Yok Böyle Bir Ceza!

Posted October 31st, 2011 at 1:56 pm (UTC-5)
28 comments

Amerika’da bu hız işini ciddiye alıyorlar! Damdan düşer gibi girdim konuya değil mi? 🙂 Aslında damdan düşmedim, neyse ki motordan da düşmedim! 🙂 Ama okuduğum bir haber bana öyle çok şey düşündürttü ki doğrudan konuya girmek istedim…

Araçların aşırı hızlı seyretmesine artık Türkiye dahil birçok ülkede tahammül, daha doğrusu kanunun tahammülü çok az. Amerika’da ise “hiç yok” denecek kadar az. Birçok otoyolda hız limiti 55 mil ile 65 mil arasında (Ah bu Amerika’nın dünyanın geri kalanının tersine benimsediği ölçü birimlerini tam rakamlara dönüştürmek ne zor! Ama yaklaşık 80 km ile 105 km arası diyebiliriz.) Yani Türkiye’de alışık olduğumuzun (alıştığımız seyir hızının) çok altında. Aslında hız limitleri tüm dünyada birbirine benziyor da toplumsal olarak bu limitlerin ne kadar üstünde yaşandığı, kanunun uygulanması prensibine bağlı olarak değişiyor.

(Çok geçmeden hatırlatayım. Bu yazıyı okumaya üşenenler yukarıdaki ses dosyasına bir “tık” yaparak, benden dinleyebilirler)

Ben elimi korkak alıştırıyorum, neme lazım. Zira burada hız limitinin üzerinde gittiğiniz için aldığınız ceza sadece cebinizi yakmıyor. “Dikkatsiz/Özensiz sürücü” sayıldığınızdan elinizden ehliyetin alınmasından, birkaç cezadan sonra kodeste sabahlamaya; hatta ve hatta daha da uzun vadeli bir işkence yöntemi olarak araç sigorta primlerinizin “yukarı doğru hareketli bir seyir” izlemesiyle sonuçlanabiliyor. İşte o yüzden, sağ elimi sakin tutmaya çalışıyorum. Gazı limite getirince de orada sakin sakin seyretmeye çalışıyorum. İşte Amerika insanı böyle yapıyor. Korkutuyor düpedüz 🙂 Ama bu sayede, otoyolda sol şeritte hız limitinde giderken hemen arkanıza yapışıp selektör yaparak sizden yolu açmanızı isteyenler olmuyor.


Tabii yollarda “gülsem mi ağlasam mı” cinsinden manzaralar da olmuyor değil. O dev motorlu Amerikan otomobilleri, koca bir beygir filosunu motoruna sığdırmış güzelim motosikletler 4 şeritli otobanda yan yana dizilip gidiyor. İçi gidiyor insanın bazen. “Kullanılamayan güç, güç müdür?” dedirtiyor insana. Ama öyle ince bir çizgi ki bu… Bir ucunda “aşırı hız ve ölüm” bir ucunda “zorla da olsa sakinleştirmek içindeki hız canavarını”… Alışıyorsun vesselam…

Amerika’da yol ve sürücü adetleri üzerine size anlatabileceklerim bitmez. Bitmemeli de. Göre göre, duya duya çoğaltmayacak mıyız dünya görgümüzü, iç zenginliğimizi, tartışma kültürümüzü? Evet!

Beni bu “girizgâh”a sürükleyen habere gelelim şimdi. Belki de “aşırı hız”la ilgili duyduğum, okuduğum en ilginç şeye…


İsviçre’de bir motosiklet sürücüsü. 38 yaşında bir erkek… Artık bir yere mi gidiyor, motoruyla birazcık “hız yapmak” mı istemiş bilinmez… Sürücü, hız limitinin üstünde seyrederken birden ilerideki trafik kamerasını fark ediyor. Hani şu limiti aşanları klik diye fotoğraflayıp “Amirim, valla ben yapmadım” deme ihtimalinize karşı şöyle güzel tarafından bir fotoğrafınızı elinize tutuşturan cinsten kameralardan 🙂 Kamerayı görünce de asılıyor frene… Tabii motosiklet üstündeki en büyük günahlardan birini işlemiş oluyor böylece ve ani fren kaydırıp alıyor motoru altından! Sürücü bir yana motor bir yana sürükleniyorlar yolda! Ama iş işten geçmiş bir kere. Artık sürücü kameranın kapsama alanında! Dolayısıyla “düşme” anı da kamerada! Buraya kadar ilginç bulmadıysanız şimdi sıkı durun! Bu sürücü sizce neden haber oluyor dünya basınında? Yaklaşık 66 mil hızla (Yani 105 km civarında) yerde sürüklenirken hız limitini aşıyor da ondan! Bilmem dünyada ilk midir ama böylece yerde son sürat sürüklenirken hız limitini aşan motosikletçi olarak hem gazetelere konu oluyor hem de ceza almaktan kurtulamıyor!

