üniversitesi MBA programından aldı.

YENİ EKONOMİ HAKKINDA

Washington'da alınan siyasi kararları, New York'ta piyasalara yön veren hareketleri ve 50 eyalette sıradan insanların yaşadığı ekonomik gerçekleri ‘Yeni Ekonomi’ farklı bir bakış açısıyla okuyucularına sunuyor.

Yeni girişim ve girişimciler, hız kazanan trend'ler, uzman değerlendirmeleri, araştırmalar, sayısal veriler, kısacası Amerikan ekonomisinin performansına dair tüm sağlıklı bilgiler ‘Yeni Ekonomi’de.

‘Yeni Ekonomi’, ilgi duyanların takip etmekten sıkılmayacağı yeni ekonomik normların ‘yol haritasını’ çıkarıyor.

Yahoo! Ekonomi

Archives