Sıradan Amerikalılar yeni yıla havai fişek gösterileri ve eğlenceli partilerle girerken, Beyaz Saray ve Kongre çalışanları unutulmaz bir yeni yıl akşamına imza attılar. Noel’den bu yana doğru düzgün tatil yapmayan bu kesim hem yeni yıl arifesinde hem de yeni yıl günü, heyecan dolu dakikalar sonrasında Amerika’yı mali uçurumdan kurtaracak planın hem Senato’da hem de de Temsilciler Meclisi’nde kabul edilmesiyle rahat bir nefes aldılar. Hatta bazıları gecikmeli de olsa aileleriyle biraz da olsa vakit geçirme fırsatı buldu. Başta Başkan Barack Obama olmak üzere… Noel tatilini yarıda keserek Washington’a dönen Obama, plan Kongre’nin iki kanadında onaylanır, onaylanmaz, daha imza için masasına gelmeden tekrar Hawaii’ye döndü.
Planın detayları malum, 20 yıldan bu yana ilk kez zengin Amerikalıların vergileri %35’den %39,6’ya çıkarıldı. Bu zengin Amerikalıların sermaye yatırımlarından elde ettikleri gelirlerden alınan vergiler %15’den %20’ye çekildi, miras vergileri yükseltildi. Aynı planda, halen 2 milyon kişinin işsizlik maaşı ödemelerine bir yıl daha para ayrılması kararlaştırıldı, yaşlılara sağlık hizmeti veren doktorlara yapılan ödemelerin devamı sağlandı. Çalışanların maaşlarından kesilen bordro vergilerinin %2 artarak, 2009 yılındaki düzeyine yeniden çıkmasına izin verildi. Bir de süt fiyatlarının iki kat artmasına neden olacak bir tarım yasasının süresi uzatıldı.
Peki Amerika mali uçurumdan böylelikle dönmüş mü oldu?
Hem evet, hem hayır. Çünkü Amerika, Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke’nin aylar önce yaptığı bir konuşmada, “1 Ocak’ta Bush döneminden kalma vergi kesintileri sona erdirilir ve harcamalarda kesintiye gidilirse bu, ülkeyi mali uçurumun eşiğine getirir, yeniden resesyona girilir,” diye uyarmıştı.
İşte yılbaşı arifesi ve yılbaşı günü Kongre’de onaylanan plan işin vergi kısmını halletti de, bu harcamalar konusunu iki ay sonraya attı. Yani alınan karara göre Savunma Bakanlığı ve diğer devlet kurumlarında %10 oranındaki otomatik kesintilere iki ay daha başlanmayacak.
Bu ne demek?
Muhtemelen 14 Şubat Sevgililer Günü veya hemen öncesinde tüm Beyaz Saray ve Kongre çalışanlarının tekrar fazla mesaiye kalıp, yeni bir anlaşma planı üzerinde hummalı bir çalışmaya başlaması, demek…
Üstüne üstlük aynı zamanlarda Amerikan hükümetinin, yine Kongre’nin kapısını çalıp “kredi limitimi artırın, ne borç faizlerini ne de kamu kuruluşlarının harcamalarını ödeyebilecek durumdayım” diye borçlanma tavanının yükseltmesini isteyecek.
Her ne kadar Başkan Barack Obama, bu borçları Cumhuriyetçilerin biriktirdiğini, bu yüzden de karşı tarafla borçlanma tavanı konusunu pazarlık unsuru bile yapmayacağını söylese de Cumhuriyetçiler çoktan bunu masaya koymayı akıllarına koymuş durumda.
16,4 trilyonluk borçlanma tavanı yükseltilmezse Amerika borç faizlerini ödeyemeyecek, devlet daireleri harcama yetkileri olmadığından kapılarını yine kapatma planları yapacak.
Peki siz bu senaryoyu daha önce bir yerden hatırlamıyor musunuz? Elbette, hatırlıyorsunuz, 2011 yılında da benzeri bir durum olmuş ve yine son dakikada kabul edilen uzlaşı planıyla borçlanma tavanı yükseltilerek Amerika’nın itibarının ve ekonomisinin sarsılması önlenmişti. Ama o plan da işte “mali uçurum” denilen riski gündeme getiren vergilerde artış, harcamalarda kesinti koşulları yaratmıştı. Çünkü Kongre üyeleri ve Beyaz Saray 2012 seçimlerine kadar bu konuda, elini taşın altına koyan taraf olmak istememişti.
Bakalım iki ay sonra, yapılacak müzakerelerden bu sefer ne çıkacak? Ne de olsa bu sefer de 2014 Kongre ara seçimleri var…