Aklınızdan geçen diğer sorunun yanıtını veriyorum şimdi! Neyse ki ölmüyor sürücü! Polisin dediğine göre çok iyi bir koruma kıyafeti olan sürücü ufak tefek çizik ve çürüklerle atlatıyor bu hazin olayı… Polis, hiç acımıyor. Hem cezayı yazıyor hem de 3 ay boyunca ehliyetinden mahrum ediyor motosikletçiyi…

İşin daha da ilginci aynı gün, bu motorcudan önce 18 kişinin daha kameraya hız yaparken yakalandığı söyleniyor. Belli ki polis hız sınırlarının sık sık aşıldığı bir yere kurmuş kamerayı. Haberin yer aldığı kaynaklarda yazılan yorumlar da ayrı bir macera! 🙂 Kimisi diyor ki “Bir motor, araba kadar çabuk duramaz. Bu hız kameraları motorcular için tehlike oluşturuyor!”. Eee tabii, birisi de yanıt veriyor “İyi de zaten o kadar hızlı gitmeseymiş, o sıkı frene de gerek duymazmış! Hız yapmazsan sorun da olmaz.” Her iki tarafa da dönüp “Bence sen de haklısın” demek geliyor içten ama….

Üstelik internet dehlizini biraz karıştırınca en az bu olay kadar “tuhaf” sayılabilecek birkaç şeye daha rastlamak mümkün. Örneğin, hız kamerasına “münasebetsiz bir el işareti” yaparken fotoğrafı çekilen motosikletli! 🙂 26 yaşındaki Paul, kamera sadece ön taraftan motoru görüyor diye rahatça kullanıyor parmaklarını! Ama unuttuğu bir şey var! O da kaskının açık olan vizörü! Polis, intikam ateşiyle yanıyor olsa gerek ki (:)) Paul’ü bir başka gün aynı yoldan geçerken tanıyor. Bu kez plakası not ediliyor. Sonra da “yakışıklı” fotoğrafı kendisine gösterilip yüklü bir cezaya çarptırılıyor! Ehliyetinden de 5 puanı uçup gidiyor. Haberi yazan editör, kendini tutamayıp yorum yapıyor bu kez: “Paul, bir daha hareket çekmeden önce koyu camlı bir vizörün olduğundan ve onu kapalı tuttuğundan emin ol, tamam mı!” 🙂

Bugün işe “gülümseten tarafından” baktık ama aslında şakası olmayan bir şeyden bahsediyoruz. Siz siz olun, özgürlüğünüzden ödün vermeyin ama ara sıra limitlerde yaşayın. Kameraya yakalanacaksanız da en azından motorun üstünde yakalanmaya özen gösterin 😉

Aaaa, bir de… Böyle ilginç anılarınız varsa hemen aşağıdaki “Comment/Yorum” bölümünden okuyucularla paylaşın olur mu? Olur olur… 🙂

28 responses to “Yok Böyle Bir Ceza!”

  1. salih reis says:

    yazılarınızı özlemişim Selin Hanım:)

    • Motosikletli Kız says:

      Teşekkür ederim Salih Bey. Bunu duymak ne güzel! Bu arada, “Farkında mısınız” sürüşüyle ilgili mutlaka birşey yapalım. Geriden de olsa biraz daha duyuralım… Size ulaşırım…

  2. salih reis says:

    Bu arada İzmirde Otistik çocuklarımız için farkındamısınız? sürüşü yaptık.Çok ses getirdik yine.

  3. ıcah liamsi namarhak says:

    Adamın biri hız delisiymiş. Adamın arabası saatte 120, polis motorsikleti ise 130 yaptığı için sürekli yakalanırmış… Adam sinir olmuş ve arabasının motorunu saatte 250 yapan bir motorla değiştirmiş. Yine bir gün saatte 120 ile giderken polis peşine takılmış. Adam bakmış ki polis yine yaklaşıyor, takmış vitesi, 250 basmış ve gitmiş. O sırada hastaneden telefon gelir ve karısının doğurduğunu öğrenmiş. Mutlu çift hastaneden çıkarken bizim trafik polisi sedyeyle içeri girmiş. Bizimki sormuş:
    – Ah geçmiş olsun, hayrola?
    – Sorma… Sen birden basıp gidince, benim motor durdu sandım, aşağı indim!..

    sürekli ceza kesen bir motosikletli polis ve ondan kurtulmayı başaran bir kişinin hikayesi. polis ceza kesememiş bu sefer. bu hikayeyi yine arayıp bulmak kolay olmadı. ama bana takıldı.
    bazen kendi hikayelerimlede konulara göre eşlik edecegim. her zaman kopyala yapıştırda olmuyo yaaa…..biliyormusunuz ben ilk aşkımı motosikletle gezdirmiştim ve indiginde bana küsmüştü .bir haftada zor ikna ettim kalbini ve gönlünü. ama bende kurnazım.. bu sefer onu kayseri sokaklarında fayton ile gezdirecegimi rüşvet olarak vererek…. bir aşk polisinin cezası.

    bana bu imkanı veren amerikanın sesi ve selinine çok teşekür ediyorum. kurumsal ve mesleki hayatınızda size başarılar dilerim. saygı ve sevgilerimle.

    not: hız yasalarını uygulayan dünyadaki devlet mantıgı nedense motosiklet üreten firmalara hız sınırını uygulatmayı beceremiyor. istedikleri ceza,kaza,yarlanma,ölüm,vergi,ve benzin oluyor. otomatik… ELEŞTİREL BİR FELSEFİ DENEME….

    • Motosikletli Kız says:

      Doğru söylüyorsunuz. Çünkü diyoruz ya: “İnsanoğlunun içindeki hız canavarı ölmüyor”. Firmalar da bu canavarı canlı tutuyor tabii…

  4. Hayırlı aksamlar diyerek başlayalım 🙂 Gecen Ramazan ayı Abimle Memleketim olan balıkesirin manyas ilcesine Anne Babaya hem süpriz hemde sahur yapalım diye Dükkanları kapadık cevirdik kontagı 🙂 Topcular feriboyuna kadar bişeyy yok Cok güzel yollar bom boşş 🙂
    Feribottan indik Yalova düzlügünde polis cevirmesi Eyvallah cektik saga ehliyet ruhsat hemen cik olmasada (malum eldivenler 🙂 ) cıkardık verdik baktı baktı tamam eksiginiz yok hayırlı aksamlar dedi saldı bizi 🙂 Yola devamm 15 20 km oldu olmadı benzin istasyonun fiyat yazan reklam tabelasının arkasından eli fenerli yardıma muhtac bir vatandaşş yok yokk meger polismiş yawww 😀 😀 Dur durr lenn zatenn kacmıyoruzz durdukk 😀 😀 Ehlıyett ruhsatt tabıı bu sefer azcık daha rahatt ulasmakk 😀 😀 cıkardık verdıkk evrakları biri bakarken digeri soruyorr nereye gece gece ?? Alemeee 😀 töbe töbee Köyümüze abii 😀 pis bir gülüşlee ne köyü bu saatte anne babaya ziyaret ve sahur yapıcaz 🙂 POlisin bakışları dahada pisleştii ve gözleriyle bizi ezdii Siz motorlular sahur ??? NE yanıı hepimiz ayyaş alkolık zibidimiyiz yanii :(( Vayy dedim o an Polis abiler bile bu gözle bakıyorsa yaşamamak lazımm 🙁 Tabıı bunlar konuşulurken bizim sahur yaklaşıyorr abii varsa bişeyimiz bilelim yoksa biz gidelim dedikk ve salındık sonunda 🙂 Yol uzun polıs abileri gecenin karanlıgına terk ettik ve yola devamm 🙂 Dolunay tepemizde yollar bom boşş bizde sahur için azcık actık gazıı tabii olan olduu ilerde cılız bır ışık yınee :(((( Ulan dedimm bu sefer en azından ceza yicezz yer giderizz 🙂 🙂 polis abilere yaklaştıkk ve durdukk HAyırlı akşamlar gencler nereye ? Sahura abii bir yandanda evrakları cıkarıyorumki YURdumun güzel polisinin sorusu FArın niye yanmıyorr ??? 200 km yoldan geldim abii benönümü görüyorum yanmassa farkederimm ?? tabii bu 3 uncuu cevrilme ve ahur yaklaşıyor benimde sinir kat sayımm motorumdan daha hızlı bir şekilde ilerliyorr :((( ABİİ yanıyordurr dedim polise oda ses tonunu yukselterekk yanmıyor işte kardeşimm dedii Arkamdaki abimm arkamdan indi baktı bende tabii bir hışımla indimm baktıkk far canavar gibi yanıyorr :((( Hız limitlerini coktan aşmış sinirimle polis abiye yanıyorr yaa buyu neeeeee ??? ben onu sormuyorum digerii yanıyorrr diyorr :(((( Onu uzunlarıı yaka yaka yaka ABİİİİ ONLARRR UZUUUNNNNN :)) :)) GAribim polisim anladı heralde benden cıkan dumanlarıı ben ne biliyim kardeşim 😀 😀 Ben seni uzaktan öyle görünce Farı yanmayan ARABA Diye cevirdimm dediii :((((( Bu hayatım boyunca unutamıycagımgüzel anılardan biriidir 🙂 Sahurada ucu ucuna yetiştikk polis abilerimizin sayesindee 😀 😀 😀

    • Motosikletli Kız says:

      Eminim başına geldiğinde hiç de gülümsetecek bir anı değildi ama şimdi öyle 🙂 Bir gecede bu kadar çevirmeye dayanmak için çelik olmak lazım 🙂 Motorun farının “bilinmemesine” ise şaşırdım demekle yetinecek ve bir süreliğine küçük dilimi yutacağım 🙂 Paylaşım için çok teşekkürler…

  5. A.Tezer says:

    Türkiye’de Trafik polislerinin iş sıralamasını veriyorum ;

    1- Radar kurup sürücülere ceza kesmek
    2- Olmadık yerde Kemer kontrolü yapıp ceza kesmek
    3- Trafik polisliği yapmak

    Sıralama ironik gelebilir fakat böyle. Diyeceksinizki yaptığı görevler Trafik güvenliği ile ilgili değilmi ? Evet Trafik kontrol görevi. Madalyonun bir yüzü bu. Şimdi ben madalyonun diğer yüzünden bakıyorum. İki aracın ancak geçtiği yollarda durulmaz levhaları olan yerlerde park eden araçlara bakmazlar, Bahsettiğim yolda ayrıca Otobüs ulaşım Trafiğide vardır. ve Her iki yöne park edilmiş araçların yanına “Dur abi bir dakika işim var” deyip falşörleri yakıp, araç trafiğini ileri derece felç eden sabah işe gidenlerin , akşamda hayır dualarını alan bu sürücülere gereken müdaheleyi yapmazlar. Sağa sola hatalı park edenleri kaldırıp trafiği açmazlar, trafik tıkandığı noktada bulunmazlar. Fakat gayet güzel her gün aynı saatte Radar kontrolü mesaisi başlar Günlük ceza limitlerini doldurmak için çoklu noktada can siparene çalışırlar. Çok doluymuşuk hay Allah , neyse Konumuz hızdı değilmi ? Evet Bende aşırı sürat’e karşıyım. Herşey bir kenara kendi can güvenliğimiz için dikkat etmeliyiz. İki teker kullanıcılarının dört tekerli araçlara göre “iki eksiği” var. Maalesef Pat diye duramıyorsunuz , durduşunuz trajik oluyor. Ne kaskın , nede korumaların yetersiz olduğunu o an anlıyorsunuz.

    Şimdi yazınızdaki konuyagelelim . Bence yazınızda geçen ve Motosikletinden düşen arkadaşa hatalı uygulama yapılmıştır .

    1- Sürat araçla yapıldığında bence ceza kesilmeli saattte 105 km yapan bir insana ceza kesilmesi sanırım kanunlarındada yoktur.
    2- Bence ödül verilmeliydi bu hızla Dünyanın en hızlı hareket eden insanı olmuştur. USAMA BOLT un rekorunu geçmiştir . Ödül verilmesi gerekir.

    • Motosikletli Kız says:

      Ahmet Bey, beni bolca güldürdünüz 🙂 Özellikle “ödül verilmeliydi” kısmıyla ve şu cümlenizle: “İki teker kullanıcılarının dört tekerli araçlara göre “iki eksiği” var” Biliyorum siz bu ikinci kısmı komik olsun diye yazmadınız ama ne kadar kısa ve ne kadar çarpıcı bir gerçek değil mi? 2 Teker üstünde olduğumuzu unutmamak lazım!

      Özellikle ofisimin olduğu D.C.’de (Başkent Washington) trafik polisleri “kısmen” benzer haldeler. D.C. trafik cezalarından gelen gelirlere bile bel bağlamış durumda. Bunun arkasında çok teknik ve siyasi nedenler var gerçi ama özellikle sarı ışıkta bile aracınızın bir tekeri ışığın gerisinde kalsa hemen “flaşların” patlamasıyla “red light” ihlalinden cezayı yemeniz bir oluyor!:) Neredeyse!!! Ama yanlış yerlere park etmiş araçlar ya da trafikteki başka ihlaller konusunda da aynı ısrarcılığı gösteriyorlar! Haklarını yemeyeyim 🙂

      En iyisi tedbiri elden bırakmamak ve -mümkünse- trafikte “elini korkak alıştırmak” 🙂

  6. Kocc says:

    Avrupa’danda (Belçika) okuyup dinleyenin var , gerçekten ses kaydini dinlerken yazilariniza göz geçiriyorum. Okumaniz bana hem rahatlik veriyorr (sesinizdenmi ne?) hemde Türkçemin gelismesine yol açiyor , her ne kadar Türkçem iydir desemde sizi dinledikçe öyle degilmis diye anliyorum.
    Tüm Amerikan ehliyet ve motor kanunlarini sizden dinledim ve anladimki benim yasadigim ülkeden pek fazla farki yok ama yinede Avrupa ehliyet & motor kanunlari daha avantajli ve daha iyi bir yerde oldugunu anladim.

    Ehliyetimi 18 yasinda (20 yil evel) Belçika kanunlari çerçevesinde almistim tabii araba ehliyeti’idi ve o ehliyet sadece 125cc motorlar kullana bilme imkani var eger 150cc veya daha üstü binecekseniz mecburi sürücü kursuna gitmelisiniz ve sadece pratik egitimini alip altiniza kurs tarafinda touring 650cc veriliyor onunla sinava giriyorsunuz ve genelde kimse kaybetmiyor çünkü kurs sizin hazir oldugunuzu anlayinca sinava gönderiyor.

    Bende bu ïsteki bilgileri eklemek istedim sizin kadar güzel anlatamadim ama denedim iste..

    Belçikadan selamlar..

    • Motosikletli Kız says:

      Sesli yazıları beğenmenize çok sevindim. Her ne şekilde katkısı oluyorsa… İster Türkçe ister burayı biraz daha tanıyabilmeniz için… Belçika’daki uygulamalar hakkında vaktiniz oldukça bizleri bilgilendirebilirseniz eminim okuyucular da çok mutlu olacaktır. Teşekkür ederim tekrar 😉 Washington’dan sevgiler…

  7. Ahmet Erşen says:

    Selin hanım , yazınızı ilgi ve imrenerek okudum..
    Hep şunu düşünürüm..Hükümetler niye gelirlerinin artmasını istemez diye..
    Acaba Trafik polisleri etkin olarak işlerini yapmıyormu , yoksa araya politıka girip yaptırılmıyormu ..
    Trafik yasaları gereği gibi uygulansa , hazineye giren gelirler başında trafik cezaları birinci sıraya oturur..
    Bunu trafikte gözlemlerime dayanarak rahatça söylüyorum..
    Memleketimizde ,
    Hız tahditine, uygun şerit değiştirmesine, kırmızı ışıkta durmasına,Kemer takma , telefon ile konuşma , parketme gibi vs gibi uygulamalara uymayan sürücüler gözümüzün önünde cirit atıyorlar ama ne hikmetse trafik polisi tarafından görülmüyorlar..
    Avrupada ve Amerikada bu gibi trafik ihlalleri anında cezalandırıyor.Sürücünün .arkasından evine trafik cesası neredeyse sürücüden önce geliyor..

    İmrenmemek elde değil… ..

    • Motosikletli Kız says:

      Ahmet Bey, hatta bir hizmet var Washington’da. E-mail adresinizi veriyorsunuz ve cezanızı hemen oraya yolluyorlar. Hani olur ya, gecikir falan! 🙂 Trafik konusu çözümü çok zor ve toplumsal davranışlarla çok içiçe bir konu. Zannediyorum çözümü bu noktada zorlaşıyor…

  8. sercan2667 says:

    Hız demişken bir araştırma yaptım videolarım arasında..Hızı sevmeyenlerin bile büyük keyif alacağı videolar buldum ..Bence Dünyanın veya Almanyanın En İyi Hız Grubu..Takım Halinde
    İyi Seyirler :))
    İngilizcem Tam İyi Değil ama bu videoda teyzeler bu mahalleden çok çılgınca motor sürüyorlar gibi jest ve mimiklerle anlattı.bişiler..baya kızmışlar..belli :))
    http://www.youtube.com/watch?v=vZgr2a7EJqI
    Grubun İsmi SpeedFreaks Germany
    Favori Vİdeomdur 😛
    http://www.youtube.com/user/fizzefazzehandstand2#p/u/2/2pdEiW1NObE
    2)http://www.youtube.com/watch?v=NDb3ecn09tc
    Umarım Sıkılmazsınız Teşekkürler.. 🙂

    • Motosikletli Kız says:

      Sercan, videoların hepsini izledim. Ama gerçekten “güvenli” hareketler değil bunlar 🙁 Biliyorum, o motorlar hız yapmayı sevenler için var ama reflekslerinizin bile yeterli olmayacağı hızlarda seyrederken arkada bırakacaklarınızı düşünmekte fayda var! Paylaştığın için çok teşekkürler. Aaa bu arada, evet o “teyzeler” gürültücü motorlara/motorculara cidden bozulmuşlar! 🙂

  9. Bahadır says:

    Senin ne güzel bir sesin varmış öyle.

  10. sercan2667 says:

    Esas kişiyi unuttum ben !! :))Hız Limtleri demişken akla kim gelirki
    Tabiki Ghost Rıder’dan başka Komik Bulduğu Vİdeoları Paylaştım İyi Seyirler 🙂

    Polisler Kolay Kolay Radarda Ceza yazacaklarını sanıyor Ghostrıdera

    http://www.youtube.com/watch?v=o_ofgD19-d8&feature=related

    Bu Video Çok Güzel Bmw 1200 Rt’li İsveçli Trafik Polisleri Yakalayacaklarını Umuyorlar :))

    http://www.youtube.com/watch?v=29HpcEit8_k&feature=related

    Bu videoyu o kadar çok izlemişimki motorun üstündeyken beyin kendi kendine media player gibi oynatıyor.:))Müziği zaten aklımdan çıkmıyor :))

    http://www.youtube.com/watch?v=aAxYlbySmzI
    Ghostrıder’ın Binlerce videosu var hepside kaliteli sevdiğim videolar bunlar

    Teşekkürler..

    • Motosikletli Kız says:

      Cık cık cık! Sercan, hiç güzel örnekler değil bunlar 🙂 Ghostrider belli ki bir isyankar 🙂 Havalı bir kostümü ve güzel bir motoru var doğru… Ama…

      Hız gerçekten bir gün cezasını keser motorcunun. Trafik polisi kesemese de, hız kesecektir… Çok dikkatli olmak lazım. Şakası yok. Ama video seçimindeki özen için teşekkür ederim. Konuya çok uymuş…

  11. hakan G says:

    konuyu okudum, yorumlarıda okudum sonra beynimin içinde resimler dönerken iki şey aklıma takıldı;

    1- son 8 yıldan başlamak üzere özellikle son 4-5 yıldır ben trafikde “trafik polisi arabası” ile o meşhur beyaz honda’lı trafik polislerini hiç ama hiç görmüyorum! Selin hanım belki artık Amerikadaki polislere gözünüz aşina olduğu için unutmuş olabilirsiniz, hatırlarsanız bizde iki tür polis vardı; trafik ve asayiş. Trafik polislerinin arabalarında “trafik polisi” yazardı.Yunuslar çıkmadan önce yanlış hatırlamıyorsam 750cclik beyaz hondaları ile salına salına gezinen afilli trafik polisleri vardı ama sonra hepsi yokoldu. Şu anda benim trafikte gördüğüm yegane arabalı ve motorsikletli polisler çevre yolunun özellikle trafiğin gün içinde %80 sıkışık olup ilerlemediği köprü yolundaki iki noktadalar!
    Eskiden şehir içi trafiğinde görününce millet bir kendine gelirdi hatta anons yaparları cep telefonu ile konuşan görünce “…….beyaz toyota!!!! kapat telefonu,önüne bak!!!!” diye bir de cümle aleme rezil ederlerdi ceza yazmama insiyatifini kullanma günlerindelerse!

    Şİmdilerden benim gördüğüm tek trafik polisleri-ki tahminen ya çömez yada çeşitli sebeplerden bu hizmete verilmiş olan çekici içindeki trafik polisleri……ki psikolojileri hala düzelmiş sayılmaz…yontulmayınca yontulmuyor maalesef bazıları! sert ağaç olanları var!

    Otopark ve yol yapılması için gezegenler üstü (herhalde artık okadar olmuştur) vergi vermemize rağmen UKOME adındaki (orjinali ulaşım koordine merkezi, gerçekte ulaşım krizi oluşturma merkezi) kurum, İstanbul içindeki yolların %95’ini “acil ulaşım yolu park yapılmaz” haline getirdiğinden ve henüz jetgillerdeki (jetsons)gibi katlanarak çanta haline gelebilen araç teknolojisi keşfedilmediğinden arabalarımızı ne tür bir yere sokuşturabileceğimiz sorunsalı ile her gün bolca bu tip polislerle muhatap oluyoruz. Yani özetle “park yeri varda bizmi parketmiyoruz ,napıym?cebime sokup evemi çıkarayım?” durumundayız.

    Neyse özet olarak , ben trafik polisi göremiyorum, görenler varsa piyango bileti alsınlar şanslı günleri!!!!

    2- sigorta konusundaki örnek ve risk içeren kişilerin primlerinin arttırılarak %100 çözüm olmasa bile bir tür otokontrol sağlanması ne güzel.
    Bizde ise süperbeyin hücrelerine sahip bir ırk olarak konuyu “kazayı yapan sürücüdür” den “kazayı yapan arabadır kardeşim, kaza yapan arabanın tekerleklerine biber sürmek lazım aslında….cızzz” zeka seviyesinde bir genelleme getirerek ,”en çok kaza yapan araç modellerinin primlerini arttırıyoruz” şeklinde bir çözüm bulmak sadece bize özgü olsa gerek.

    Örnek, benim arabam piyasada en çok satış rakamına sahip olan araçmış,dolayısı ile daha çok kazaya karışıyormuş (normal değilmi?sayıca fazla olduğu için olsaılıkta yükseliyor!!!basit ilkokul matematiği!).bu yüzden aracımın modeli yüksek kaza riski sınıfındaymış! aklınıza gelebilecek olan tüm soruların sorularak karşılığında tüm absürd cevapların alındığını temin ederim…özelikle “yahu arkadaş bu kaza yapan arabaların sürücüsü yeteneksiz ve eğitimsiz ise benim suçum ne?” sorusu dahil.

    Şaka değil gerçek olduğunu düşnüyorum çünkü ilk gittiğim acentenin dalga geçtiğini düşünüp gülerek ikinci acenteye anlattığımda doğru olduğunu öğrenmiştim. TAbi bu 0-6 yaş zeka seviyesindeki trafik konusunda karar verecek sigortacı, uzman, bakan, amir vb yönetici takımı ile ne tür bir önlem paketi yaratmak mümkün olabilir onu bilemiyorum.

    Fakat “sürücüye” verilen ceza ile primin arttırılmasını şahsen çok yerinde bir uygulama olarak görüyorum. Bizde yapsalar eminim ilk birkaç sene içinde ciddi prim gelirine sahip olurlar!

    • Motosikletli Kız says:

      Güldürdünüz beni 🙂 Sanırım okuyucuları da 🙂 O “Beyaz Toyota, kapat telefonu” dönemlerini hatırlıyorum, evet 🙂 Son birkaç yıldır sadece kısa seyahatlerde bulunduğum için Türkiye’ye çok net gözlemleyemiyorum. Ancak son gelişimde E-5’te hiç polis göremeyince duyduğum şaşkınlığı unutmuyorum! Bu kadar çok şerit ihlalinin, hızın, trafik canavarlığının yapıldığı bir yolda hiç polis görmeyince kendimi bir tuhaf hissetmiştim. Eski hislerim geri dönmüştü adeta! 🙂

      2 numaralı maddeniz maalesef “güleriz ağlanacak halimize” durumu tam olarak. Arabaların tekerlerine biber bile sürseler belki daha sağlam bir caydırıcılık yaratabilir aslında 😉 Önerelim 🙂

      Doğru, burada ceza korkusu bir yandan bunlatıyor zaman zaman insanı, ama bir yandan da trafikte “canavarlaşmadan” önce silkinip kendinize gelmenizi sağlıyor. Daha sakin, yolun tadını çıkararak sürüş yapma imkanı veriyor. Bir motorcu için var mı daha güzeli???

  12. Emil says:

    muhteshem bir blogpost 🙂

  13. sercan2667 says:

    İnsanın altında motosiklet gibi güzel birşey varken sakin olması normal değil
    by.. İsyankarRıder:))

  14. Çok güzel bir yazı emeğinize sağlık.

Leave a Reply to Kocc Cancel reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

MOTOSİKLETLİ KIZIN ÖZÜ


Merhaba,

Motosikletli Kız ben. Ya da ismimi bilmek isteyenler için, kısaca Selin… Yıllardır hem haber editörü olarak medyanın tozunu yutuyorum hem de iki teker üstünde yolların. Şimdilerde Amerika'da, televizyon habercisi olarak devam ediyorum macerama...

Her İstanbul mağduru gibi trafikten kurtulmak için bir helikopter almanın (!) en iyi alternatifinin ne olacağını düşündüğüm o günlerde aldım ilk motorumu.

11 yılda 4 motor, binlerce kilometre yol ve her aklıma düştüğünde yüzümde hınzır bir gülümsemeye yol açan milyon anıdan sonra hayalini kurduğum yollarda, Amerika’dayım. Rüzgarın bile farklı estiği dev kıtadaki uzun, upuzun yollarda…

Ağrı kesicim, heyecanım, kafam bozuk olduğunda derin bir nefesle düşüncesini içime çekmeye çalıştığım motorumla. Bir o kadar bildiğiniz ve bir o kadar bilmek isteyeceğiniz şeyi biriktirdim eteğimde. Paylaşmaya hazırım. Tüm rüzgar tutkunlarına, iki teker aşıklarına, motosiklet delilerine açık davet:

Gelin birlikte kaybolalım rüzgarın içinde…

motosikletlikiz@gmail.com

Sağlıklı Sürüş İçin Bilmeniz Gerekenler (1)

VİDEOLU YAZILAR :)

Amerika Yollarında (2)

Motorda Kolları Dinlendirmek

Amerika Yollarında (1)

Amerika Yollarında (3)

Motosikletli Kız Amerika'daki Fuarda

Reflektörleri Taktım, Sizin İçin Test Ettim ;)

İnterkom Almadan Bunu İzlemelisiniz

2014 The Washıngton Auto Show

Kask Hayat Kurtarabilir!

Motorda Dertler Nasıl Unutulur?

Motorla Amerika'da (2011'den Kalanlar)

Binlerce Motor Yollara Dökülürse!

Burada Sizin Yazı ve Fotoğraflarınız da Var!

Sizin Köşeniz

Bu Blogda Neler VAR Neler YOK?

*Bu blogun yazarının gözünde hiçbir motor (marka, cins, tür, yıl, renk, güç açısından) bir diğerinden üstün değil (Kabul edin her motor sahibine güzel gelir)

*Bu blogda Amerika VAR, Türkiye VAR. Bu ikisinden herhangi birinin yerden yere vurulmasına yer YOK.

*Bu blogda izlenimlere, araştırmaya ve zaman zaman şahsi fikirlere ve öykülere yer VAR. Dolayısıyla hiçbir fikre, yoruma katılmamak YOK.

*Bu blogda her türlü olumlu katkıya yer VAR. Motor tutkunlarının birbirini kırıp dökmesine izin YOK.

*Bu bloga her türlü eleştiriyi yöneltmeye hakkınız VAR. Ama ara sıra da olsa yapıcı olmayı unutmak YOK.

Not: Blog kuralları her an değişebilir. İtiraza yer YOK:)